Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında alınan kararlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantı, 12 Ağustos Çarşamba günü partinin genel merkezinde yapılmıştı.
ÇOK CİDDİ BİR YOL AÇILDI
Aylar sonra değerinin ortaya çıkacağı bir yasanın Meclis'te geçtiğini ve kendileri açısından önemli bir yasa olduğunu vurgulayan Ayşegül Doğan, söz konusu düzenlemenin bütün sorunları çözen bir düzenleme olmadığını ifade etti.
Yasanın yeni siyasi ve hukuki imkanlar yarattığını belirten Ayşegül Doğan, "İlk adımı önemsemek, tamamlanması gereken yanları görmezden gelmeyi gerektirmiyor. Aksine ilk adımı önemsemek, tamamlanması gereken yanların daha çok vurgulanması gerektiğini içeriyor bizim için. Eksikleri eleştirmek de bunun değerini azaltmıyor. Tümüyle bu eksikler nedeniyle bu yasaya sırt çevirmemiz gerekmiyor. Bunu reddetmek de gerekmiyor. Yasa çıktı Kürt sorunu ve Türkiye'nin demokratikleşmesine çok ciddi bir yol açıldı. O yüzden bu yolda yürümeyi teklif ediyoruz" diye konuştu.
Çatışmaların devleti güçlendirmediğini söyleyen Ayşegül Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer çatışmayla güçlenseydi; bugün güçlü bir demokrasiden güçlü bir ekonomiden bahsederdik. Yine binlerce insanın eli yüreğinde, milyonlarca eve ateş düştü. Hep güvenlikçi politikalar sebebiyle. O yüzden sonlandıracak her adım bizim için değerli eksiklerine yetersizliklerine rağmen önemli bir adımdır.
ARTIK YENİ ARGÜMANLARA İHTİYAÇLARI VAR
Yenme, yenilme, bölme, bölünme, inkar, imha, isyan ya da ret. Tüm bunları geride bırakmak gerekiyor artık. Yeni dönemin yeni kelimeleri olmalı. Yeni dönemin yeni bir zihniyetle karşılandığını gösteren, hayatımıza değen, dokunan... O yüzden karşısında duranların da artık yeni argümanlara ihtiyaçları var. Aksi takdirde öne sürdükleri her şey ne yazık ki yalnızca hamaset olarak algılanır, siyasetsizlik olarak algılanır, sürece kategorik karşıtlık olarak algılanır.
ORTAK GELECEĞİ GÜÇLENDİRMEYE DÖNÜK ADIMLAR
Sürecin hiçbir yerinde hiçbir zaman ayrılıkçı bir talep dile gelmedi. Bunların karşılığı yok. Bir ayrılık talebi yok. Aksine birleşme, bütünleşme yasanın adında olduğu gibi, komisyonun adında olduğu gibi Meclis’te kurulan ve bu birliği ve beraberliği güçlendirmeye dönük adımlar atılıyor. Bu ortak geleceğimizi güçlendirmeye dönük adımlar. Yine sorun yalnızca güvenlikçi yöntemlerle ya da operasyonlarla çözülürmüş gibi bir takım argümanlar öne sürülüyor. Bu yöntem 40 yıl kesintisiz bir şekilde denendi ve sonuç alınmadı. Çatışma üretti, sorunu derinleştirdi. Üstelik sorunun karakterini de değiştirdi ve uluslararasılaştırdı. O yüzden güvenli ülke çatışmanın nedenlerini ortadan kaldırmaya karar vermiş ve bu yönlü adım atmak için siyasi irade ortaya koymuş ülkedir. Bu da hukukla, siyasetle, diyalogla, müzakereyle mümkün. İçinden geçtiğimiz sürece böyle bakmak gerekiyor ve dünyada silahlı çatışmaların büyük çoğunluğu da diyalog ve müzakere ile ancak sona ermiş süreçlerdir.
