KCDK-E ve TJK-E’den 15 Eylül’de Strasbourg’a çağrı: Tecrit bitmeli, umut hakkı hayat bulmalı

KCDK-E ve TJK-E, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve “umut hakkı”nın hayata geçirilmesi için 15 Eylül’de Strasbourg’da Avrupa Konseyi önünde düzenlenecek eylem için çağrı yaptı.

Avrupa’daki Kürt çatı kuruluşları KCDK-E ve TJK-E, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması ve “umut hakkı”nın uygulanması talebiyle 15 Eylül’de Strasbourg’da Avrupa Konseyi önünde kitlesel eylem düzenleyeceklerini açıkladı.

Açıklamada, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin eylül ayında konuyu yeniden gündemine almasının kritik bir eşik olduğu ifade edilerek Avrupa devletlerine Türkiye üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulunuldu.

Açıklamaya göre 9 Eylül’de Berlin, Brüksel, Den Haag, Bern, Viyana, Londra, Roma, Paris, Kopenhag, Oslo, Göteborg ve Atina’nın yanı sıra Avustralya ve Kanada’da parlamento önlerinde eylemler düzenlenecek.

Eylem dalgasının merkezi ise 15 Eylül’de Strasbourg olacak.

KCDK-E ve TJK-E, 15 Eylül Salı günü saat 11.00’de Avrupa Konseyi önünde buluşma çağrısı yaptı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 1999 yılından bu yana İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde en ağır tecrit koşullarında tutulmaktadır. Yıllardır süren bu hukuk dışı uygulama, Önder Apo yalnızca fiziksel olarak değil; aynı zamanda toplumundan, hareketinden ve halkından da koparmayı hedeflemiştir. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM), 2014 yılında “umut hakkı” ilkesini tanıyarak Önder Apo’nun koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ne yazık ki, aradan geçen on yılı aşkın süreye rağmen bu karar Türk devleti tarafından hâlâ uygulanmamakta, Avrupa kurumları isme süreci görmezden gelmektedir.

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ UMUT HAKKINI GÖRÜŞECEK

Eylül ayında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, “umut hakkı”nın yeniden görüşülmesi için önemli bir toplantı gerçekleştirecektir. Alınan duyumlara göre, komite bazı üye devletlerin Türkiye ile olan siyasi ve ekonomik çıkarları nedeniyle bu konuyu gündemine almamakta diretmiştir. Bu tutum, insan hakları savunuculuğuyla bağdaşmadığı gibi, Kürt sorununun demokratik çözümü önünde de ağır bir engel oluşturmaktadır.

İşte tam da bu noktada, toplumsal tepkimizi yükseltmek ve bu konuyu uluslararası gündemde canlı tutmak zorundayız. Sessiz kalmak, tecrite ve hukuksuzluğa ortak olmaktır. Bu nedenle 15 Eylül’de Strasbourg’da Avrupa Konseyi önünde olacağız!

 ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

Avrupa‘da yaşayan Kürdistanlılar olarak, tüm toplumsal kurumlarımız ve bileşenlerimizle birlikte mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Önder Apo’nun 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı temelinde demokratik toplum inşasını esas alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Bu mücadelede en temel talebimiz açık ve nettir: Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü derhal sağlanmalıdır.

Onun özgürlüğü, yalnızca bir kişinin özgürlüğü değildir. Bu, gençliğin, kadının, bir halkın ve tüm ezilenlerin özgürlük mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Tecrit duvarları yıkılmadıkça, ne barıştan ne de demokratik çözümden söz edilebilir. Müzakereler ancak eşit koşullarda ve Önder Apo’nun özgür iradesiyle yürütüldüğünde başarıya ulaşabilir. Bu nedenle, “umut hakkı” can alıcı bir öneme sahiptir.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, hayatı boyunca kadın özgürlüğünün en tutkulu savunucularından biri, kadın kırımına ve cinsiyetçi şiddete karşı amansız bir mücadele yürütmüş bir düşünür ve eylem insanıdır. Önder Apo’nun geliştirdiği “demokratik modernite” ve “özgür kadın hareketi” anlayışı, Orta Doğu’da ezilen kadınların sesi olmuş, onların örgütlenmesinin ve özgürleşmesinin yolunu açmıştır. O, “Özgür bir toplum, özgür kadınla mümkündür” diyerek, kadın mücadelesini tüm devrimlerin merkezine koymuştur.

AVRUPA DEVLETLERİ VE KURUMLARI SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMELİDİR

Bugüne kadar birçok Avrupa devleti, Kürt meselesinin barışçıl çözümü gerektiğine dair söylemler üretti. Ancak bu söylemler maalesef somut adımlara dönüşmedi. Eğer bu devletler samimi olsaydı, Türkiye üzerinde “umut hakkı”nın uygulanması için baskı kurabilir, yaptırımları devreye koyabilirlerdi. Oysa tam tersine, Kürt halkına yönelik inkar ve imha politikalarına sessiz kalınmış, tecrit görmezden gelinmiştir.

Artık bu yanlıştan dönülmelidir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, eylül ayındaki toplantısında “umut hakkı”nı karara bağlamalı ve Türk devletine bu hakkın derhal uygulanması çağrısında bulunmalıdır. Bu, sadece Önder Apo’nun değil, Türkiye ve Ortadoğu halklarının geleceğini de ilgilendiren bir insanlık meselesidir.

  • 9 Eylül'de Berlin, Brüksel, Den Hag, Bern, Viyana, Londra, Roma, Paris, Kopenhag, Oslo, Göteborg, Atina'nın yanı sıra Avustralya ve Kanada'da ülke parlamentoları önünde tüm kentlerde Kürt halkı ve dostları alanlarda olacak ve  kitlesel mitingler düzenlenecek.
  • Bu eylem dalgasının merkezi ise 15 Eylül salı günü Strasbourg olacaktır.

15 Eylül Salı günü, saat 11.00’de Avrupa Konseyi önünde bir araya geliyoruz. Hep birlikte haykıracağız:

  • Önder Apo özgür olmalı, tecrit derhal kaldırılmalıdır!
  • Umut hakkı bir an önce hayat bulmalıdır!
  • Demokratik çözüm ve eşit müzakere koşulları sağlanmalıdır!

HERKESİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!

Bu çağrı, yediden yetmişe tüm Kürt halkına, demokrasi ve insan hakları savunucularına, barışı isteyen herkese yapılmaktadır. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü bizim kırmızı çizgimizdir. Onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemizi aralıksız sürdüreceğiz.

Gel, ses ol, var ol! Özgürlüğü hep birlikte inşa edelim!

Tarih: 15 Eylül 2026
Yer: Avrupa Konseyi önü, Strasbourg Saat: 11.00