GÖRÜNTÜLÜ

Xerib Hiso: Mam Zekî’nin öncülük rolü çok değerli ve tarihseldi

KCK Yürütme Konseyi ve Êzîdî Koordinasyonu üyesi Mam Zekî Şengalî’yi anan PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, “Mam Zekî’nin Êzidî toplumundaki öncülük rolü çok değerli ve tarihseldi” dedi.

MAM ZEKÎ ŞENGALÎ

PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, KCK Yürütme Konseyi ve Êzîdî Koordinasyonu üyesi Mam Zekî Şengalî’nin (İsmail Özden) şehadetinin 8. yıl dönümü vesilesiyle yaşamı ve mücadelesine ilişkin konuştu.


15 Ağustos 2018 tarihinde Türk devletinin Şengal’e yönelik hava saldırısında şehit düşen Mam Zekî Şengalî ve tüm şehitleri anarak sözlerine başlayan PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, “Mam Zekî Şengalî’nin şehadetinin üzerinden 8 yıl geçti. Fakat Êzidî toplumu hâlâ şehit Mam Zekî’nin yarattığı direniş ruhu temelinde mücadelesini sürdürüyor. Mam Zekî neden hedef alındı? Mam Zekî’nin şehadeti neden Koço Katliamı’nın anıldığı bir güne denk getirildi? 15 Ağustos günü, yani DAİŞ çetelerinin Şengal’e geçerek Koço köyünün çevresini kuşattığı ve katliam gerçekleştirdiği gün. Bütün bunların siyasi ve tarihsel anlamları vardır. Özellikle o gün Mam Zekî’nin hedef yapılarak şehit edilmesinin ayrı bir nedeni var.

Êzîdî toplumumuz her zaman öncülerinin izinden yürüdü; şêxlerin, pirlerin ve halkın birbirleriyle bir bağı vardır. Toplum bu şekilde korunmuştur. Êzîdîler arasında çok sayıda yazar ve aydın da bulunmaktadır. Araştırmacılar, tarihçiler vardır. Toplumlara öncülük edenler her zaman hedef alınmıştır. Mirza Destanî ve Mam Zekî gibi tanınmış şahsiyetler planlı bir şekilde şehit edilmişlerdir. Ben Mam Zekî’yi şehadetinden iki yıl önce tanıdım. 2012 yılında görüştük. Çok mutlu olmuştum. Süleymaniye’de buluştuk. Mam Zekî’yi tanımayı ve görmeyi çok merak ediyordum. Birbirimizi gördüğümüzde, sanki çok uzun zamandır birbirimizi tanıyormuşuz gibi hissettim. Belki de düşünce ve yaşadığımız ruh açısından ortak yönlerimiz vardı. Fiziksel olarak ise her birimiz başka bir yerdeydik. Fakat buluştuğumuzda yabancılık hissetmedim.

Arkadaşlığımız çok yeniydi ama düşünsel açıdan aynı fikirdeydik; aynı dava ve mücadele içerisindeydik, hareket ve düşünce bakımından birbirimizi tamamlıyorduk. Birbirimizi daha önce görmemiş olmamıza rağmen gerçek bir yoldaşlık kurmuştuk. O buluşmada çok mutlu olduk. Daha sonra karşılıklı görüşmelerimiz ve ziyaretlerimiz oldu. Şengal’e birçok kez gittik ve orada da birbirimizi görüyorduk. Mam Zekî, ‘Biz de Êzîdîyiz, Êzidî toplumunu ziyaret etmek ve moral vermek gerekir. Şengal’in buna ihtiyacı var’ diyordu. Biz de bir kez daha Şengal’e gittik. Şengal’deki bütün PADÊ’li arkadaşlar orada hazır bulunuyordu. Bir tören düzenlediler ve bizi güzel bir şekilde karşıladılar. Çarşema Sor’u Serdeşt’te kutlamak istedik. Fakat KDP’nin güvenlik güçleri Serdeşt’e gitmemize izin vermedi ve bu günün kutlanmasını engellediler” diye konuştu.

