‘Yas tutabilmek ve kayıplarla yüzleşmek barışa alan açmaktır’

Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi, Kürt özgürlük mücadelesinde şehadete ulaşan özgürlük savaşçılarının ardından tutulan yasın tanınması ve ölülerin hatırasına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

ÖLÜYE SAYGI VE ADALET İNİSİYATİFİ

Kürt özgürlük mücadelesi saflarında yaşamını yitiren ve son dönemde kimlikleri açıklanan özgürlük savaşçıları için Kürdistan, Avrupa ve Türkiye’nin farklı kentlerinde kurulan taziyelere ilişkin açıklama yapan Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi, yasın tanınması ve yaşamını yitirenlerin hatırasına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

İnisiyatif tarafından yapılan açıklamada, Kürt meselesinde yaşanan çatışmanın müzakere yoluyla sona erdirilmesi ve demokratik siyasete alan açılması amacıyla bir sürecin yürütüldüğüne dikkat çekildi.

Açıklamada, sürecin ilerlemesiyle birlikte Kürt Hareketi’nin çatışmalarda yaşamını yitiren PKK’lilerin kimlik bilgilerini açıkladığı belirtilerek, “Yaşamını yitirenlerin isimlerinin açıklanması, Kürt meselesindeki çatışmanın politik, toplumsal ve insani yüzüyle yüzleşmek bakımından çok önemlidir” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Yıllardır sevdiklerinden haber bekleyen aileler, akrabalar, arkadaşlar ve yoldaşlar, yayımlanan listelerde yakınlarının isimlerini ve onların yaşamlarını yitirdiğini öğrendiler. Bu, çok ağır ve çok acı bir bilgidir. Bu ölümlerin ardından kurulan taziyeleri yalnızca kaybın acısının paylaşıldığı mekanlar olarak değil; ölünün varlığının, yaşamının ve geride bıraktığı yasın tanındığı toplumsal hafıza mekanları olarak görüyoruz.

Tam da bu nedenle, İnisiyatifimizin kuruluşundan bu yana ısrarla altını çizdiği ‘ölüye saygı’ ve ‘adalet’ kavramlarına bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü bu topraklarda herkesin ölümü aynı biçimde tanınmadı, herkesin ardından tutulan yas aynı ölçüde meşru görülmedi. Kamusal alanda yasın ayrımcı biçimde dağıtıldığı; kimi ölümlerin görünür, kimi ölümlerin görünmez kılındığı; kimi acıların paylaşılmaya değer bulunurken kimilerinin susturulduğu uzun yıllar yaşandı.

KALICI BARIŞ, ACILARIN VE YASLARIN İNKAR EDİLMEMESİNDEN GEÇİYOR’

Bütün bunlara rağmen Kürt toplumu, çatışmanın en karanlık dönemlerinde dahi ölülerinden vazgeçmedi. Cenazelerinin peşine düştü, kayıplarını aradı, mezarlarına sahip çıktı, isimlerini ve hatıralarını yaşattı; yas tutmanın engellendiği yerde dahi yasını sürdürdü. Çünkü ölüsüne sahip çıkmak yalnızca geçmişe karşı bir sorumluluk değil, insan onuruna, hafızaya ve geleceğe sahip çıkmanın da bir biçimidir.

Nitekim bugün tutulan yas, temelini Kürt toplumunun taleplerinin görmezden gelinmesi ve şiddetle bastırılmasından alan çatışmanın en ağır sonuçlarından biridir. Tüm taziyelerdeki acıyı ve yası paylaşıyor, bu yası saygıyla tanıyoruz. Sadece Kürt toplumunun değil, Türkiye toplumunun tamamının bu acının bilincinde olmasını, bu yasları tanımasını ve saygı duymasını talep ediyoruz.

Son olarak şunun altını çizmek istiyoruz: Bu yas, çok boyutlu bir yastır. Kaybettiğimiz insanlarımız eşit, özgür ve onurlu bir barış için yaşamlarını yitirdiler. Bugün onları anmanın, yakınlarının yasına ve acısına ortak olmanın en sahici yolu; bu acıların bir daha yaşanmayacağı, yasların inkâr edilmediği ve hiçbir yaşamın çatışmada yitirilmediği onurlu ve kalıcı bir barışı hep birlikte inşa etme iradesini büyütmektir.

Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi olarak, yaslarda ortaklaşmanın barış ve bir arada yaşama iradesine sahip çıkmak olduğuna inanıyoruz. Bu topraklarda yas hakkı ayrımcılığa uğramış herkesin yasını layıkıyla tutabilmesi için ‘ölüye saygı ve adalet’ mücadelemizi her koşulda sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.

Yaşamını yitirenlerin her birini saygıyla anıyor; ailelerinin, akrabalarının, arkadaşlarının ve yoldaşlarının acısını yürekten paylaşıyoruz. Yıllardır taşınan ve bugün bir kez daha ağırlaşan bu yas karşısında, başta yaşamını yitirenlerin yakınları olmak üzere Kürt halkına ve onun acısını paylaşan tüm dostlarına başsağlığı diliyoruz.”