HPG Komutanlarından İrfan Cudi, 4 Kasım 2019 yılında Türk devletinin hava saldırısı sonucu şehit düşen PKK Merkez Komite Üyesi ve Apollo Akademiler Komutanı Koçero Urfa’yı anlattı.
Şehit Koçero Urfa’nın binlerce savaşçı ve komutan yetiştirdiğini söyleyen Cudi, özellikle Önder Apo’nun esaretinden sonra ‘PKK devam edemez, gerilla moralsizdir dağılacak’ beklentilerinin olduğu bir dönemde Koçero Urfa’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. Komutan Koçero Urfa’nın entelektüel bir birikimi olduğunu ve tüm bilgi, birikimini hareketin hizmetine koyduğunu belirten, İrfan Cudi, “Heval Koçero’nun akademide görev aldığı dönem Önderliğin yeni paradigmasının ve savunmalarının olduğu süreçti. Tüm eğitimlerimiz bu temelde veriliyordu. O süreçte heval Koçero da görevlerini başarılı bir şekilde yerine getiriyordu. Çok önemli bir süreçti, hatta varlığımız ve yokluğumuz o sürece bağlıydı” diye konuştu.
HGP Komutanlarından İrfan Cudi’nin PKK Merkez Komite Üyesi ve Apollo Akademiler Komutanı Koçero Urfa’yı şu sözlerle anlattı:
“Heval Koçero’nun şehadeti Ağustos gibi kutsal bir ayda ilan edildi. Bu gün vesilesiyle Önderliğimizin, halkımızın ve tüm arkadaşların 15 Ağustos’unu kutluyorum. Yine büyük komutanımız, 15 Ağustos komutanı heval Egîd, heval Nûreddîn ve Koçero şahsında tüm şehitlerimizi saygıya anıyoruz, Önderliğe ve şehitlere verdiğimiz sözümüzü yineliyoruz. Heval Koçero eski bir arkadaştı, şehadeti ilan edildi. Öncelikle Apocu hareketimize, halkımıza başsağlığı diliyoruz. Ailesi çok değerli bir ailedir, Önderliğin ailesidir, aileye de başsağlığı diliyoruz ve şehitlere olan bağlılığımızı yineliyoruz.
DEVLETİN BASKISINI, ZULMÜNÜ GENÇ YAŞLARDA GÖRMÜŞTÜ
Heval Koçero Önderliğin ailesinde büyüdü. Apocu hareket içinde önemli bir yer edindi, katılım sağladı. Bu sade ve net katılımla mücadele yürüttü. Gerillanın birçok alanında görev aldı. Şehadeti bizi derinden üzdü. Bilindiği gibi; Apocu harekette şehitler gerçekliği var. Partimiz şehitler partisidir, Apocu hareket şehitlerin emekleriyle büyümüştür. Şehitlerimize sonuna kadar borçluyuz. Bundan sonra onların yürüttükleri görevler arkadaşlara devredildi. Bizler de bu şehitlerin yoldaşları olarak bu görevlerini asla yerde bırakmayacağız, amaçlarını unutmayacağız. Onlar nasıl ki Rêber Apo çizgisinde net bir mücadele sergiledilerse bizler de onların izinden gideceğiz, amaç ve hedeflerinin gerçekleşmesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Heval Koçero’yu, birkaç dakikada, birkaç saatte anlatmak mümkün değil.
Böyle bir gerçekliğimiz var, şehitlere ilişkin konuşmak çok zor. Birlikte mücadele yürüttük, birçok zorlu ve keyifli gün geçirdik. Bu yüzden şehit arkadaşları anlatmak kolay değil. Biliyoruz ki; ne anlatırsak anlatalım eksik kalacaktır. Koçero arkadaşın Önderliğin ailesinden olduğunu biliyorduk ama dayısının oğlu olduğunu şahsen bilmiyordum. Birlikte çok kaldık ama akrabalıklarının ne olduğunu sormadım. Heval Koçero’nun da Önderliğin ailesinden olduğunu çok fazla dile getirdiğine şahit olmadım. Fakat şehadeti ile dayısının oğlu olduğunu fark öğrendik. Önderliğin ailesi bu devrimde emeği olan bir ailedir. Heval Koçero da kendisini sorumlu görüp gerilla saflarına katılıyor.
