Sığınmacılar: Türk hükümeti bizi kandırdı

Suriyeli sığınmacılar, AKP hükümeti tarafından kandırıldıklarını açıkladı. Sığınmacılar, Başbakan Davutoğlu'nun eylemlerini sonlandırmaları için vaatte bulunduğunu ancak bunu yerine getirmediğini söyledi.

Suriyeli sığınmacılar, AKP hükümeti tarafından kandırıldıklarını açıkladı. Başbakan Davutoğlu'nun eylemlerini sonlandırmaları için vaatte bulunduğunu ancak bunu yerine getirmediğini söyleyen sığınmacılar, kampların da yaşanılacak gibi olmadığını anlattı.
Suriyeli sığınmacılar, sorunlarını ve AKP tarafından nasıl kandırıldıklarını ANF'ye anlattı...

KİLİSE ÖNÜNDE NÖBET

Daha iyi bir yaşam umuduyla İstanbul'dan  Avrupa’ya gitmek isteyen Suriye sığınmacıların dramı son bulmuyor. Kobanêli küçük Alan’ın denizdeki trajik ölümünden sonra, denizde ölmek yerine karakollardan  yolculuk  yapmaya karar veren sığınmacıların  bu umudu da  gerçekleşmedi. Başbakan Davutoğlu’nun durumlarını  düzelteceğine dönük verdiği   söze rağmen,  Suriyeliler  önce günlerce bekledikleri   Esenler otogarından, ardından   sığındıkları camiden, daha sonra ise otobüslere bindirilip götürüldükleri  Osmaniye  ve Pendik kampından sokağa terk edildi. Son çare olarak Taksim Beyoğlu’nda bulunan Saint-Antoine kilisesinin kapısını çalan mülteciler, "Papaz uyuyor, yarın gelin" denilerek  geri çevrildi. Bunun üzerine sığınmacılar  kilise önünde nöbet tutmaya başladı.  

'ÇÖZÜM BULUNMAZSA AÇLIK GREVİNE BAŞLARIZ'

Nöbetteki mülteci temsilcilerinden Kinane  Alodedalkorde, bu zulme daha fazla dayanamayacaklarını vurgulayarak, çaldıkları her kapının yüzlerine kapandığın, çözüm bulunmadığı taktirde açlık grevine başlayacaklarını söyledi. 
'AKP HÜKÜMETİ SÖZLERİNİ TUTMADI'
İki çocuğuyla birlikte  doğup büyüdüğü Suriye'de savaştan  kaçan  Alodedalkorde,  binlerce Suriyeli sığınmacının sorununa çözüm bulmak için  Ankara'ya çağırılan  temsilcilerden biri.  Esenler Otogarı'nda bekleyen Suriyelilerden  biri olan Alodedalkorde ,  sığınmacılara dönük  polis saldırılarını önlemek  için elindeki bıçağı çocuklarından birine doğrultacağını bağıran kadın olarak da  gündeme  gelmişti. Alodedalkorde, Türk hükümeti tarafından kandırıldıklarını söyledi. 
Esad rejiminden kaçarken, DAİŞ terörüne yakalandıklarını belirten Alodedalkorde, büyük umutla geldikleri Türkiye'de de kendi kaderlerine terk edildiklerini dile getirdi. Avrupa’ya gitmek için yola çıkan  binlerce sığınmacıdan biri olan Alodedalkorde, "Türk hükümeti, sığınmacıların  temsilcileri olarak bizi Ankara'ya çağırdı. Ben Birleşmiş Milletler  temsilcileriyle, diğer temsilciler  ise Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Davutoğlu, otogardaki eylemimizi sonlandırdığımız taktirde, bizim durumumuzu düzelteceklerini, misafirhanelere yerleştirileceklerini, bize  sahip çıkacaklarını, seslerimizi  duyuracaklarının  sözünü verdi. Ancak   sözünü tutmadı. Davutoğlu gibi  İstanbul Valisi, İstanbul Kaymakamı,  Büyükşehir Belediyesi  yetkilileri de  bizi aynı vaatlerle  kandırdı. Avrupa ‘ya gitmemizi  engelledikleri yetmiyormuş gibi  bizi tekrar sokaklara mahkum ettiler. Amaçları eylemimizi sonlandırmak ve bizi dağıtmaktı" şeklinde konuştu. 

'STATÜMÜZ VE İŞİMİZ OLMALI'

Otogardan Osmaniye'ye götürülen yüzlerce Suriyeli  İstanbul dışında yolda bırakılırken,  yüzlercesinin ise   hapishaneyi  aratmayan Pendik  Doktor Kemal Demir Kampı'nda  ancak bir gece tutulduklarını aktaran Alodedalkorde, "Binlerce Suriyeli bize güvenerek o otobüslere bindi. Onların gözlerinde hain olan biz temsilciler olduk. Çünkü biz verilen sözlere güvenerek onları ikna ettik" dedi. Şu anda binlerce Suriyeli ailenin sokaklarda kaldığını, yemek bulamadığına dikkat çeken Alodedalkorde, "Biz sadece insani koşullarda yaşamak istiyoruz. Bu en doğal hakkımız değil mi" dedi.
Avrupa umudundan vazgeçme koşullunun Türkiye ‘de insanca yaşamaktan geçtiğini de vurgulayan Alodedalkorde, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada eğer bir statümüz, işimiz olmasa çocuklarımızı nasıl doyuracağız? Kamplar gerçekten yaşanacak gibi değil. Ben Suriye gibi bir açık cezaevinden, Türkiye'de başka bir cezaevine girmek için kaçmadım. Benim çocuklarımdan biri  okula gitme çağına geldi. Ancak yerimiz ve yurdumuz olmadığı için okuyamıyor. Eğer Türkiye'de barınmamız isteniyorsa koşullarımızı düzeltsinler. Bize iltica hakkı versin. Bunu sadece kendim için değil tüm sığınmacılar  için istiyorum."

'KAMP HAPİSHANEYİ ANDIRIYORDU'

Otogardan Pendik  Doktor Kemal Demir Kampı'na  götürülen  sığınmacı temsilcilerinden Usame Cafer, kampların boş olduğunu, yatacak yerin dahi bulunmadığını aktardı. "Davutoğlu’nun söz ettiği misafirhaneler  bu kamplar mıydı" diye soran Cafer, götürdükleri kampın tıpkı bir hapishaneyi andırdığını belirtti.  Cafer yaşananları şöyle anlattı: "Çadır sorduğumuzda 'yok' dediler, yemek vermediler, bir de Pazartesi akşam saat 19.00'a kadar kampı boşatılmasını  istediler.  Madem burayı boşatacaktık, o zaman niye getirildiğimizi sorduğumuz zaman, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi'nin vereceği kararının beklendiğini, bir şey yapamayacaklarını söylediler ve sokağı gösterdiler.  Biz  bunca zahmete insani bir geçiş yapmak için katlandık. Çoğumuz bu yolda  neleri varsa sattı. Bizi deniz yoluyla geçirmek isteyen mafya tarafından defalarca tehdit edildik ve şimdi de sokağa terk edildik" dedi.  Kilise kapısı açılana kadar burada kalacaklarını vurgulayan Cafer, "Çarptığımız her kapı yüzümüze kapandı belki kilise açar" diye konuştu.