İsrail kara operasyonunu başlattı, insani kriz derinleşiyor

İsrail ordusu, yaklaşık 1 milyon kişinin yaşadığı Gazze kentini ele geçirmek için kara operasyonuna başladığını duyurdu.

Mevcut durumda Gazze Şeridi’nin yüzde 75’ini kontrol eden İsrail ordusu, Gazze kentini de işgal etmek için kara operasyonunu başlattı. 

Ordunun tahminine göre, son bir hafta içinde 70 bin kişi kuzeyden güneye göç etmek zorunda kaldı. İsrail yönetimi önümüzdeki haftalarda yüzbinlerce kişinin yerinden edilmesini bekliyor.

İNSANİ BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR

Çarşamba günü yapılan açıklamada İsrail ordusu, “Gazze’de kıtlık yok” iddiasında bulundu. Ancak aynı gün gerçekleşen bombardımanlarda, Gazze Şeridi Sivil Savunma Teşkilatı’na göre İsrail'in saldırısında 62 kişi hayatını kaybetti. Savaşın başından bu yana Filistinli kaynaklara göre İsrail saldırılarında en az 63 bin 746 kişi hayatını kaybetti. 

21 BİN ÇOCUK ENGELLİ KALDI

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi, savaşın başlangıcından bu yana 21 bin çocuğun kalıcı engelli hale geldiğini bildirdi. Bu sayı, yaralanan çocukların yarısından fazlasına karşılık geliyor. Toplamda ise yaklaşık 40 bin 500 çocuk savaş yarası aldı.

İSRAİL’DE PROTESTOLAR

İsrail’de muhalif gruplar sokaklara çıkarak hükümeti protesto etti. “Kesintisizlik günü” adı verilen eylemlerde göstericiler, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ateşkese yanaşmamakla ve kuşatmayı ağırlaştırmakla suçladı. Netanyahu ise protestocuları “milislerin yöntemlerini kullanmakla” itham etti.

MÜZAKERELERDE YENİ SİNYALLER

Gazze için yürütülen dolaylı müzakerelerde arabuluculuk yapan Bishara Bahbah, Suudi Arabistan merkezli Al-Arabiya’ya yaptığı açıklamada, “Kalıcı çözüm için şu anda bir hafta, iki hafta, hatta yirmi gün öncesine göre daha olumlu işaretler var” dedi. Bahbah, ABD’nin kararlı bir tutum sergilemesi halinde çözümün mümkün olabileceğini ifade etti.

İsrail merkezli i24NEWS’e konuşan bir kaynak ise, ABD’nin perde arkasında rehineler konusunda müzakereleri canlandırmaya çalıştığını belirtti. Kaynağa göre, Hamas’ın son açıklaması Netanyahu’nun “genel anlaşma” çağrısına bir cevap niteliği taşıyabilir ve tarafların pozisyonlarında hareketlilik işareti olabilir.