Üniversitede okuduğu yıllarda hareketten etkileniyor ama zaten aile de başından beri bu mücadele içerisindedir. Gerek düşmanın baskısını, zulmünü, gerekse de mücadele gerçekliğini genç yaşlarda tanıyor. Arayış sonucu genç yaşta katılım sağlayıp gerilladaki yerini alıyor. İlk katılım sağladığı yıllarda heval Koçero’yu tanımıyordum çünkü ilk başta birlikte kalmadık. Uzun bir süre birlikte çalışma fırsatımız olmadı fakat ara sıra denk geliyorduk, Önderliğin ailesinden olduğunu biliyorduk. Heval Koçero ile birlikte kalmamız, tanışmamız 2000’li yıllardan sonra oldu. Ben daha çok Botan alanında o ise Zagros bölgesinde kalıyordu. O yüzden daha önce bir araya gelme fırsatımız olmamıştı. 2000’li yıllarda toplantılar oluyordu, karargahta çalışmalar oluyordu biz de bu vesileyle tanıştık.
2000’Lİ YILLARDA GÜÇLERİMİZİN YENİDEN YAPILANMASINDA BÜYÜK BİR ROL OYNADI
Heval Koçero ile 2005 yılında Apollo Akademisi sorumlusuydu o görevi sırasında birlikte çalışma yürüttük ve o zaman birbirimizi daha yakından tanıdık. Onu tanıdığım için çok mutluyum ve kendimi bu konuda şanslı görüyorum. Bir arada kalmak, birlikte çalışma yürütmek heval Koçero’yu daha iyi tanımamı sağladı. Derinliği, temsil ettiği ruhu, fedakarlığı daha iyi tanıdım. 2000’li yıllardan sonra çok sayıda arkadaşa eğitim verdi. Apollo’da eğitim görüp alanlara gelen arkadaşlar heval Koçero’yu anlatıyordu. Ben Bakûr’dayken 2000’li yıllarda yeniden yapılanma devreye girmişti. Bu da öncelikle eğitimle, zihniyetle olurdu. Zaten bütün güçlerimizin eğitimden geçmesi gerektiğine ilişkin bir karar alınmıştı. Heval Koçero da bu dönemde uzun süre eğitim çalışmasında kaldı. Hem eğitim vermede, hem askeri, ideolojik bir güç yaratmada çok emeği var. 2000’li yıllarda güçlerimizin yeniden yapılanmasında büyük bir rol oynadı. Bakûr güçlerimiz tek tek eğitim almaya gidiyordu, yerlerine de eğitim alan arkadaşlar geliyordu.
O yıllarda sanırım oradaki güçlerimizin yüzde yüzü olmasa da rahat yüzde 70’i akademi eğitimlerinden geçmişti, o süreçte de heval Koçero eğitim alanında görev yapıyordu. O dönemdeki eğitim sürecinde heval Koçero’yu direk tanımadım ama eğitimden dönen arkadaşların anlatımlarıyla büyük bir emek verdiği, büyük bir hassasiyetle arkadaşlara eğitim ve destek verdiği belli oluyordu. O eğitimler sonucu arkadaşlar Bakûr ve diğer zorlu alanlara yerleşti. O süreçte alana her gelen arkadaş heval Koçero’yu takdir ediyordu. Bakûr alanındaki bazı arkadaşlar zorluk çekiyordu ama gidip eğitim gördükten sonra, heval Koçero gibi arkadaşların çabalarından sonra güçlü bir şekilde katılım sağlıyorlardı. O dönemde devreye konulan taktiklerde heval Koçero’nun rolü belirleyiciydi. Kimse Önderliğin esaretinden sonra gerilla güçlerinin bu şekilde kendini yenilemesini, geliştirmesini beklemiyordu. Ama daha sonra herkes bunun başarılı bir şekilde gerçekleştiğini görünce takdir etti.
