Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK),15 Ağustos Diriliş Bayramı'nın 42. yıl dönümüne ilişkin şu açıklamayı yaptı.
"Halkımızın savaşlar ve soykırım politikaları karşısındaki büyük dirilişi olan 15 Ağustos 1984 tarihindeki tarihi hamlenin üzerinden 41 yıl geçti. Ezilen Kürt halkının varlığını ve onurunu yok oluştan kurtaran bu tarihi destanın 42. yıl dönümünde, bu çizginin tüm şehitlerinin anısını saygıyla yad ediyoruz.
Birkaç on yıl önce Bakurê Kürdistan’ın Eruh ilçesine bağlı Dihî köyünden Komutan Egîd’in öncülüğünde başlayan bu hamle, ezilen Kürt halkının kırk yıllık amansız mücadelesini tam özgürlük aşamasına yaklaştırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, halklara, özellikle de Kürt halkına yönelik yüz yıllık zulme karşı başlayan bu hamle, Kürdistan’ın dört parçasına yayıldı. Faşist Türkiye rejimi, Kürt halkının direniş ve mücadelesinin simgesi haline gelen Ağrı Dağı’nın zirvesine bir mezar taşı resmi yayımlayarak, söz konusu mezar taşının üzerine “Hayali Kürdistan burada meftadır” yazdı. Bu, bir ulus-devletin doğar doğmaz Kürtlere karşı korkunç bir soykırım sürecini başlattığı dönemdi. Yüz yılı aşkın bir süre boyunca onlarca katliam gerçekleştirdi, köyleri ve çevreyi yok etti, Kürtleri zorunlu göçe tabi tuttu ve uluslararası toplum bunlar karşısında sessiz kaldı. Ancak Kürt halkı bunu hiçbir zaman kabul etmedi. Kürtler arasında faşizm ve katliam dalgalarına karşı başlayan mücadele, Orta Doğu’daki ezilen halkların özgürlük yolunu belirleyen özgürlükçü bir mücadele olmuş ve olmaya devam etmektedir.
Şüphesiz Lozan Antlaşması ile Dersim, Enfal ve Halepçe gibi katliamların tümü bu doğrultuda gerçekleştirildi. Kürtler, eşsiz bir fedakarlık ve direnişle onlarca görkemli ayaklanma gerçekleştirerek tarihe geçti. Tam 42 yıl önce, Önder Apo’nun perspektifleri, Şehit Egîd’in komutanlığı ve Kürtlerin özgürlük mücadelesinin yolundaki fedakârlığıyla ilk kurşun sıkıldı ve özgürlüğün yankısı bugün hâlâ sürmektedir. Bu hamle faşizmin bedenini sarstı. O dönemde Türk milliyetçisi iktidar, Kürtlerin yok edilmesi konusunda kendisini güvende hissederken, 15 Ağustos hamlesi Kürdistan’ın dört parçasında halkımızı kana bulayan tüm faşistler için bir uyarı oldu. Bu hamle, Kürtleri tarihin sahnesine daha görkemli bir biçimde çıkaran bir tarih sayfası açtı ve dünyanın gözleri önünde, özgürlük mücadelesinin her zaman güzel umut ve özlemlere dayanılarak mümkün olduğunu haykırdı. Bu kurşun, güçlü bir haykırışla, Lozan’lar aracılığıyla Türkiye’nin ve bölgenin soykırımcı ulus-devletlerinin doğuşunu hazırlayan uluslararası güçlerin ve süper güçlerin sessizliğini bozdu ve onları büyük bir meydan okumayla karşı karşıya bıraktı.
Bundan sonra Kürtlerin mezarlığına dönüştürülmek istenen dağlar bir anda mücadele alanına ve özgürlükçülüğün simgesine dönüştü. Komutan Egîd’in başlattığı hamle yalnızca askeri bir girişim değil, dünya süper güçlerinin senaryolarını boşa çıkaran, bir halkın özgürlük yolunun manifestosuna dayanan bir destandı. 15 Ağustos, Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesi senaryosuna fiilen son verdi; “Berxwedan Jiyane” yolu başladı ve bugün “Jin, Jiyan, Azadî” devrimiyle kararlılıkla devam ediyor.
