Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, Kürdistan Özgürlük Şehitleri için Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde anma düzenlendi.
Hacılar Mezarlığı Şükrü Akay Taziye Evi yanındaki Kapalı Pazar Alanı’nda düzenlenen anmaya, şehit ailelerinin yanı sıra siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile Nisêbîn ve çevre il ve ilçelerden binlerce kişi katıldı.
Anma alanına “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganları ve zılgıtlarla giriş yapan kitle, alanda da slogan ve alkışlarla anmayı sürdürdü. Platforma Önder Apo ile şehit gerillaların fotoğrafları gül ve mumlarla bırakılırken, Önder Apo’nun büyük boy fotoğrafı da alana asıldı.
Saygı duruşuyla başlayan programda “Çarxa Şoreşê” marşı okundu.
ZEYDAN: KÜRTLER ARTIK YÜZ YIL ÖNCEKİ KÜRTLER DEĞİL
Görevi gasp edilen Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, Kürt halkının uzun yıllar boyunca ağır baskı ve kayıplar yaşadığını belirtti.
Kürtlerin bugün kimlikleri ve dilleriyle varlıklarını dünyaya kabul ettirdiğini ifade eden Zeydan, “Kürtler artık yüz yıl önceki Kürtler değil. Yanı başımızda Rojava var. Önderliğin ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesi ile kadınların öncülüğünde Rojava özgürleştirildi” dedi.
Zeydan, şehitlerin mücadelesini sürdüreceklerini belirterek Önder Apo’nun özgürlüğü için mücadele edeceklerini söyledi.
ARKAŞ: NISÊBÎN, ACILARIN OLDUĞU KADAR DİRENİŞİN DE KENTİ
İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş ise Nisêbîn’in yakın tarihine ve direniş geçmişine dikkat çekti.
Kürt halkının üç kuşaktır acı ve direnişi birlikte yaşadığını belirten Arkaş, 1990’lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlere değindi. Nisêbîn’in yalnızca acılarla anılmaması gerektiğini belirten Arkaş, kentte büyük direnişlerin de yaşandığını ifade etti.
Arkaş, “Nusaybin için acıların kenti deniliyor, doğru. Nusaybin’de sadece acılar yaşanmadı, büyük kahramanlıklar da yaşandı. Bunu bütünlüklü görmemiz gerek” diye konuştu.
‘SİLAHI ORTAYA ÇIKARAN NEDENLER ORTADAN KALDIRILMALI’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arkaş, yaklaşık iki yıldır silahların susmasının olumlu olduğunu belirtti.
Arkaş, “Silahların susması sadece barış anlamına gelmez. Üç kuşak direnişin iyi anlaşılması gerek. Silahları ortaya çıkaran nedenlerin ortadan kaldırılması gerek. Barış bu şekilde kalıcı olur” dedi.
Toplumların acılarının birbirine karşı kullanılmaması gerektiğini belirten Arkaş, “Biz acılara rağmen barıştan yanayız. Bu halk silahların susmasını ve aynı zamanda silahı ortaya çıkaran nedenlerin ortadan kalkmasını istiyor” ifadelerini kullandı.
“Barış en az savaş kadar yiğitlik ister” diyen Arkaş, savaş döneminde gösterilen cesaretin barış sürecinde de gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Şehitlerin yalnızca isimlerinin yaşatılmasının yeterli olmadığını belirten Arkaş, onların özgürlük ve adalet anlayışının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti.
ŞADİYE MANAP: ŞEHİTLER HAKİKATİMİZ
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Şadiye Manap da Nisêbîn’in direniş tarihine dikkat çekti.
Kentte 1990’lı yıllardan itibaren büyük bedeller ödendiğini belirten Şadiye Manap, “Özgürlük uğruna verilen bedeller çok büyük. Yeni bir gelecek inşa etmek için adım atıyoruz. Bu süreç bize güç veriyor” dedi.
Şehit bilgilerinin geç açıklanmasına da değinen Şadiye Manap, çatışmalı dönemlerin bu süreci uzattığını söyledi. Yaşamını yitirenlerin bıraktığı mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Şadiye Manap, “Şehitlerimiz hakikatimiz, bu nedenle onlara ölüm yok. Şehitlerimiz bize bir tarih yarattı, bir halkı var etti. Onlara layık olacağız, özgür bir toplum yaratacağız” ifadelerini kullandı.
Anma, şehitlerin fotoğraf ve görüntülerinin yanı sıra Önder Apo’nun yer aldığı sinevizyon gösterimiyle sona erdi. Gösterim sırasında “Şehîd namirin”, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe” ve “Selam selam İmralı’ya bin selam” sloganları atıldı.