Önderliğin esaretinden sonra PKK devam edemez, gerilla moralsizdir dağılacak beklentileri vardı ama bunların düşmanın veya PKK’nin yenilmesini, tasfiye olmasını isteyen bazı kötü kesimlerin beklentileriydi. Ama Serok Apo da bir alt yapı oluşturmuştu, heval Koçero gibi kadrolar yetiştirmişti. Apocu hareketin yönetimi de duruşuyla kendisini ispatladı, bir adım geri atmadı ve gelişim gösterdi. Kürdistan gerillası da moralsizlikten daha çok sorumluluk aldılar, kendilerini yenilediler, yeni tarzla o süreçteki görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirdi. Bütün bunlar Önderliğin emekleriyle, akademilerde yer alan heval Koçero gibi arkadaşların emekleri sayesinde oldu. Heval Koçero’nun akademide görev aldığı dönem Önderliğin yeni paradigmasının ve savunmalarının olduğu süreçti. Tüm eğitimlerimiz bu temelde veriliyordu. O süreçte heval Koçero da görevlerini başarılı bir şekilde yerine getiriyordu. Çok önemli bir süreçti, hatta varlığımız ve yokluğumuz o sürece bağlıydı.
EĞİTİM ALANINDA BÜYÜK BİR EMEK VERDİ
Özellikle 2000-2014 yılları arasında heval Koçero ile kalmam, birlikte çalışma yürütmem onu daha iyi tanımama vesile oldu. Heval Koçero’nun çok büyük emek verirdi. Özellikle yeni paradigmaya, Önderliğin Savunmalarına ilişkin bir birikimi de vardı. İdeolojik bir güç yaratmada büyük bir rol oynadı. Zaten Önderliğin Savunmalarına ilişkin bir düzeye ulaşmıştı. Bunu yapıyla paylaşmasındaki çabalarını, HPG’ye yeni katılan bir gencin eksikliklerini tamamlamadaki çabalarını gördüm. Bu konuda heval Koçero’nun müthiş çabaları vardı. Bazı arkadaşlar biliyor; sağlığı konusunda sıkıntıları vardı ama yaşadığı sıkıntıları dile getirdiğini, kendisi için engel olarak gördüğünü, ya da bundan dolayı geri çekildiğini hiçbir zaman görmedim. Abartısız bir şekilde söylüyorum ki bu durumuna rağmen özellikle 2000’li yıllardan sonra on binlerce arkadaşı eğitmiştir ve eğitim verdiği arkadaşlar da bu temelde rolünü oynamıştır. Bakûr alanında buna birçok kez şahit oldum. Medya Savunma Alanlarında da arkadaşlarla çalışma yürüttüğümüzde de heval Koçero’nun bu çabalarını gördük.
Heval Koçero’nun entelektüel birikimi de vardı. Üniversiteye gitmişti ama partide de bir birikim sağlamıştı. Var olan birikimini de Önderliğin Savunmalarıyla ideolojik bir güç haline getiriyordu. Birlikte çalışma yürüttüğümüz süreçte ben de ondan çok şey öğrendim. Özellikle paradigmaya ilişkin, Önderlik Savunmalarına ilişkin. Heval Koçero’nun bir diğer avantajı gerilla alanında da pratik yürütmüş olmasıydı. Komutanlık yapmıştı, yapımızın ihtiyaçlarını çok iyi biliyordu. Gerillacılık tarzını, komutanlık tarzını, içinde bulunduğumuz sürecin ihtiyaçlarını, nasıl bir duruş sergilenmesi gerektiğini, nasıl bir komutanlık gerektiğini, savaş ve taktik sorunlarının nasıl çözüleceğini biliyordu. Bu önemliydi. Heval Koçero dediğim gibi fiziki olarak bazı zorluklar çekiyordu ama parti tarzında çalışma, komutanlık veya yönetim üzerinde olumlu bir rol oynuyordu. Mesela bizde komutanlık, ekip, kolektif çalışma esastır bu konular bizim için önemlidir. Fakat herkes bunu yapamıyordu heval Koçero ise bireysel çabalarıyla bunu başarıyordu.