YENİ KURULLAR OLUŞTURULACAK
Şimdi yasa var. İzleme için de Meclis var. Dolayısıyla toplumsal irade, toplumsal destek ve dayanışma var. Yeni kurullar oluşturulacak. Gizli saklı hiçbir şey yok. Her şey apaçık bir şekilde ilerletilmeye çalışılıyor. Herhangi bir gizli ajandamız da yok. Eksikler var, biz de biliyoruz ve bu eksiklerin tamamlanması için de mücadele ediyoruz. Yasa bizim beklentilerimizin tamamını karşılıyor mu? Hayır. Peki tek bir yasa hepimizin tüm beklentilerini karşılayabilecek güce sahip olabilir mi? Bu da gerçekçi bir yaklaşım değil. Yasayı beklentilerimizi karşılayabilecek hale dönüştürmek için ortak mücadeleyi arttırmak gerek. Binlerce insanın hayatını ilgilendiren, doğrudan etkileyen, özgürlüğünü etkileyen bir yasadan bahsediyoruz. Binlerce insana tahliye yolunu açacak, özgürlük yolunu açacak, yine bir o kadar insanın dönüşünü sağlayabilecek, yurt dışından gelişleri sağlayabilecek bir yasadan bahsediyoruz.
TEMEL HAKLAR BU YASA KAPSAMINDA YOK ANCAK…
Karşı çıkan bir diğer kesim ise işte 'temel haklar yine erteleniyor' diye karşı çıkıyor. Evet, temel haklar bu yasa kapsamında yok. Ancak bu yasanın çatışmadan demokratik siyasete geçiş hukukunu oluşturma yasası olduğunu akılda tuttuğumuzda; işte bu temel haklar, talepler, Türkiye'nin demokratikleşmesine dair sorunlar, Meclis Başkanı'nın da bizatihi ifade ettiği gibi sonraki hukuki adımlara işaret ediyor. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunda da var bu tespitler. Bunlar daha sonra tartışılmayacak, kayda geçmeyecek ya da olmayacakmış gibi davranmak yine kategorik reddiye olarak algılanır.
TEYİT TESPİT MEKANİZMASI
Biliyorsunuz uygulama için bir teyit tespit mekanizması ve çeşitli kurullar öngörülüyor. Bu kurulların oluşturulması, onların çalışmaya başlaması önümüzdeki günlerde netleşecek başlıklar.
KONGRE TARİHİ ÖNE ALINDI: 6 EYLÜL
Biz bir yandan da bu yasa çalışmalarının yanı sıra kongre hazırlık çalışmaları da yapıyoruz. 20 Eylül'de yapacağımızı duyurduğumuz olağan kongremizi öne alıyoruz. Yeniden yapılanma döneminin başlangıcı olarak, kongremizi delegelerimizle birlikte 6 Eylül'de Ankara'da Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapmaya karar verdik. Bu yeniden yapılanma ve yeni dönem siyasetinde öncülük yapabilme, değişim ve dönüşümün öncülüğünü sağlayacak en önemli öznelerden biri olarak DEM Parti için yeniden yapılanma dönemini de güçlendirecek bir hazırlık kongresi olacak. Epeydir bu konudaki tartışmalarımız sürüyordu. Biliyorsunuz yine sizlerle daha önce paylaştık bunu.
YENİ YAPILANMA DÖNEMİNİN STARTI VERİLECEK
Kongre çalışmalarımızın hazırlığını yapmak için çeşitli komisyonlarımız oluştu. Kongre hazırlık komisyonumuz, mutabakat komisyonumuz ve genişleme komisyonumuz. Yine program ve tüzük komisyonumuzun çalışmalarını sürdürüyor. Aynı zamanda ilk konferansları gerçekleştirdik. Bölge konferansları gerçekleştirdik. 6 Eylül'de gerçekleştireceğimiz kongremizle de yeniden yapılanma döneminin startını vermiş oluyoruz.
KADIN VE GENÇLERİN KATILIMI
Biliyorsunuz, ilk günden beri bu süreci kadınlarla ve gençlerle birlikte örgütlemenin, özellikle kadınların ve gençlerin katılımını sağlamanın ne kadar önemli olduğunu her defasında dile getirdik. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşabilmesi için başta kadınlar ve gençler olmak üzere farklı toplumsal kesimlerle buluşmak ve onların sürece katılımını sağlamak bizim için olmazsa olmaz oldu. Hatta bu bağlamda, yasa çalışmalarında ve özellikle dünya deneyimlerinden edindiğimiz örneklerde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yapılan dinlemelerde de sıklıkla ifade edildiği gibi, kadınların ve gençlerin aktif biçimde yer aldığı çözüm ve barış süreçleri genellikle daha başarılı olmuş. O yüzden biz kadınların ve gençlerin bu sürece katılımını çok önemsiyoruz.”