Mazlum Rizgar Diyar’ın ailesi: Şehitlerimizin mücadelesini ve anılarını yaşatacağız

Şehadeti açıklanan HPG gerillası Mazlum Rizgar Diyar’ın ağabeyi Hakim Karaviş, ailelerinin özgürlük mücadelesindeki tarihine dikkat çekerek, “Şehitler yalnızca bizim değil, baskı ve zulme karşı direnen herkesin şehididir” dedi.

MAZLUM RİZGAR DİYAR

Şehadeti açıklanan Şirnex doğumlu HPG gerillası Mazlum Rizgar Diyar (Abdullah Karaviş), Kürt halkının özgürlüğü ve demokratik yaşamı için yürüttüğü mücadelede 2015 yılında Hezex’te (İdil) şehit düştü. Genç yaşta gerilla saflarında yer alan Diyar, yaşamını Kürt halkının özgürlük mücadelesine adadı. Ailesinden daha önce mücadele içerisinde şehit düşenlerin izinden yürüyen Mazlum Rizgar Diyar, şehadetine kadar özgürlük mücadelesinin farklı alanlarında görev aldı.

Mazlum Rizgar Diyar’ın ağabeyi Hakim Karaviş, ailelerinin mücadele tarihini ve şehitlerin bıraktığı mirası ANF’ye anlattı.

‘SON DAMLAMIZA KADAR ŞEHİTLERİN EMEĞİNE BORÇLUYUZ’


Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm şehitleri saygıyla anarak sözlerine başlayan Hakim Karaviş, ailelerinin yaşadığı kayıpların kendileri açısından yalnızca bir acı olmadığını, aynı zamanda şehitlerin bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkma sorumluluğu yarattığını belirtti.

Karaviş, ailelerinin uzun yıllardır Kürt halkının özgürlük mücadelesinin içerisinde olduğunu ifade ederek, şehitlerin emeğini yaşamları boyunca sahiplenmeye devam edeceklerini söyledi:

“Ülkenin özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Son damlamıza kadar onların emeğine ve mücadelesine borçlu olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Büyük bir inanç, saygı ve hürmetle Önder Apo’yu selamlıyoruz. Önder Apo’nun başı sağ olsun. Bizim ailemizin de bu mücadele içerisinde uzun bir tarihi var. Ailemizden büyük ağabeyim Lezgin Karaviş (Rizgar), 1990’lı yıllarda şehit düştü. Ancak kendisinin ne mezar yeri ne de şehadet detayları netleşebildi. Aradan uzun yıllar geçti, fakat ağabeyimizin akıbetine ilişkin birçok şey bizim için hâlâ belirsizliğini koruyor. Bu da aile olarak taşıdığımız büyük bir acıdır.

“Uzun bir süre sonra küçük kardeşim Abdullah Karaviş, saflara katılarak şehitlerin mücadelesini devraldı. Kardeşim kendi yaşamını Kürt halkının özgürlüğüne adadı. Büyük ağabeyinin ve kendisinden önce yaşamını yitiren yoldaşlarının bıraktığı mücadele mirasını sahiplendi. Bir diğer kardeşimiz de 2015 yılındaki şehir direnişleri sürecinde, 13 Kasım tarihinde Hezex’te şehit düştü. Yıllar sonra, 2026 yılı itibarıyla, özgürlük mücadelesinde yer alan birçok yoldaşımızla birlikte onların da şehadetleri resmi olarak açıklandı.”

‘ÖMRÜMÜZÜN SONUNA KADAR BU MÜCADELE İÇİNDE OLACAĞIZ’

Ailelerinin “Mala Şêxo” olarak tanındığını ve bugüne kadar 19 şehit verdiğini belirten Karaviş, “Bizler ömrümüzün sonuna kadar bu mücadeleye, Kürdistan topraklarına ve Önder Apo’ya borçluyuz. Önder Apo’nun başlattığı bu mücadele olmasaydı, belki de bugün Kürt kimliğimizden, dilimizden ve tarihimizden dahi haberdar olamayacaktık. Bizim için bu mücadele sadece silahlı bir mücadele olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü ve halk olarak varlığımızı yeniden sahiplenmemizi sağlayan bir mücadeledir.

“Küçük kardeşimiz de büyük ağabeyinin mücadelesini devralarak bu yola çıktı. Mala Şêxo olarak tanınan ailemizden bugüne kadar 19 şehit verildi. Bunun yanında çok sayıda savaşçımız oldu. Sürgünde yaşamak zorunda kalan, bu devletin baskı politikaları nedeniyle Avrupa’ya veya Kürdistan’ın diğer parçalarına dağılan gençlerimiz oldu” ifadelerini kullandı.