Komutan yetiştirme, askeri güç yetiştirme kolay bir şey değildir. Özellikle de her kesime açık olan PKK gibi bir harekette ki düşmanın yürüttüğü özel savaşı da hesapladığında bu insanları düzene koymak, disiplinli yapmak, onlardan özgürlük gerillası, özgürlük savaşçısı yaratmak, komutan yaratmak zordur. Mesela; heval Koçero da dikkatimiz en fazla çeken şeylerden biri, Önderliğin Savunmaları 5 ciltti bunlar üzerinden onlarca kez eğitim vermişti, gece gündüz Savunmaları okuyordu. Ben de kaç kez okudum Savunmaları ama heval Koçero onlarca kez okumasına rağmen hala her okuduğumda yeni bir şey öğreniyorum diyordu. Eğitim vermek marifet isteyen bir şeydir. Elbette insan okuyabilir, okuduğunu anlayabilir ama eğitim vermek farklı bir şeydir. Ben şahsen bu konuda zorluk çeken bir insanım. Birçok insan Savunmaları okumuştur, belki çok da iyi anlamıştır fakat eğitim vermede çok da iyi değildir. Fakat heval Koçero bu konularda örnek bir arkadaştı. Yapıyı ikna etmede, bu konularda derinleşmelerini sağlamada, özellikle Önderlik Savunmaları üzerinden yeni bir zihniyet yaratmada önemli bir rol oynuyordu.
YOLDAŞLARININ SEVGİSİNİ VE SEMPATİSİNİ KAZANMIŞTI
Koçero arkadaş sürecin ne kadar önemli olduğunun farkındaydı, Partiye bağlılığı, Önderliğe karşı kendisini sorumlu hissetmesi. Onu tanımayan bir insan belki işte Önderliğin ailesinden olduğu için kendisini sorumlu görüyor diye düşünebilir ama aslında öyle değildi. Heval Koçero’nun Önderliğe bağlılığı, katılımı doğru bir temel üzerineydi. Çok net bir arkadaştı. Önderliğe ne kadar layık olursak pratiğimiz de o kadar olur diyordu. Heval Koçero sürekli, “Önderlik hiçbir zaman gelin bana katılın dememiştir. Ama insanları eğitmiştir, fikirlerini söylemiştir, önerilerini paylaşmıştır bunun sonucunda insanlar ikna olup Önderliğe katılmışlardır. Ben ikna olduğum için Önderliğe katıldım” diyordu. Eğitimlerde de ısrarla bunu arkadaşlara kavratmaya çalışıyordu.
Heval Koçero eğitime çok önem verirdi. Akademilerde arkadaşların sorunlarını mercek altına almak gerektiğini söylerdi. Bir nevi küçük sorunlar bile olsa arkadaşlara kavratmalıyız diyordu. Pratikte arkadaşların küçük de olsa bir sorun yaşamaması için böyle düşünüyordu. Çünkü savaşçıları, komutanları döneme göre hazırlamak istiyordu. Bunun yanı sıra siyasetle, askeri alanla ilgileniyordu. Mesela birçok toplantıda süreç değerlendirmelerinde, askeri, siyasi sürece ilişkin değerlendirmeleri gerçekçiydi. Uzun bir süre akademilerde kaldığı için yapımızın sorunlarını da, çözümünü de biliyordu. Bu anlamda karargahımız heval Koçero’nun önerilerini dikkate alırdı. Bu da önemliydi. Heval Koçero elbette sadece eğitim alanından sorumluluk almadı. Hemen hemen tüm kademelerde yer aldı. Gerillada görev aldı, savaşçıdan komutanlığa kadar en üst düzeyde çalışma yürüttü, rolünü oynadı.
