Medya Savunma Alanları’nda bulunan YJA Star gerillaları, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlayarak, savaş ve kaosla geçen son yüzyılın, Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle barışçıl ve demokratik bir yüzyıla evrileceğine dikkat çekti.
Hegemon güçlerin halkları birbirine karşı kışkırttığını belirten YJA Star gerillası Avaşîn Dîcle, Ortadoğu’nun son yüz yıldır savaş ve çatışmalarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, şunları ifade etti:
“Bilindiği üzere Ortadoğu geneli son yüz yıl boyunca savaş süreci ile devam etti. Hegemon güçler ve ortakları, Ortadoğu’yu savaş ve çatışma ile yüz yüze bıraktı. Bu savaşın gerçekliğine indiğimiz zaman, ulusları ve halkları birbirine kışkırtma ve kırdırma olarak görüyoruz. Bölge halkları bu savaşlarla beraber büyük zararlar gördü. Göçe zorlamalar, yok edilen kentler ve katledilen insanlar; bunların hepsi Ortadoğu halklarına reva görüldü.
Sonuç olarak baktığımız zaman kazanımı olmayan ve sonuçlanmayan bir savaş. Özellikle bu savaşlardan en çok etkilenen halklardan birinin de Kürt halkı olduğu görülmektedir. Bundan kaynaklıdır ki en çok katliamlarla yüz yüze kalan ve savaşın yarattığı tahribatı bilen, savaş ve barışı ayırt edebilen Kürt halkı olmuştur. Bu bağlamda da barışa en çok hasret duyan halk Kürt halkıdır diye tabir edebiliriz.”
‘BİZDEN ÇOK TÜRK HALKININ BARIŞA İHTİYACI VAR’
Önder Apo’nun daha önce gerçekleştirdiği barışçıl girişimlerin suiistimal edildiğine dikkat çeken YJA Star gerillası Avaşîn Dîcle, kalıcı bir çözüm için tarafların doğrudan diyalog kurması gerektiğini belirtti.
“İnancımız var, bir sorun çözüme ulaşacaksa çift taraflı olmalıdır. Bunu en çok da birbiriyle savaşanlar daha iyi anlayabilir. Bu, taraflar arasında bilinen bir gerçekliktir. Üçüncü tarafın araya girmesi, kendi çıkarlarına göre kullanmaktır. Özellikle üçüncü taraf, çatışmayı daha da derinleştirecektir” diyen Dîcle, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önderlik bu durumu gördüğü, analiz ettiği içindir ki demokratik toplumlara ve genel olarak bölge halklarına çözüm ve diyalog çağrısında bulundu. Bu çağrı, bir çözüm yolu çağrısıdır ve her toplumu kapsamaktadır. Ortadoğu’da bir şeyler yapmak isteyen bütün halkları kapsamaktadır aslında. Mevcut çağrıya cevap olmak için anlamak ve sahiplenmek gerekir elbette.
Tabii ki Önderliğe bağlı gerillalar olarak düşündüğümüz zaman, Türk devletiyle başlatılan bir diyalog süreci var fakat bir çözüme ulaşılmış değil. Önderliğin barışçıl girişimleri ilk kez gerçekleşmiyor. Daha önce de hem ateşkes ilan etti hem de barış kapılarını açtı. Fakat Önderliğin bu girişimleri düşman tarafından suiistimal edildi, farklı şekilde kullanıldı. Kendi çıkarlarını, gerilla güçlerini bastırma ve yok etme amaçlı kullandı. Bu yönde çok da dürüst yaklaştığını söyleyemeyiz. Bu nedenle çözüme ulaşılmadığı gibi savaş da devam etti.
Devlete karşı birçok yaramız daha tazedir. Yakılan köyler ve sayısız faili meçhul insanımız var. Sayısız göçe zorlamalar ve katliamlar var. Hatta Önderlik tarafından başlatılan bir barış süreci vardı ve Rojava’ya yönelik saldırılar ve katliamlar gerçekleşti. Bundan dolayı devlete karşı kuşkularımız bulunmakta. Fakat Önderlik bir süreç başlattı, bizler bunu sahiplenmek istiyoruz.
Bu bağlamda özellikle Türk halkının milliyetçilik duygularıyla iktidar güçleri tarafından yönlendirildiğini bilmekteyiz. Yaklaşık yüz yıldır Kürt halkına ‘terörist’ yaftası yapıştırılarak ve ‘onlara karşı savaşıyoruz’ adı altında, halkları açlıkla yüz yüze bırakarak iradesizleştirdiler. Aslında bizden çok Türk halkının barışa ihtiyacı vardır. Bu anlamda da Türk halkı bu sürece sahip çıktığı takdirde, bu süreç olumlu ilerleyebilir.”
