Baluken: Sağlık emekçileri köleci düzene mahkum ediliyor

Baluken: Sağlık emekçileri köleci düzene mahkum ediliyor

HDP, Aile Sağlığı Merkezi ve Toplum Sağlığı Merkezi çalışanlarına yönelik, hafta içi 40 saat çalışmaya ek olarak Cumartesi günleri ‘nöbet’ adı altında fazla çalışma uygulamasını gündeme getirerek, birinci basamak sağlık hizmetinde yaşanan esnek çalışma ve diğer tüm temel sorunların görüşülmesi ve çözüme bağlanması için Meclis Araştırması açılmasını istedi.

HDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) çalışanlarının fazla çalıştırılmaları hakkında Meclis Araştırması açılmasını istedi.

'BOŞ VAATLER OLDUĞU ANLAŞILDI'

Birinci basamak sağlık hizmetlerinde 'yeni bir dönem' diye başlatılan Aile Hekimliğinin, 2005 yılında pilot olarak Düzce ilinde başlatıldığını hatırlatan Baluken, “Herkesin Aile Hekimi olacak”, “daha iyi hizmet alınacak”, “birinci basamaktan hastanelere sevk zinciri kurulacak”, “halk hastane kuyruklarından kurtulacak” gibi vaatlerin, henüz 10 yıl geçmeden 'içi boş vaatler' olduğunun ortaya çıktığını belirtti.

Sağlık Bakanlığı'nın, 12 Temmuz 2012 tarihinde Torba Yasa ile birlikte, Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanlarına hafta içi 40 saat çalışmaya ek olarak, herhangi nöbet izini kullanmadan, farklı bir mesleki eğitim ve deneyim gerektiren hastane acillerinde ve 112 istasyonlarında görevlendirmek üzere uygulama başlattığına dikkat çeken Baluken, ardından yeni bir yasal düzenleme yapılarak, uygulamanın, ayda en az 8 saat zorunlu çalışma haline dönüştürüldüğünü kaydetti.

'AKIL VE RUH SAĞLIĞI SORUNLARI SALGIN DÜZEYİNE ERİŞMİŞTİR!'

Baluken, şu eleştirileri yaptı: "Birinci basamakta rahatlıkla önlenebilecek, çözülebilecek hastalıklar giderek artmaktayken bu alanda daha çok koruyucu sağlık hizmeti sunan, zaman mefhumu gözetmeden kızamık, çocuk felci aşı kampanyalarını yürüten, salgınlarda gece gündüz demeden salgının kaynağını bulmaya, kurutmaya yönelik hizmet veren, hastanelerin bulunmadığı küçük yerleşim yerlerinde entegre sağlık hizmeti olarak tanımlanan yerlerde acil dahil her türlü sağlık hizmetini gece gündüz demeden veren;  bebek, çocuk, gebe, loğusa izleyen; yurttaşların köylerine, evlerine, okullarına giderek aşılamalarını yapan yaklaşık 70 bin birinci basamak sağlık emekçisinin kölece çalışma koşullarına mahkum edilmesi kabul edilemez bir uygulamadır. 

Taşları yerinden oynayan bu sistem son uygulamalarla daha da işlevsiz ve verimsiz hale getirilmektedir. Nitekim Dünya Sağlık Örgütü’nün 2013 yılı verilerine göre Türkiye’de 8 bine yakın kızamık vakası görülmeye başlanmış, bebek, çocuk ve anne  ölümlerinde bölgesel farklılıklar giderilememiş, savaş mağduru sığınmacılar, mevsimlik işçiler, kimliği olmayan yabancılar, misafir hastalar bu sistemden mahrum edilmiştir. Buna paralel olarak ASM’de reçete başına 3, ilaç başına 1 TL cepten ödeme başlatılmış, çağın vebası sayılan şeker hastalığı 10 yıl içinde %7’lerden %14.2 gibi korkunç oranlara çıkmış, toplumun akıl ve ruh sağlığı sorunları salgın düzeyine erişmiştir."

'ANCAK KÖLECİ BİR SİSTEMDE MÜMKÜNDÜR!'

ASM çalışanlarının iki yılda bir yapılan tek taraflı sözleşmelerle, güvencesiz çalıştırıldığını belirten Baluken, istismara açık kriterlerle dolu ceza puanları ve bir dönemde alınan 100 ceza puanlarıyla işsiz kalma endişesi taşıyarak uygunsuz mekânlarda, ücretli yıllık izin hakkından yoksun bir şekilde çalıştıklarını da belirtti.

"Söz konusu sağlık emekçileri hafta içi 40 saat ve ek olarak birçok birinci basamak hizmetleri için fazladan çalıştırıldıktan sonra ayrıca ayda en az 8 saat zorla Cumartesi günleri çalıştırmak köleci bir sistemde mümkündür ancak" diyen Baluken, uygulamanın derhal son bulmasını, toplumun sağlık hizmetlerini önemli ölçüde etkileyen birinci basamak sağlık hizmet alanında yaşanan birçok sorunun giderilmesini istedi.