GÖRÜNTÜLÜ

JES’e karşı direnen köylüler: Proje hayata geçerse göç etmek zorunda kalacağız

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Darliya Jêr Mahallesi’nde planlanan jeotermal kaynak arama projesine köylülerin tepkisi sürüyor. Avukat Lokman Ertukuş ekolojik yıkım uyarısı yaparken, köylü Metin Oturaklı projenin göçü hızlandıracağını belirtti.

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Darliya Jêr (Aşağı Darlı) Mahallesi’nde yapılmak istenen jeotermal kaynak arama projesi, köy halkının tepkisine neden oluyor.

Verimli tarım arazileri ve meraların bulunduğu bölgede açılması planlanan sondaj kuyularının doğaya ve yeraltı su kaynaklarına zarar vereceğine dikkat çeken köy halkı, projenin durdurulmasını istiyor. Geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağladıkları ovada ekolojik tahribata yol açacak girişimlere karşı mücadele edeceklerini vurgulayan halk, projenin bölgenin doğal yaşamı ve üretim alanları üzerinde yaratacağı etkileri konusunda ciddi kaygıları olduğunu dile getiriyor.

Jeotermal projeye karşı mücadele eden köylülerden Metin Oturaklı ile dosya avukatı Lokman Ertukuş, yaşanabilecek sonuçları ANF’ye değerlendirdi.

‘BİSMİL’İN TARIMSAL YAPISI BÜYÜK TEHDİT ALTINDA’

Dosya avukatı Lokman Ertukuş, projeye karşı hukuki süreci başlattıklarını ve amaçlarının bölgenin ekolojik yapısını korumak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün burada bulunmamızın nedeni, Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Türkdarlı Mahallesi’nde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali çalışmalarının yaratacağı mağduriyetleri kamuoyuna duyurmaktır.

Burada yaşayan insanların temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ancak yapılmak istenen proje, doğrudan bu yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit etmektedir.  Bismil genel olarak tarım ve hayvancılıkla ayakta duran bir ilçedir. Burada yapılacak Jeotermal Enerji Santrali, vatandaşların temel geçim kaynağı olan tarıma büyük zarar verecektir. Proje ilk etapta mera alanlarında açılacak üç kuyu olarak gösteriliyor. Ancak ruhsat sahası çok daha geniş bir alanı kapsıyor.

Şirket, ilk aşamada yalnızca mera alanlarında çalışma yürütüyormuş gibi görünse de ilerleyen süreçte yurttaşların tarım arazilerine müdahale edilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmuyor. Bu durum, Türkdarlı Mahallesi ve Bismil açısından büyük bir ekolojik kıyım anlamına gelecektir.”

‘ÇED KARARINA KARŞI DAVA AÇTIK’

Projeye karşı hukuki mücadele yürüttüklerini ifade eden Ertukuş, şöyle devam etti: “Muhtarımız ve yurttaşlarla birlikte, Diyarbakır Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün verdiği ÇED olumlu kararına ve ruhsat arama izinlerine karşı Diyarbakır İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma talepli davamızı açtık. Süreç devam ediyor. Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Bismil, Diyarbakır’ın en önemli tarım alanlarından biri. Buranın Jeotermal Enerji Santrali’ne açılması, tarımın sekteye uğraması ve ekolojinin tahrip edilmesi demektir. Biz buna engel olmak istiyoruz. Sivil toplum örgütlerinden ve demokratik kitle örgütlerinden de destek bekliyoruz. Temel amacımız, doğanın ve ekolojik yaşamın zarar görmesini engellemektir.”

‘BU PROJEDEN SADECE BİR KÖY DEĞİL TÜM BİSMİL ETKİLENECEK’

Projenin etkilerinin yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Ertukuş, şunları aktardı: “Buranın görüntülerine bakıldığında yerleşim yerlerinin ne kadar yakın olduğu açıkça görülüyor. Bismil ilçe merkezi yaklaşık 1-2 kilometre uzaklıkta, köy yerleşim alanları ise yüzlerce metre mesafede.

Böyle bir çalışmanın çevreye yayacağı etkiler, tarımsal alanlarda yaratacağı tahribat ve yeraltı sularına vereceği zarar düşünüldüğünde olumsuz sonuçlar kaçınılmazdır. Kaç kişinin etkileneceğini rakamlarla ifade etmek doğru olmayabilir, ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Bu projeden yalnızca bir köy değil, bütün Bismil olumsuz etkilenecektir.”

‘BİNLERCE İNSAN GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALABİLİR’

Köylülerden Metin Oturaklı ise bölge halkının kamu yararı taşıyan yatırımlara karşı olmadığına, ancak söz konusu projenin özel şirketlerin çıkarları doğrultusunda yürütüldüğüne dikkat çekti.

Projenin ilk aşamada mera alanlarıyla sınırlı gösterildiğini, ancak etkisinin çok daha geniş olacağını ifade eden Oturaklı, şöyle konuştu: “Daha önce buradan devletin çeşitli projeleri geçti. BOTAŞ boru hatları geçti, farklı kamu yatırımları yapıldı. Bunların topluma fayda sağlayacağını düşündüğümüz için kimse gidip dava açmadı. Ancak bugün yapılmak istenen jeotermal proje kamusal değil, özel şirketlerin yararına bir projedir.

Burada yaşayan binlerce insan bundan etkilenecek. İnsanlar göç etmek zorunda kalabilir. Şu anda yaklaşık 120 hektarlık bir alandan söz ediliyor, ancak bununla sınırlı kalmayacağını biliyoruz. Bismil, Diyarbakır’ın en önemli tarım havzalarından biridir. Bu ovanın zarar görmesi, sadece bir köyün değil, bütün bölgenin zarar görmesi demektir. Burada insanların bağı, bahçesi ve tarlası var. Hayatlarını buna göre kurmuşlar. Eğer tarım ve hayvancılık zarar görürse, insanlar yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalacak.”

‘GEÇİM KAYNAĞIMIZ ELİMİZDEN ALINIRSA BURADA NASIL YAŞAYACAĞIZ?’

Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığını belirten Metin Oturaklı, şunları kaydetti: “Devlet Su İşleri’nden izin alarak kuyular açmışız. Tarımsal üretimimizi bu sular sayesinde yapıyoruz. Eğer bu proje nedeniyle su kaynaklarımız zarar görürse elimizde hiçbir şey kalmayacak. Benim geçim kaynağım tarım ve hayvancılık. Bunlar elimden alınırsa burada nasıl yaşayacağım? Mecburen göç etmek zorunda kalacağım. Sadece ben değil, yüzlerce aile aynı durumla karşı karşıya kalacak.

Devletin bu konuda duyarlı olmasını, halkın sesine kulak vermesini istiyoruz. Petrol aramaları için yapılan kamulaştırmalarla bunu kıyaslamak mümkün değil. Burada çok daha geniş alanların şirketlere tahsis edilmesinin önü açılıyor.

Tarım arazilerimizin ve meralarımızın özel şirketlerin kullanımına bırakılmasını kabul etmiyoruz. Toprağımızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”