GÖRÜNTÜLÜ

DEM Parti: Önümüzdeki günlerde önemli gelişmeler bekliyoruz

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, devlet yetkilileri, Önder Apo ve PKK yönetimi arasındaki temasların sürdüğünü belirterek, önümüzdeki günlerde önemli gelişmeler beklediklerini açıkladı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin 5’inci Olağan Kongresi sonrasında gerçekleştirdiği ilk Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ayşegül Doğan, toplantıda yeni dönem çalışmaları, yeni yasama dönemi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yanı sıra ekonomik ve sosyal gelişmelerin değerlendirildiğini belirtti.

‘ÖNEMLİ GELİŞMELER BEKLİYORUZ’

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmesinde Ayşegül Doğan, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasayı sürecin ilk adımı olarak gördüklerini söyledi. 

Silahsızlanmaya ilişkin çalışmaların devlet yetkilileri, Önder Apo ve PKK yönetimi arasındaki temaslarla sürdüğünü belirten Ayşegül Doğan, sahada karşılıklı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Ayşegül Doğan, “Önümüzdeki günlerde silahsızlanmaya dair önemli gelişmelerin olmasını bekliyoruz” dedi. 

Bu çalışmaların sonuçlarına ilişkin kamuoyuyla paylaşılabilecek somut gelişmeler olduğunda açıklama yapılacağını belirten Ayşegül Doğan, herhangi bir kesin tarih verilmediğini de ifade etti.

ÖNDER APO’NU ROLÜ

Ayşegül Doğan, Önder Apo'nun süreçteki rolünün yalnızca tek bir boyut üzerinden ele alınmaması gerektiğini  kaydetti. 

Önder Apo’nun silahsızlanma ve siyasallaşma çalışmalarında resmen görev almasının sürece etkide bulunacağını belirten Ayşegül Doğan, “Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Sayın Öcalan'ın söz konusu kurulda silahsızlanma ve siyasallaşma koordinatörü olarak çalışmalara resmen başlaması son derece önemlidir. Bu adım bir etki yaratacaktır. O yüzden bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunu MYK toplantımızda bir kez daha değerlendirdik" dedi. 

BİR YANDAN SİLAHSIZLANMA, BİR YANDAN SİYASALLAŞMA

Ayşegül Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Sayın Öcalan'ın söz konusu kurulda yer alması gerekir. Silahsızlanma ve siyasallaşma koordinatörü olarak çalışmalara resmen başlaması son derece olumlu bir etki yaratacaktır. O yüzden bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Silahsızlanma ve siyasallaşma çalışmalarına böylelikle katkı sunacak birtakım çalışma gruplarına da ihtiyaç olacak. Onların da belirlenebilmesi için, oluşturulabilmesi için ve hızla bu çalışmaların sonuca doğru ilerleyebilmesi için önemli olacak bu gelişmeler. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın rolünü tek boyutlu değil, çeşitli boyutlarıyla birlikte konuşmak gerekiyor. Bir yandan silahsızlanma bir yandan da siyasallaşma. Çünkü bu süreç, çatışmadan demokratik siyasete kalıcı bir biçimde geçiş süreci. Tüm mekanizmaların da buna uygun bir şekilde çalışması gerekiyor. 

KURULLAR ETKİN VE EŞGÜDÜMLÜ ÇALIŞMALI

Yasa sonrası kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu neticesinde bugün bu tartışmaları yürütebiliyoruz. Yasanın da öngördüğü Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk toplantısını 24 Ağustos'ta yapmıştı. Biz de akabinde yaptığımız bir basın toplantısında Merkez Yürütme Kurulumuz sonrasındaki tartışmalarla beraber şunu ifade ettik; Bu kurulun hızlı bir biçimde oluşturulmuş olması, toplanmış olması, çalışmalarına başlamış olması, sahada çalışmaların yürütüyor olması, bunların öneminin özellikle altını çizdik. Bir kurul kuruldu ve alt komisyonlar oluşturuldu, ancak henüz kurulan bu dört alt komisyonun kimlerden oluşacağına ve nasıl çalışacağına dair kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı. Konuya ilişkin herhangi bir bilgilendirme de yapılmadı. 

 DEM Parti olarak bu kurulların etkin bir biçimde eş güdümlü, birbiriyle koordineli bir şekilde çalışmasının çok önemli olduğunu daha önce de ifade etmiştik. Bunu yineliyoruz. 