‘ŞEHİTLERİN SÖZÜ BİZİM İÇİN BİR VASİYETTİR’

Şehitlerin Kürdistan toprakları ve halklarıyla kurduğu bağın kendileri için önemli olduğunu ifade eden Karaviş, şehitlerin mücadeleye yaklaşımını ve kendilerine bıraktığı mirası şu sözlerle anlattı:

“Toprakları uğruna canlarını feda eden kardeşlerimiz ve yoldaşlarımız, ‘Eğer bir gün şehit düşersek, mezar taşımıza “Biz bu ülkeye borçluyuz” yazın’ derlerdi. Bizler de aynı inançla bu ülkeye ve Önder Apo’ya borçlu olduğumuzu yineliyoruz. Çünkü onlar bu toprakları, bu halkı ve özgür yaşamı her şeyin üzerinde tuttular. Kendi yaşamlarını halklarının geleceği için feda ettiler.

“Bizim açımızdan onların ardından sadece ağlamak veya onları anmak yeterli değildir. Onların ortaya koyduğu emeğe, inanca ve mücadeleye sahip çıkmak gerekir. Biz de aile olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Şehitlerimizin anısını yaşatmak, onların neden mücadele ettiğini anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bizim için temel bir sorumluluktur.

“Şu bilinmelidir ki şehitler yalnızca bizim değil; baskıya ve zulme karşı durup ‘Ben Kürdüm, insanım ve haklarım var’ diyen herkesin şehididir. Kim olursa olsun, hangi halktan, hangi inançtan olursa olsun, zulme karşı duran herkesin mücadelesine saygı duyuyoruz. Biz kendi şehitlerimizin anısını nasıl sahipleniyorsak, başka halkların özgürlük ve adalet mücadelesine de aynı saygıyla yaklaşıyoruz. Çünkü şehitlerin ortaya koyduğu mücadele insanlık onuru açısından değerlidir. Biz tüm şehitlerimizin anısını saygıyla yaşatacak, verdikleri emeği başımızın üstünde taşıyacağız.”

‘ÖNDER APO’NUN MÜCADELESİ KÜRT HALKININ UYANIŞINI SAĞLADI’

Önder Apo’nun ortaya koyduğu fikirlerin kendileri açısından yol gösterici olduğuna dikkat çeken Karaviş, “Önder Apo’nun ortaya koyduğu çizgi ve belirttiği her husus bizim için bir talimattır. Dünya üzerindeki insanların kendi inançlarına bağlılığı gibi, Kürt halkının da Önder Apo’nun iradesine ve fikirlerine olan inancı tamdır. Biz bunu sadece kendi ailemiz açısından söylemiyoruz. Kürt halkının büyük bir kesimi açısından Önder Apo’nun ortaya koyduğu düşünceler ve mücadele çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü onun yürüttüğü mücadele Kürt halkının kendi kimliğini fark etmesini, diline, kültürüne ve tarihine sahip çıkmasını sağladı.

“İnsanlık, adalet ve özgürlük adına adım atan; Kürt, Türk, Arap veya Fars fark etmeksizin zulme karşı direnen tüm halklara, Filistin’den Rojava’ya, Bakûr’dan Başûr’a kadar saygı duyuyor ve kendimizi bu mücadeleye borçlu görüyoruz. Bir halkın özgürlük mücadelesi başka bir halkın özgürlük mücadelesinden ayrı değildir. Nerede zulüm varsa, orada buna karşı bir direniş de vardır. Biz bu direnişlerin hepsini değerli görüyoruz. Önder Apo’nun ve yürüttüğü mücadelenin varlığı da Kürt halkının uyanışını sağlayan temel güçlerden biri olmuştur” ifadelerini kullandı.

‘ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Şehitlerin bıraktığı mirasın kendileri açısından yaşamlarının sonuna kadar taşıyacakları bir sorumluluk olduğunu söyleyen Karaviş, “Bizim için şehitlerimizin anısı hiçbir zaman geçmişte kalmış bir konu değildir. Onlar bugün de bizimle birlikte yaşıyor. Onların söyledikleri, ortaya koydukları mücadele ve bize bıraktıkları sözler bizim için önemlidir. Bizler onların emanetine sahip çıkacağız. Son damlamıza kadar onların emeğine ve mücadelesine borçlu olduğumuzu biliyoruz.

“Ailemiz bugüne kadar nasıl bu mücadele içerisinde şehitler verdiyse, onların anısına da aynı şekilde sahip çıkmaya devam edecektir. Bizim görevimiz şehitlerin ne için mücadele ettiğini unutmamak ve bunu gelecek kuşaklara aktarmaktır. Ülkenin özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Onların emeğine, mücadelesine ve bıraktıkları mirasa sonuna kadar sahip çıkacağız. Bizler ömrümüzün sonuna kadar bu mücadeleye, Kürdistan topraklarına ve Önder Apo’ya borçluyuz. Büyük bir inanç, saygı ve hürmetle Önder Apo’yu selamlıyoruz.”