Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde şehit düşen gerillalar için İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezleri (CDK-S) ve İsviçre Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) tarafından merkezi bir anma düzenlendi.
Grenchen’deki Oscar Place’de gerçekleştirilen anmaya, şehit ailelerinin yanı sıra yüzlerce Kürdistanlı ve dostları katıldı. Salon ve sahne, şehit düşen gerillaların fotoğraflarıyla donatılırken, anma boyunca sık sık “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.
KARAHAN: ŞEHİTLERİMİZE BORÇLUYUZ
Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anmada ilk olarak İsviçre Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) Sözcüsü Mustafa Karahan söz aldı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde şehadete ulaşan gerillaları anarak konuşmasına başlayan Karahan, şehitlerin özgürlük mücadelesindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Kürt halkının bugün ulaştığı mücadele düzeyinin büyük bedeller sonucunda ortaya çıktığını belirten Karahan, şehitlerin bıraktığı mirasa sahip çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.
Karahan, “Özgürlük için şehit düşen her bir gerilla bizlere onurlu bir miras bıraktı. Uzun soluklu bu mücadelenin en büyük kahramanları şehitlerimizdir. Bugün halkımızın özgürlük talebini dünyanın dört bir yanında haykırabiliyor olmamız, onların büyük bedellerle yürüttüğü mücadele sayesindedir. Biz şehitlerimize borçluyuz. Bu borcun karşılığı onların amaçlarına ve mücadelelerine bağlı kalmak, bıraktıkları mirası daha ileriye taşımaktır. Onların verdiği mücadeleye layık olmak için bulunduğumuz her yerde mücadelemizi büyütmeliyiz” dedi.
‘TÜM KÜRDİSTAN’IN ŞEHİTLERİDİR’
Karahan’ın ardından şehit yakınları Zeynep Ören ve İdris Uzkaç birer konuşma yaptı. Ören ve Uzkaç, şehitlerin yalnızca ailelerinin değil, bütün Kürdistan’ın ve Kürt halkının ortak değerleri olduğunu vurguladı.
Şehitlerin uğruna mücadele ettikleri değerlerin yaşatılmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Ören ve Uzkaç, onların anısına sahip çıkmanın aynı zamanda özgürlük mücadelesine sahip çıkmak anlamına geldiğini ifade etti. Şehit ailelerinin acılarının ortak olduğunu belirten konuşmacılar, şehitlerin bıraktığı mücadele mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini kaydetti.
BARIŞ ANNESİ ERGİN: ARTIK BARIŞ GELSİN
Daha sonra söz alan Barış Annesi Döndü Ergin de konuşmasına özgürlük mücadelesinde şehit düşenleri anarak başladı. Bugünlere büyük bedeller ve şehitlerin mücadelesi sayesinde gelindiğini belirten Döndü Ergin, bu mirasa sahip çıkmanın yanı sıra kalıcı bir barışın sağlanması gerektiğini söyledi.
Yıllardır süren çatışmaların en ağır bedelini annelerin ve halkların ödediğini dile getiren Döndü Ergin, “Şehitlerimizin mücadelesine sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Biz bugünlere onların verdiği mücadele ve ödediği büyük bedeller sayesinde geldik. Ancak artık bu savaşın bütünüyle son bulmasını ve barışın gelmesini istiyoruz. Anneler olarak isteğimiz, artık hiçbir annenin yüreğinin evlat acısıyla yanmamasıdır. Halklarımızın barış içerisinde yaşayacağı bir gelecek istiyoruz” diye konuştu.
SONGÜL ARSLAN: ANILARINI YAŞATMAK GÖREVİMİZ
Barış annesi Döndü Ergin’in ardından FEDA İsviçre Sözcüsü Songül Arslan bir konuşma yaptı. Şehitleri anarak konuşmasına başlayan Songül Arslan, şehitlerin mücadelelerine sahip çıkma ve onların mirasını yaşatma çağrısında bulundu. Songül Arslan devamla şunları ifade etti: “Önder Apo’nun deyişiyle toprağa düşen her şehit bizleri özgürleştiriyordu. Şehitleri anlatmaya hiçbir söz yetmez. Hele ki, özgürlük mücadelesinde çocuğunu yitiren bir annenin acısını kimse tarif edemez. Onlar barış, onurlu bir yaşam ve barış uğruna en güzel yıllarını ve canlarını verdiler. Onlara sahip çıkmak ve anılarını yaşatmak hepimizin boynunun borcudur.”
SORO: HER ŞEHİT BİR TARİH, BİR DESTANDIR
Kürt siyasetçi Selahattin Soro ise Kürdistan Özgürlük Mücadelesi şehitlerini anarak, şehitlerin Kürt halkının özgürlük mücadelesinin tarihsel hafızasını oluşturduğunu belirtti.
Yarım asra yaklaşan mücadele içerisinde binlerce kişinin şehit düştüğüne dikkat çeken Soro, “Kürt halkının ve Önder Apo’nun başı sağ olsun. Şehitler, Kürt halkının, Önder Apo’nun ve Kürdistan tarihinin bir gerçeğidir. Onların verdiği mücadele ve ödediği bedeller sayesinde bugünlere geldik. Yarım asırlık Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde binlerce gerilla yaşamını yitirdi. Onların mücadelesi ve anısı bugün de bizlere yol göstermeye devam ediyor” dedi.
Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin aynı zamanda bir şehitler tarihi olduğunu ifade eden Soro, Haki Karer’den bugüne uzanan mücadele tarihine işaret ederek şöyle devam etti:
“Haki Karer’den bugüne kadar şehitlerin açtığı yol, Kürt halkına ve özgürlük mücadelesine yön göstermiştir. Her şehit kendi başına bir tarih, bir mücadele ve bir destandır. Onların hayalleri ve amaçları bugün bizim mücadelemizde yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle şehitleri anmak yalnızca geçmişi hatırlamak değildir; onların uğruna mücadele ettiği özgür geleceği yaratma sorumluluğunu üstlenmektir.”
‘BARIŞ SÜRECİNE HAZIRIZ’
Devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Soro, Kürt halkının barıştan ve demokratik çözümden yana olduğunu belirtti.
Soro, “Barış sürecine hazırız. Önder Apo hazır, halkımız da hazırdır. Şimdi sorumluluk, bu sürecin kalıcı ve onurlu bir barışla sonuçlanmasını sağlayacak adımların atılmasıdır. Şehitlerimizin verdiği mücadeleyi büyütmek, onların amaçlarını özgürlük ve barışla taçlandırmakla sorumluyuz. Onların bize bıraktığı mirasa bağlılığımızı, mücadeleyi başarıya ulaştırarak gösterebiliriz” ifadelerini kullandı.
Anma, yapılan konuşmaların ardından Kürdistan Özgürlük Mücadelesi şehitleri anısına hazırlanan sinevizyon gösterimiyle devam etti. Anma, katılımcıların hep bir ağızdan attığı “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla sona erdi.