1 EKİM’DE BAŞLAYACAK YENİ DÖNEM, ÇOK ÖNEMLİ 

1 Ekim'de başlayacak olan yeni dönemin, barış ve demokrasi için çok önemli bir dönem olacağının altını çiziyoruz. Çatışmanın kalıcı olarak sona erdirilmesi, demokratik siyasetin güçlenmesi ve siyasallaşmanın önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’in çok önemli sorumlulukları var. Tüm siyasi partilerin ve tabii ki Meclis Başkanlığı'nın da özel olarak yapabileceği çok kritik işler var. Bu konuda Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş zaman zaman kamuoyunu bilgilendiriyor. Yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalar yapıyor. 

YOĞUN BİR DÖNEM OLACAK 

Yeni yasama dönemine ilişkin biz de hazırlıklarımızı tamamlamaya çalışıyoruz. Yoğun bir dönem olacak. Çerçeve yasaya göre, Meclis Başkanı'nın da ifade ettiği üzere bir izleme kurulunun oluşması gerekiyor. Bu izleme kurulunun çalışmalarının da Meclis açıldıktan hemen sonra kuruluş çalışmalarının tamamlanması gerekiyor. Bunu da zamana yaymamak gerekiyor ki bu kurullar birbiriyle koordineli bir biçimde çalışabilsinler. Yine izleme komisyonu ile ilgili söylemek istediğimiz çok önemli bir not var; O da adil bir temsiliyetle üyeliklerinin oluşturulması. Kapsayıcı bir şekilde olması gerekir. Tıpkı Milli Dayanışma Kardeşlik Demokrasi Komisyonunda; katılımcılık, kapsayıcılık esas alınmalı. Adil bir temsiliyetin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Atılacak her adımın bir sonraki adımı tamamlayacak ve sürecin bütünlüklü bir biçimde ilerlemesini sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini düşünüyoruz.

DEMOKRATİKLEŞME BAŞLIĞI

Bir de demokratikleşme başlığımız var. Kamuoyunun yakından ve ilgiyle takip ettiği bir başlık. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporundan bu yana gündeme alınan beklenen ve uygulanması talep edilen bizim tarafımızdan da takip edilen ve uygulanmasının çok önemli olduğunu düşündüğümüz bir başlık. Barış aynı zamanda insanların haklarının tanındığı, mağduriyetlerin giderildiği ve geleceğe güvenle bakabildikleri bir siyasal ve toplumsal düzeni ifade eder. Burada yargı meselesi de çok önemli bir başlık olarak karşımızda duruyor. Tartışmalı hale gelmiş bir yargıdan, adil işleyen tarafsız ve bağımsız bir yargıdan artık bahsetmemiz gerekiyor. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz bir biçimde uygulandığı, ivedilikle uygulandığı bir dönem olmalı bu dönem. Hukukun üstünlüğünün herkes için istisnasız bir biçimde işletilmesi gerekiyor. 

ABDULLAH ÖCALAN’IN ETKİN LİDERLİK HAKİKATİ

Farklı formatlarda, farklı biçimlerde, farklı şehirlerde, Türkiye'nin dört bir yanında barışı ve demokrasiyi örgütlemeye en güçlü bir şekilde, aynı zamanda da yeniden yapılanmaya ilişkin örgütleme çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Yine bu süreçte birtakım tartışmalar, özellikle Sayın Öcalan'a ilişkin tartışmalar var. Sayın Öcalan'ın rolü, etkin liderlik hakikati hepimizin malumu artık. Türkiye'de yıllardır tartışılagelen bir konu ama son yıllarda kendi liderlik gücü, etkisi, kapsamı zaten herkesçe görülüyor. Dolayısıyla bu süreçte Sayın Öcalan'ın fikirlerini kamuoyuyla doğrudan paylaşabilmesinin, hep söylenegeldiği üzere gazetecilerle, farklı toplumsal kesimlerle, hak savunucularıyla, siyasetçilerle, akademisyenlerle, her kimle görüşmek istiyorsa, sürecin etkin bir biçimde işleyebilmesi için iletişim olanaklarının sağlanabilmesi MYK'nin gündemindeydi.

KULLANILAN DİL DEĞİŞMELİ

Yine son dönemde kullanılan dil yalnızca Sayın Öcalan’a dönük değil. Genel olarak kullanılan dilin değişmesi gerektiğine ilişkin çok tespit yaptık. Fakat tespit yapmak yetmiyor. DEM Parti de dahil olmak üzere hepimizin yeni bir dile ihtiyacı var.  O yüzden tekrar ediyoruz; Barış gibi tarihsel öneme sahip bir mesele karalama, spekülasyon ve manipülasyonla değil hakikate dayalı sorumlu bir dille yapılmalı, böyle ele alınmalıdır. Gayri ciddi yaklaşımlarla değil ciddiyetle yaklaşarak barışı ve demokratik toplumu; hep birlikte eşit ve demokratik yaşam hakkını sağlayabiliriz."