 

ÊZİDÎ TOPLUMU İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIRDI

 

Mam Zekî’nin Êzîdî toplumundaki öncü rolüne dikkat çeken PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Mam Zekî’nin Êzîdî toplumu içerisindeki rolü çok değerli ve tarihsel bir roldü. Mam Zekî Avrupa’da hareketi tanıyordu ve şehidin oğluydu. Babası şehit Sîpan’dı. Ailesinde çok sayıda direnişçi ve şehit vardı. Avrupa’da mücadele içerisine girdiğinde devrim çizgisini benimsediği için tutuklandı. Tutukluluk aynı zamanda işkenceydi. Serbest bırakıldığında doğrudan özgür dağlara yöneldi. Avrupa’da Êzîdî toplumunu örgütlediği gibi Güney Kürdistan’da da Êzîdî toplumunu örgütlemeye başladı. Êzîdî toplumumuzun heval Zekî’ye çok büyük bir güveni vardı. Fermandan sonra Şengal’i kurtarmak için gelen ve çalışmalar yürüten bütün arkadaşlara karşı da büyük bir güven oluşmuştu. Êzîdî toplumunun heval Zekî’ye olan sevgisi ve saygısı çok büyüktü. Bu nedenle ona ‘Mam’ diyorlardı.

Mam Zekî her eve, her şêxin, her önderin yanına gider, toplumu bir bütün olarak görürdü. Êzîdî toplumu için gece gündüz çalışırdı. Heval Zekî bir devrimciydi, yurtseverdi, aydındı, bilgiliydi; Êzîdî toplumu içerisindeki rolü çok büyüktü. Sadece Şengal’deki Êzîdîler değil; Kürdistan’ın diğer bölgelerinde ve Kürdistan dışında yaşayan bütün Êzîdîler de Mam Zekî’nin manevi gücünü ve düşüncesini tanıyordu. Herkes onu tanıyordu. Şengal’e saldırı gerçekleştirildiğinde, Şengal’de katliam yapıldığında ilk öne çıkan öncü heval Zekî oldu. Onlarca, yüzlerce gerilla, YPG-YPJ güçleri Şengal’e doğru yöneldi. Çünkü çok tehlikeli bir katliam gerçekleştirilmişti. Çocuklar ve erkekler öldürülmüş, kadınlar kaçırılmıştı. Koço da bu köylerden biriydi. Katliamdan kurtulmayı başaranlar Mam Zekî’ye ulaşıyordu.

Mam Zekî, bu halkın, şehitlerimizin intikamını alacağımızın ve gerçekleştirilen katliamın hesabını soracağımızın sözünü verdi. Hemen güç oluşturmaya başladı. Êzîdxan güçlerini, YBŞ ve YJŞ’yi kurdular. Heval Zekî’nin çevresindeki yoldaşları da hep birlikte bu çalışmanın içerisine girdiler. Êzîdîler örgütlendi. ‘Katledilenlerin intikamını nasıl alabiliriz? DAİŞ terörünü Şengal’den nasıl çıkarabiliriz?’ diye hareket ediyordu. Şengal, Êzîdî toplumu için en kutsal yerdir. Kürt halkımız için de Şengal Dağı direniş mekanıdır. Êzîdîlerin tarihini; tarihsel değeri, tarihsel kültürü barındırdığı ve koruduğu bir bölgedir. Heval Zekî her zaman bu kültürden bahsederdi. Eğer bu müdahale gerçekleştirilmeseydi, bu tarih ortadan kaldırılacak, yakılacak ve yok olacaktı. Bu nedenle Mam Zekî tanınan biri haline geldi. Birçok aile çocuklarına onun adını verdi. Şimdi Şengal’de adı Zekî olan çok sayıda çocuk var.”