Yapımız heval Koçero’yu çok severdi, saygı duyardı. Bu da verdiği emeklerin karşılığıydı. Mesela Dersim yapımız heval Koçero’yu tanıyordu, yine Amed, Botan, Mardin, Zagros yapımız hepsi tanırdı onu. Yapımız da komutanlarımız da hepsi tanırdı onu. Arkadaşların sevgisini ve sempatisini kazanmıştı. Tüm eğitimlerde, toplantılarda pratiğine ilişkin en fazla özeleştirisel yaklaşım sergileyen arkadaşlardan biriydi. En zorlandığı konulardan biri de sigara içiyordu, her toplantımızda heval Koçero sigarayı bırakmalıdır önerisi alınıyordu. Heval Koçero’ya saygımız olsa da sigara içen bir arkadaşın bunu bırakmasını isterdik ki Önderliğimiz de bu konuda eleştirilerde bulunuyor. Heval Koçero da bu anlamda biraz zorluk çekiyordu. Bazı arkadaşlar da ona baskı yapıyordu. Sebebi de heval Koçero’nun sağlık durumuydu.
HER ŞEYİNİ HAREKETİN HİZMETİNE KOYDU
Yoldaşlık ilişkilerinde, görev ve sorumluluk almada, yoldaşlarına destek olmada örnek bir arkadaştı heval Koçero. Bireysel yaşamı yoktu tüm konularda her şeyini hareketin hizmetine koymuştu. İmkanları vardı, görevliydi ama tüm görevlerini harekete hizmet etmek için yürütüyordu. Kariyer konusunda, yetki konusunda bunu şahsi yaşamı için kullanmasına hiçbir zaman şahit olmadım. Tüm mütevaziliğiyle birikimini, tecrübelerini harekete aktarırdı. Dediğim gibi sağlık konusunda sıkıntıları olmasına rağmen bunu sorun etmezdi. Her şeyini hareketin hizmetine koyduğu halde hala bu konuda eksik kalıyorum diye özeleştiri verirdi. Rêber Apo’nun felsefesi, ideolojisi, mücadelesi böyle değerli insanlar yaratıyor. Bu anlamda heval Koçero’ya ilişkin ne söylersek eksik kalır.
Hem heval Koçero, hem de heval Sofî’nin şehadeti aynı anda ilan edildi, 15 Ağustos sürecinde ilan edildi. Bu arkadaşlar böyle kutsal bir güne layıktır. Başta Bakûr olmak üzere 4 parça Kürdistan’da halkımız şehitlerine sahip çıktı. Bu çok önemliydi. Önderliğin yarattığı bu halk örgütünü tanıyor, şehitlerini tanıyor. Şehitlerinin verdiği emekleri hiçbir zaman unutmuyor, her koşulda şehitlerine sahip çıkıyor. İnsan halkımızın bu emeği, bu sahiplenmesi, bu yaklaşımı karşısında ancak büyük bir saygı duyar. Şehitleri sahiplenmede güçlü bir yaklaşım sergilendi. Heval Koçero’nun yoldaşları olarak ne yaparsak eksik kalır, kendimizi onun gibi şehitlere karşı borçlu görüyoruz.
Bu şehitlerle birlikte yaşadık, birlikte mücadele ettik, bu arkadaşlar bize öncülük yaptı. Yeri geldi bize doğru yoldaşlığın ne olduğunu gösterdiler, yeri geldi bize komutanlık yaptılar. Özellikle Önderlik gerçekliğini bize gösterdiler. Kendilerini ispatladılar. Bu anlamda şehitlerimize borçluyuz. Böyle arkadaşları gördüğümüz için, onlarla yaşadığımız için, birlikte mücadele ve yoldaşlık ettiğimiz kendimizi şanslı görüyoruz. O arkadaşlar mücadele yaşamları boyunca ellerinden geleni yaptılar. Onların hedeflerini gerçekleştirmek artık bizim görevimizdir. Heval Koçero şahsında bir kez daha tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz, onları hiçbir zaman unutmayacağız ve kanımızın son damlasına kadar hedeflerine bağlı kalacağız. Onların yürüdüğü yoldan yürüyeceğiz ve mücadelelerini zafere ulaştıracağız. Bu temelde bir kez daha Rêber Apo ve şehitlere verdiğimiz söze bağlı kalacağımızı yineliyoruz.”