Kürdistan tarihinde, özgürlük mücadelesi verenlerin emeğiyle yazılmış birçok hikaye ve destan bulunmaktadır. Özellikle farklı uluslardan olup Kürt hareketinden etkilenmiş ve kendi varlığını bu hareket içerisinde bulmuş birçok savaşçı var. Bu gerillalardan biri de Süryani halkından olan Elîşêr Koçere’dir. İlk olarak Kobanê savaşından, daha sonra ise fedai eylemciler heval Êrîş ve Andok’tan çok etkilenmiştir. Bu da onun yönünü Özgürlük Hareketi’ne çevirmesine ve gerillaya katılmasına vesile olmuştur.
Heval Elîşêr, kendi değerlendirmeleriyle katılımının nedenini şu şekilde anlatmaktadır: “İslam adına hareket ettiğini söyleyen DAİŞ Kobanê’ye saldırdığında, içimdeki özgürlük arayışı daha da güçlendi. Çünkü gençlik çağındaydım ve özgür, güvenli bir yaşam arayışım daha fazla öne çıkmıştı. İçinde yaşadığımız sistemin insanlık kültüründen uzak bir sistem olduğunun farkındaydım. İnsanları hayvan gibi görüyor ve bizi insani haklarımızdan uzaklaştırıyordu. Egemenlik duygusu insanın kendi kültüründen uzaklaşmasına neden oluyordu; ben de bunu kabul etmiyordum. Bu nedenle her zaman özgürlük arayışım vardı.”
Gerilla Elîşêr Koçer, Özgürlük Hareketi’ne katılımının nedenini şöyle açıklamış ve şunları söylemiştir: “Ben hiçbir zaman zulmü ve boyun eğmeyi kabul etmedim. Her zaman halkımın savaşçısı olmak istedim. Devrimin inşasında temel bir rol oynayan şehit Xebat Dêrîk grubu bende büyük bir etki yarattı. Özellikle direnişin ve zaferin sembolü olan heval Arîn Mîrkan, heval Gelhat ve Peyman, adımlarımı daha hızlı atmamı sağladı. O dönemlerde heval Êrîş ve Andok da fedai eylemler gerçekleştirmişti. Bu iki fedainin gerçekleştirdiği eylemler sıradan eylemler değildi. Özellikle onların, ‘Bu halkın çocuklarının yiğitçe yaşamasını istiyoruz’ şeklindeki sözleri, insanın kendisini yeniden yaratmasına yol açan sözlerdi. Bu iki fedai benim hayatımda ciddi bir değişim yarattı. Onların eylemleri, benim de onlar gibi fedai olarak yaşamamı ve yalnızca halkımın hizmetinde olmamı istememe neden oldu.
Gerilla benim için bir sevdadır ve hatta fedailiktir. Gerilla halkını yaşatmak için mücadele eder. Bu nedenle gerillacılığın fedailik olduğunu söylüyoruz. Benim arayışım Önder Apo’nun çizgisine ulaştırmak içindir. Çünkü Önder Apo halkların önderidir ve kendisini halklar için feda etmiştir. Önderlik düşüncesi evrensel bir düşüncedir. Bu temelde bütün gençlere çağrımız, kendilerini Önder Apo’nun düşüncesine ulaştırmaları ve bu düşünceyle birlikte öze dönüşlerini gerçekleştirmeleridir.”