 

ÖRGÜTLENMENİN ZEMİNİNİ OLUŞTURDU

 

PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, konuşmasının devamında Êzîdî toplumunun örgütlenmesinde Mam Zekî’nin verdiği emeğe dikkat çekerek, “Mam Zekî, Êzîdî toplumunun öncülerini oluşturdu. Êzîdî kadınlarının örgütlenmesinin zeminini hazırladı; nasıl mücadele edecekleri, Êzîdî kadınlarının nasıl direneceği, kendilerini nasıl örgütleyecekleri ve kendi güçlerini nasıl koruyacaklarını öğretti. Gençler ve genç erkekler arasında YBŞ oluşturuldu. Bunların içerisinde Zerdeşt Şengalî, Merwan Bedel ve Saîd Hesen gibi Êzîdî toplumunun öncüleri yer aldı. Mam Zekî’nin öncülüğünün etkisi hâlâ Şengal’de devam ediyor. Mam Zekî’nin Êzîdîlerin önderleri, Babê Şex, Mîr Tahsîn ve Bavê Çawuş üzerinde de etkisi vardı. Ben kendim de buna tanık oldum: Herkes Mam Zekî’yi tanıyor ve seviyordu.

İnsanlar Mam Zekî sayesinde devrimi tanıdı, Kürdistan’ı tanıdı, Êzîdî toplumunun iradesini tanıdı. Êzîdî toplumu, Mam Zekî sayesinde özgürlük hareketini ve Rêber Apo’yu tanıdı ve kendisine bir umut oluşturdu. Fakat düşman, bu toplumu iradesiz bırakmak istedi. Koço-Şengal Katliamı’nın 4. yıldönümü anma töreninin düzenlendiği 15 Ağustos 2018 tarihinde Mam Zekî de törene katılmak üzere yola çıkıyor. Çok sayıda kişi ve temsilci de törene katılıyor. Herkes, Türk devletinin Beşika’da istihbarat üssünün bulunduğunu biliyor. Mam Zekî, ‘Benim de bu törende bulunmam gerekiyor. Toplumumuzun acısını paylaşmak iyi olacaktır’ diyor. Anma töreninden dönüşte, Şengal’in Koço köyü yakınlarında Türk devletinin hava saldırısına maruz kalıyor. Mam Zekî ve heval Mahîr Kader birlikte Gelî Şîlo’ya ulaştıklarında uçaklar yeniden saldırıyor. Orada şehit düşüyorlar.

Mam Zekî Şengalî, bütün yaşamını Kürt toplumu, Kürt halkı, Êzîdî, Alevî ve Kakai toplumu ve Kürdistan’ın değerleri için verdi. Bu değerleri korumak, Kürt halkının özgürlüğe ulaşmasını sağlamak için yaşamını adadı. Şehit Mam Zekî ve bütün şehitler bir çizgiydi; özgürlüğün, zaferin, onurun ve gururun çizgisiydi. Tarihe geçen ve artık unutulmayacak bir çizgi oldular. Bugün Êzîdî toplumu Irak hükümetiyle mücadele ediyor, ‘Ben örgütlü bir toplumum, kendimi savundum, bu uğurda şehitler verdim’ diyor. Bu da Mam Zekî’nin ve Şengal’i özgürleştirmek için gelen, kendilerini feda eden şehit arkadaşlarının, özgürlük gerillalarının, HPG-YJA Star, YPG ve YPJ güçlerinin emeğinin ve mücadelesinin sonucudur. Bugün yürütülen mücadele, Rêber Apo’nun çizgisi ve paradigmasıdır.

Mam Zekî’nin şehadetini duyduğumda çok acı çektim, çok üzüldüm. Bütün şehitler için üzülüyorum. Fakat Êzîdî toplumumuzun Mam Zekî’ye ihtiyacı vardı. Mam Zekî’nin toplum üzerinde etkisi vardı. Mam Zekî’yi katlederek bizi yolumuzdan etmek istediler. Fakat söz veriyoruz; Mam Zekî’nin yürüttüğü çizgiyi sürdüreceğiz, onun direnişçi ruhunu yaşatacağız, onun bıraktığı yerden devam edeceğiz. Şehit Zerdeşt Şengalî, Mervan Bedel, şehit Seîd Hesen ve şehit Berxwedan gibi Êzîdî toplumunun öncüleri de onun izinden yürüdüler ve şehadet mertebesine ulaştılar. Bir kez daha bütün halkımıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.