Brescia’da ‘barış süreci’ paneli
İtalya’nın Brescia kentinde, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ele alındığı bir panel düzenlendi.
İtalya’nın Brescia kentinde, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ele alındığı bir panel düzenlendi.
Festa di Radio Onda d’Urto 2026 kapsamında, “Türkiye’de Barış Süreci: Perspektifler ve Beklentiler” başlığıyla gerçekleştirilen panele eski HDP Milletvekili İdris Baluken, hukukçu ve insan hakları savunucusu Şerife Ceren Uysal ile sanatçı Rosida Koyuncu konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü gazeteci Murat Çınar yaptı.
Brescia merkezli bağımsız yayın kuruluşu Radio Onda d’Urto, çalışmalarına destek olmak amacıyla 1992’den bu yana her yıl müzik, kültür ve siyasal tartışmaları buluşturan bir festival düzenliyor. Festival programında her yıl Kürt halkının sorunlarına, kültürüne ve mücadelesine de yer veren radyo, bu yılki etkinlikler kapsamında Türkiye’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni gündemine aldı.
Panelde, çatışmaların sona ermesinin yanı sıra kalıcı barışın sağlanabilmesi için demokratik hakların güvence altına alınması, dil ve kimlik özgürlüğünün tanınması, siyasi örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve toplumun demokratik dönüşümünün sağlanması gerektiği vurgulandı.
BALUKEN: KÜRT HAREKETİ 30 YILI AŞKIN SÜREDİR BARIŞÇIL ÇÖZÜM ARIYOR
İdris Baluken, Kürt Özgürlük Hareketi’nin ve Önder Apo’nun 30 yılı aşkın süredir barış paradigması doğrultusunda demokratik ve siyasi bir çözüm arayışını sürdürdüğünü söyledi.
Muhatap bulunması durumunda silahlı mücadeleden demokratik siyasi mücadeleye geçmeye hazır olduklarının defalarca dünya kamuoyuna açıklandığını belirten Baluken, şöyle konuştu:
“Milletvekiliyken gerek İmralı’ya gerekse Kandil’e giderek hem Sayın Öcalan’la hem de KCK ve PKK Yürütme Konseyi’yle sayısız toplantıya katılmış bir siyasetçi olarak şunu rahatlıkla ifade edebilirim: Hâlâ bulundukları nokta, 30 yıldır savundukları noktadır.”
Kürt hareketinin yalnızca Kürt halkının sorunlarıyla ilgilenmediğini dile getiren Baluken, demokratik ve barışçıl çözümün Türkiye ve Ortadoğu halkları açısından yeni bir model ortaya çıkarabileceğini ifade etti:
“Sadece Kürt halkıyla ilgili bir dertleri yok. Bütün Türkiye halklarıyla, bütün Ortadoğu halklarıyla ve hatta bütün insanlık ailesiyle ilgili bir dertleri var. Bu demokratik ve siyasi çözümü gerçekleştirerek Türkiye ve Ortadoğu halklarına nefes alabilecekleri bir model kazandırmak istiyorlar.”
Önder Apo’nun Ortadoğu’da 30 yılı aşkın süredir Üçüncü Dünya Savaşı’nın yaşandığını değerlendirdiğini aktaran Baluken, demokratik ve barışçıl bir çözüm geliştirilmemesi halinde başta Ortadoğu halkları olmak üzere bütün insanlığın yeniden büyük sıkıntılarla karşılaşabileceğini söyledi.
Baluken, Önder Apo’nun ağır tecrit koşullarına rağmen barış paradigmasını büyük bir iradeyle bugünlere taşıdığını belirtti. Kürt hareketinin savaş koşullarında birkaç kişilik toplantılardan milyonlara ulaşan bir toplumsal gerçeklik yarattığını ifade eden Baluken, bu birikimin demokratik siyaset zemininde Türkiye, Ortadoğu ve bütün insanlık için önemli değerler üretebileceğini kaydetti.
CEREN UYSAL: BARIŞ AYNI ZAMANDA BİR SORUMLULUKTUR
Şerife Ceren Uysal, “Barış Bir Sorumluluktur” başlıklı konuşmasında, barışın yalnızca silahların susması değil; demokrasi, eşitlik ve adaletin sağlanması anlamına geldiğini belirtti.
Önder Apo’nun “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yalnızca silah bırakmayı değil, demokratik toplum ve siyasetin güçlendirilmesini de içerdiğini söyleyen Ceren Uysal, sürecin eksikliklerini eleştirmekle barış çabalarını desteklemenin birbiriyle çelişmediğini ifade etti:
“Sürecin mevcut çerçevesinin yetersiz olduğunu söyleyebilir, aynı zamanda atılan adımların önemli olduğunu kabul edebiliriz. Daha fazlasını talep ederken barış ihtimalinin ortadan kalkmasını istemek zorunda değiliz.”
Barış süreçlerinin güven, adalet ve hukuki düzenlemelerin henüz tamamlanmadığı koşullarda başladığına dikkat çeken Uysal, şöyle konuştu:
“Barış, bütün siyasi sorunlar çözüldüğünde verilen bir ödül değildir. Barış, bu sorunların çözülmesini mümkün kılan koşuldur. Barış ihtimalini desteklemek bir lütuf değil, sorumluluktur.”
KOYUNCU: BARIŞA TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİN İHTİYACI VAR
Sanatçı Rosida Koyuncu ise, barışın yalnızca çatışmanın doğrudan tarafları için değil, toplumun bütün kesimleri için gerekli olduğunu söyledi. Barış sürecinin toplumsallaştırılmasının önemine dikkat çeken Koyuncu, farklı kimliklerin ve toplumsal kesimlerin sürece katılması gerektiğini belirtti.
Rosida Koyuncu, “Barışa toplumun bütün kesimlerinin ihtiyacı var. Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için toplumun demokratik inşa sürecini tamamlaması gerekiyor.” dedi.
Barışın yalnızca silahların susmasına indirgenemeyeceğini vurgulayan Koyuncu, demokratik toplum inşa edilmeden kalıcı ve kapsayıcı bir barışın sağlanamayacağını ifade etti.
Etkinliğin ana sahnesinden katılımcılara seslenen İtalya Kürt Enformasyon Merkezi üyesi Serkan Hozatlı; bugün başlatılan Barış ve Demokratik Toplum sürecine kolay gelinmediği, 50 yıllık mücadele ile Kürt halkının varlığının kabul edildiği. Hozatlı, Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum süreci ile demokratik toplumun inşa edileceğini dile getirdi.