Avusturya’nın Linz kentinde yaşayan Muhlis Akkaya, Türkiye’ye iade edilme riskiyle karşı karşıya olduğu süreçte 3 Kasım’da Avusturya polisinin müdahalesi sırasında ağır şekilde darp edildi. Yaklaşık 30 polisin katıldığı müdahalenin ardından ardından Linz Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Akkaya, salı gününden bu yana tedavi görüyor.
Muhlis Akkaya hakkında Türkiye’de yürütülen yargı süreci 2016 yılında başladı. Kürtçe siyasi şarkı söylemesi ve Rojava’ya ilişkin sanal medya paylaşımları nedeniyle hakkında davalar açılan Akkaya, hapis cezasına çarptırıldı. Yeniden yargılandığı davada ise Rojava paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası” suçlamasıyla ceza verildi.
Kasım 2019’da Türkiye’den ayrılarak Avusturya’ya gelen Akkaya, Aralık 2020’de Viyana’da gözaltına alındı. Ardından ailesiyle birlikte Linz’e götürüldü. Yaklaşık beş yıldır farklı mahkemelerde hukuki mücadelesini sürdüren Akkaya ailesinin Türkiye’ye iadesi iki kez gündeme geldi. Ocak 2026’da ise Akkaya’nın iltica başvurusu yeniden reddedildi.
KIZININ GELDİĞİ SÖYLENEREK EVDEN ÇIKARILDI
Son olarak Avusturya polisi, Akkaya’yı evinden gözaltına almak için harekete geçti. Yaklaşık 30 polisin katıldığı müdahale sırasında Akkaya gözaltına alınmaya direndi. Evde bulunan kızının gelmesini bekleyen Akkaya, yaklaşık iki saat boyunca polisi oyaladı.
İddialara göre polisler, kızının geldiğini söyleyerek Akkaya’yı evden çıkmaya ikna etti. Akkaya’nın evden çıkmasının ardından yaklaşık 30 polisin saldırısına maruz kalan Akkaya ağır şekilde darp edildi.
Akkaya’nın, maruz kaldığı polis şiddeti nedeniyle avukatları aracılığıyla hukuki süreç başlatacağı belirtildi.
‘TÜRKİYE’YE İADE EDİLMEMEMİZ İÇİN DAYANIŞMA BEKLİYORUZ’
Linz Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Muhlis Akkaya, Türkiye’ye iade edilmemesi için dayanışma çağrısında bulundu.
Hastaneden taburcu edilmesinin ardından Türkiye’ye sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktan endişe eden Akkaya ve ailesi, taburcu edildiği anda Türkiye’ye gönderilme riski bulunduğunu belirtiyor. Aile; kamuoyunu, özgür basını, Kürt halkını ve Avrupa’daki siyasetçileri olası iadeye karşı dayanışmaya çağırıyor.