Irak Başbakanı Ali Zeydi, Irak’taki durum, koalisyon güçlerinin çekilmesi ve Irak topraklarındaki Türk güçleri hakkında New York Times’a konuştu.
Irak’taki silahlı grupların elinde bulunan silahların kontolüne değinen Ali Zeydi, “Silahlı grupların elindeki silah meselesi gönüllülüğün gözetildiği bir mesele değil, aksine zorunlu bir durumdur. Bu konu benim için yolsuzluk gibi bir şeref meselesidir. Her şeyden önce güçlü bir ekonominin inşa edilebilmesi için silah, yalnızca devletin kontrolünde olmalıdır” dedi.
Ali Zeydi, ABD güçlerinin 30 Eylül itibariyle Irak’tan tamamen çekilmesinin ardından silahların teslim edilmesine ilişkinin anlaşmanın şartlarını da açıklayacaklarını ve planın aşamalı olarak hayata geçirileceğini ifade etti.
Irak Başbakanı, silahsızlanma anlaşmasına ilişkin şu bilgileri paylaştı; “Silahlı grupların saldırılarını durdurması ve ABD’nin de karşı saldırıda bulunmaması üzere ilk olarak 90 günlük bir süre belirlenecek. Ardından silahların teslim edilmesi aşamasına geçilecek. Süreç, 30 Haziran 2027 tarihine kadar tamamlanmalı. Ancak silahlı gruplar sürenin 2027 yılı sonuna kadar uzatılmasını talep ediyor.
Bu grupların bağımsız bir statüsü olmayacak, üyeleri bireysel olarak Haşd Şabi güçlerine dahil olacak. Belirlenen sürenin sonuna gelindiğinde silahlı grup adı altında faaliyet yürüten herkes ve her oluşum yasadışı ve yasaklı grup sayılacak.”
Irak ve Kürdistan Bölgesi topraklarındaki Türk güçlerinin varlığına ilişkin Ali Zeydi, şunları söyledi; “Türk güçlerinin Irak topraklarından çekilmesi konusunda anlaşmak adına Ankara hükümeti ile görüşmelerimiz devam ediyor.”
İran-ABD savaşının Irak’a etkisine de değinen Irak Başbakanı, “Irak, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle petrol ihracat gelirinin yüzde 60’ını kaybetti. Bunun yarattığı maddi kayıp yaklaşık 60 milyar dolara ulaştı” diye açıkladı.