KCK: Rojava halkımız kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir!

Rojava Devrimi’nin yıl dönümünde açıklama yapan KCK, “Rojava Kürdistan halkı tüm kazanımları Rêber Apo çizgisinde elde etmiştir. Rojava Kürdistan halkımız bundan sonra da kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Bundan 14 yıl önce 2012 19 Temmuz’unda Rojava Devrimi başladı. Kobanê’de başlayan devrim tüm Rojava Kürdistan’a ve Kuzey-Doğu Suriye’ye yayıldı. Bu devrimde 10 binden fazla Kürt, Arap, Süryani ile Türkiyeli ve dünyanın dört bir yanından gelen enternasyonalistler şehit oldu. Bu devrimde on binlercesi de yaralandı. Şehitleri minnet ve saygıyla anıyoruz. Kürt, Arap ve Süryani halkların bu şehitlerin özlemi olan demokratik Suriye ve özerk Rojava’yı gerçekleştirip koruyacaklarına inanıyoruz” dedi.

“Rojava devrimcileri BAAS diktatörlüğüne karşı başkaldırdıkları gibi insanlığın başına bela olan DAİŞ’i de yenilgiye uğratmışlardır” denilen KCK açıklamasında, “Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye halkı DAİŞ’i yenilgiye uğratarak demokratik özerk bir sistem kurmuşlardır. Kürt, Arap, Süryani, Türkmen, Ermeni ve Çerkes halkı demokratik ulus anlayışıyla bir arada eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşam oluşturmuşlardır. Yerel demokrasi ile her halk, il ve ilçe özgür ve demokratik toplumu inşa çalışmasına girmişlerdir. Milliyetçi ve dinci zihniyetin birbirini boğazladığı Ortadoğu’da Kürt, Arap, Süryani, Türkmen, Ermeni, Çerkes ve diğer halklar ve inançlar bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşamışlardır. Bu devrimin ve yerel demokrasinin önemli bir özelliği de kadın özgürlüğü temelinde sistemde kadınların öncü rol oynaması olmuştur” diye belirtildi.

ORTADOĞU’DA DEMOKRASİ VAHASI OLDU

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında şu hususlara da yer verildi:

“Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de gerçekleşen devrim Ortadoğu’da bir demokrasi vahası oldu. İlk defa otoriter olmayan demokratik bir sistem Ortadoğu’da yaşam bulmaya başladı. Bunu sadece Ortadoğu’nun demokrasi karşıtı otoriter rejimleri ve siyasi güçleri değil, uluslararası hegemon güçler de kendi çıkarlarına görmedi. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistem bölgenin otoriter rejimlerini sarsacak sonuçlar doğurdu. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistem oturup yayıldığında uluslararası hegemonik güçlerin işbirlikçi ayakları zayıflardı. Onlar işbirlikçi rejimler aradıklarından Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistemin önünü almak için her yol ve yöntemi denediler.

İNSANLIĞI DAİŞ BELASINDAN KURTARDILAR

Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki halklar DAİŞ’e karşı mücadelede ağır bedeller ödeyerek insanlığı böyle bir beladan kurtardılar. DAİŞ’e karşı mücadelede binlerce gerilla Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki halkların yanında savaştılar. Bakurê Kürdistan’dan giden binden fazla gerilla şehit oldu. Rojhilat ve Başûr’dan giden gerillalar da DAİŞ’e karşı savaştılar ve şehitler verildi. Dünyanın dört bir köşesinden gelen enternasyonalistler de şehit oldu. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistem böylesi bedellerle kuruldu. Rojava Devrimi dünya devrimci demokratların desteklediği bir devrim oldu. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de ortaya çıkan kazanımlardan söz ederken bunlar hiçbir biçimde unutulmamalıdır.

TÜM KAZANIMLARI RÊBER APO ÇİZGİSİNDE ELDE ETMİŞTİR

Rojava’daki Kürt halkı Arap ve Süryani halklarla birlikte demokratik bir sistem kurmuştur. Bu sistemi yaratan demokratik ulus anlayışı hala Rojava’daki kazanımların temeli ve koruyucusu durumdadır. Bazı kesimlerin Arap-Kürt karşıtlığı yaratması, milliyetçilik fitnesini halklar içine sokması ne Kürtlerin, ne Arapların, ne de Süryanilerin çıkarınadır. Rojava Kürdistan halkı bilinçlidir; Rêber Apo’nun eğitiminden geçmiş bir halktır. Tüm kazanımları Rêber Apo çizgisinde elde etmiştir. Rojava Kürdistan halkımız bundan sonra da kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir.

YEREL DEMOKRASİYİ KORUMAK ÖNEMLİDİR

Rêber Apo her zaman yerel demokrasiye, bu temelde öz yönetime dayalı bir demokratik Suriye’nin gerçekleştirilmesi gerektiğini söylemiştir. Bu açıdan Rojava’da yerel demokrasiyi korumak önemlidir. Ancak yerel demokrasiye dayalı bir demokratik Suriye’de halklar özgür ve demokratik yaşayabilirler. Bu da Rojava’da halkın kendi öz yönetimini kurduğu bir demokratik sistemde gerçekleşebilir. Merkeziyetçi otoriter bir anlayışla yerellerin iradesinin tanınmadığı, kimlik, dil, kültür özgürlüğü temelinde her halkın ve toplumun kendini demokratik temelde örgütlemediği bir sistem tabi ki halklar ve toplumlar tarafından kabul edilmez.

Suriye’de barış ve eşitliğe dayalı bir entegrasyon sağlanacaksa bunun otoriter ve merkeziyetçi olmaması gerekir. BAAS iktidarının yarattığı sorunlar bilinmektedir. Benzer bir yol ve yöntemi farklı biçimde denemek Suriye’de barış ve istikrar sağlatmaz. Bunu hem mevcut Şam hükümetinin hem bölgesel güçlerin hem de uluslararası güçlerin bilmesi gerekir. On binlerce şehit veren bir halkın ve toplumun iradesini tanımayan bir zihniyet ve politika daha baştan sorunlar yaratır. Suriye’nin geleceğini çıkmaz ve bilinmezlikler içine sokar. Bu açıdan Suriye’de Kürt, Arap, Süryani, Türkmen, Çerkes, Ermeni, Alevi, Sünni, Dürzi ve Êzidîlerin bir arada yaşayacağı demokratik bir sistem kurmak Suriye’yi zayıflatmaz, güçlendirir. Zorla, baskıyla kurulacak bir sistem Suriye’yi güçlendirmez. Bu açıdan hem mevcut Suriye hükümetinin hem bölgesel güçlerin hem de uluslararası güçlerin gerçek barışı sağlayacak bir anlayışla Suriye’nin birliği için çalışmaları en doğru politika olacaktır.

Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak her zaman Suriye’deki halkların demokrasi ve özgürlük mücadelesinin yanında olacağız.

Rojava Kürdistan halkının demokrasi ve özgürlük doğrultusunda yarattığı kazanımları dün olduğu gibi bugün de koruyacağına inanıyor; 19 Temmuz devrimi ruhuyla bundan sonraki mücadele ve yaşamlarında başarılar diliyoruz.”