Kürtlerin özgürlük hareketinin hamlesi, Orta Doğu halklarının temel dayanağı ve onların kararlılığının simgesi haline geldi. Dün Önder Apo, sistematik mücadeleyi bir halkın dirilişinin yöntemi olarak başlattı; bugün ise bunun yansımalarını dünya toplumunda ve enternasyonal alanda görüyoruz. Böylece soykırım ve asimilasyon süreci art arda gelen yenilgilerle karşı karşıya kaldı ve Orta Doğu bu kazanımlardan yararlandı.
15 Ağustos hamlesi bugün daha ileri bir aşamada, onlarca yıllık sürekli diriliş boyunca şekillenen demokratik toplum ve demokratik ulus için umut vermektedir. Bu yalnızca bir ulusun dirilişi değil, aynı zamanda kadınların tüm gücüyle dirilişidir. Kadınlar Kürt özgürlük devriminin öncü gücüdür ve bunun yansıması dünya toplumunda açıkça görülmektedir. Dolayısıyla Kürt sorununun ve kadınların mücadelelerinin küreselleşmesi, 15 Ağustos hamlesinin doğrudan sonucudur.
Bugün her şeyden önce Rojhilatê Kürdistan, “Jin, Jiyan, Azadî” devrimine ilişkin umudun sürdürülmesiyle bu hamlenin kazanımlarının bir parçasıdır. Bu devrim demokratik bir mücadele biçiminde ortaya çıkmış ve devam eden dalgaları Rojhilatê Kürdistan ve İran toplumunu kuşatmıştır; yakında meyvesini verecektir. İran ve Kürtler, sürekli “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin küresel emperyalizm projesi ve İran milliyetçiliği karşısında belirleyici olacağı bir yola girmiştir.
Önder Apo’nun öncülüğündeki barış ve demokratik toplum sürecinin, 15 Ağustos hamlesinin haklılığını her zamankinden daha fazla kanıtladığı bir dönemde, 15 Ağustos hamlesinin 42’nci yılına giriyoruz. Kürdistan’ın dört parçasında Apocu hareketin onlarca yıllık kesintisiz mücadelesinin şehitlerine layık olmanın tek yolu, halkımızın ve gerillanın Önder Apo’nun arkasında birlik ve dayanışma içinde olması ve Kürdistan’ın dört parçasında varlığını hâlâ sürdüren ulus-devletlerle karşı karşıya gelme konusunda ortak bir söylem, yol ve ufka sahip olmasıdır. Bu barış süreci, 15 Ağustos’un bugün meyvesini vermek üzere olduğu anlamına gelmektedir ve Kürtler için özgürlükten başka bir yol düşünülemez.
Biz, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) olarak Diriliş Bayramı’nı halkımıza, Önder Apo’ya ve tüm şehit ailelerine kutluyoruz. Önder Apo’nun tarihsel mücadelelerinden, gerilla gücünün fedakarlığından ve halkımızın özverisinden aldığımız umutla, Kürtlerin diriliş bayramının, onlarca yıl sonra şehitlerin kanı ve ailelerinin sabır ve direnci sayesinde bugünümüzün özgürlük bayramıyla birleşmesini umut ediyoruz. 42 yıl önce Kürt sorununun çözüm yolunu başlatan kervan, bugün her zamankinden daha güçlü bir şekilde ve özgürlük sever halkımızın katılımıyla hakikat yolunda yürümeye devam ediyor ve mücadelemizi yükselterek bunu karşılamamız gerekiyor. 15 Ağustos hamlesinin mirası bugün Kürt sorununun demokratik çözümü ve demokrasi temelinde barışın ve özgür toplumun gerçekleştirilmesidir. Halkımız Kürdistan’ın dört parçasında bugün bu yola girmiştir ve özgürlüğe mahkumdur. Şehitlerimizin yolu açık olsun."