‘HALKLARIN BARIŞA İHTİYACI VAR’
Bütün halkların barışa susadığını belirten YJA Star gerillası Avaşîn Dîcle, Önder Apo’nun çağrısının suiistimal edilmemesi gerektiğini ve iradelerinin teslim alınmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak şunları söyledi:
“Diğer bir konu da Kürt halkı olarak gücümüzün ve irademizin birçok konuda ispatlanmış olmasıdır. Devletten beklentimiz olmamalı; halk kendi kendini yönetebilir. Önderlikten aldıkları bilinçle, kendi sistemleriyle yaşamlarını sürdürebilirler. Ancak bu şekilde olabilir.
Biz kadın gerillalar olarak Önderliğimize inanıyor, güveniyoruz ve çağrısını sahipleniyoruz. Ancak devlet yine bize onursuzluğu dayatmak isterse, bu yöntemle çözümü suiistimal ederek denemek isterse, elbette savaşın güzel bir şey olmadığını biliyoruz ama irademize ve kültürümüze yönelik saldırıları yanıtsız bırakmayız. Teslimiyeti kabul etmeyip daha güçlü ve bilinçli bir şekilde cevap veririz.
Son olarak da herkesin Önderliğin çağrısına olumlu yanıt vermesini bekliyor, 1 Eylül’ün bütün halklar arasında barışa vesile olmasını ve özellikle Türk ve Kürt halklarının kardeşliğine vesile olmasını umuyoruz.”
‘SAVAŞANLAR BARIŞI GERÇEKLEŞTİREBİLİR’
Önder Apo’nun değerlendirmelerine vurgu yaparak sözlerine başlayan YJA Star gerillası Nujiyan Pelîn de 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün yalnızca bir günle sınırlandırılmaması, her günün barış günü olması gerektiğini belirtti.
Nujiyan Pelîn, “Biz Önder Apo’nun militanları olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü sadece bir güne özel sınırlandırmak değil, dünyadaki bütün annelerin gözyaşlarının dinmesi için her günün barış günü olmasını hedefliyoruz. Yaşanan savaşlarda varlıklarını yitirmeyle yüz yüze kalan halkların varlıklarının anlam bulması için barış vazgeçilmezdir.
Önderlik de sürecin başlamasından itibaren sunduğu Demokratik Toplum ve Barış Manifestosu’nda ‘Savaşanlar barışı gerçekleştirebilir’ diyor. Bu kavram, sürecin kilidini açmaktadır. Şayet bu yönlü olursa başarı mutlaktır. Bundan ötürü de biz sadece gündemleştirelim demiyoruz veya kavramlarla kısıtlamak istemiyoruz.
İnsan evrene ve küçük evren olan insana baktığı zaman, diyalektik olarak varlığını olumlu ve olumsuz bir şekilde devam ettiriyor. Savaş ve barış da ayrılmaz bir ikiz gibidir. Bu, insanda sosyolojik ve siyasi olarak farklı özelliklerle yansıtılmaktadır. Bundan kaynaklı da Önderliğin esas çabası topluma barış getirmekti ve bunun gerçekleşmesi için her şeyi göze aldı” dedi.
‘BARIŞIN BİR VARLIĞI VARDIR’
“Aslında barış hazırdır. Barışın bir varlığı vardır” diyen YJA Star gerillası Nujiyan Pelîn, Önder Apo’nun Hareket’i kurduğu günden bu yana barışçıl bir bakış açısına sahip olduğunu ve birçok kez barış girişiminde bulunduğunu belirterek şöyle devam etti:
“1993, 1995 ve 1998 yıllarında ve son olarak 2025 yılında barışçıl süreçler başlattı. İki tarafın bir araya gelerek barışı sağlamalarını amaçladı. Barış sağlandığı takdirde hiçbir taraf veya hiçbir toplum savunmasız kalmamalıdır. Bu, taraflar arasındaki varlığı ifade etmektedir. Bundan kaynaklıdır ki Önderlik hiçbir zaman hiçbir taraftan kan akmasından yana olmamıştır. Yıllardır annelerin çığlığı barış için olmuştur. Önderlik, bu annelerin çığlığına ses olarak halkların barışını savunuyor.
Bu inanç ve umutla 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün sadece bir gün değil, her gün anneler için, direnişte olan halklar için bir armağan olmasını diliyoruz. Ortadoğu’nun özelliği olan ve saklı kalan barış kültürünün yeniden canlandırılması ve Önderliğin yürüteceği süreç ile başarıya ulaşacağı mutlaktır.”