Büyük amacın savaşçısı: Armanç Xaçek

Armanç’tan gelecek nesillere vasiyetti: Kimseye boyun eğmeyin. Özgürlüğünüz için mücadele edin ve sizden sonraki nesillere güzel yarınlar oluşturun. Bunu yaparken kendi ayaklarınızın üzerinde durun ve kendi ayaklarınızla özgürlüğe yürüyün.

ARMANC XACEK

İnsanlık tarihinde adlandırmalar, ilk başlarda tanımlamalar ve birbirine aktarım için kullanılan bir yöntem olarak ortaya çıksa da zaman içerisinde oluşturulan bu tanımlar, isimler olarak yaşamda kullanılmaya başlandı. Son 50 yıla kadar da her toplum, yaşadığı yer eksenli isimlerle çocuklarını adlandırırdı. Gelişen teknik ve teknolojiyle birlikte günümüzde bu isimlendirme, daha farklı bir isim bulma çabasıyla bu tarihsel özden uzaklaşmaya devam ediyor.

Buna rağmen tarihin özünü yaşayan ve yaşatan, büyük amaç savaşçısından Armanc’a dönüşen yoldaşım, kardeşim ve geleceğime yön veren büyük insana...

Tarih 3 Haziran 1988, yer Amed’in Lice ilçesi. İlçede memur olarak görev yapan, aslen Amed’in Piran ilçesinin Xaçek köyünden olan anne ve babanın dördüncü çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Kürdistan’da Apocu gerillaların kök salmaya ve tarihe damgalarını vurmaya başladığı, ilk grupların Amed’de görülmesine denk gelen bir süreçte gözlerini açmıştı. Daha o ilk anlarda farklı biri olacağı hissedilmiş olmalı ki tarihten seslenen bir çağrı gibi bir duyguyla adı Mücahit olarak konulmuştu. Mücahit, yani büyük amaç uğruna savaşan kişi.

Çocukluğunda diğer kardeşlerinden hep farklı olarak göze çarpıyordu. Çok konuşmayan, ancak duygularını derinden yaşayan bir yapısı vardı. Sadeliği ve doğallığıyla diğer akranlarından ayrılıyordu. Ancak o, adının hakkını veren biri olacaktı. O zamanlarda kim bilebilirdi ki yakın aile dostlarının çocuğu ve aynı zamanda akranı olan İlyas’la aynı yolun yolcusu olarak geleceğe birlikte yürüyeceklerini?

Ülkesinin sokaklarında terör estiren sömürgeci polislerle ilk yüz yüze temas... Tarih 21 Mart 1998, yer Amed Batıkent Meydanı. Daha 10 yaşında olmasına rağmen ailesinden habersiz, birkaç arkadaşıyla birlikte Newroz kutlamasına gitme isteği, Newroz alanının yakınında bulunan polisler tarafından engellenmek istendi. Newroz’a katılımını engelleyemeyen polisler ona saldırınca taşlarla karşılık verdi. Aldığı cop darbelerine rağmen onların kurtulmayı bildi. Olaydan yıllar sonra bile o günkü polislerin yüzlerini ve küçük çocuğa büyük bir hışımla saldırmalarını unutmadığını, bir gün geldiğinde o günün hesabını soracağını söylediğinde, “Abim acaba bunu nasıl yapacak?” diye düşünürdüm.

Diğer kardeşlerinden de farklı olarak büyümüştü. İçinde büyüyen intikam duygusunu kontrol etmeyi, akılla hareket ederek zamanı geldiğinde düşmanlarından intikam almaya hazırlanmayı öğreniyordu. Tarih 28 Mart 2006, yer Amed sokakları... Tarihe Amed Serhildanı olarak geçen üç günlük serhildan sürecinde aktif bir şekilde yer aldı. Son anda ölümden kurtulmasına rağmen ölümden korkmayarak, şehit olan yoldaşlarının intikamı için ertesi gün yeniden serhildanda yerini aldı.

Adı Mücahit’ti; yani büyük amaç uğruna savaşan militandı. Pes etmek, korkmak, kendini geri çekmek olmazdı. Adının hakkını vererek yoldaşlarına yoldaş olmalıydı.

2006 yılında çocukluk oyunlarının arkadaşı, akranı İlyas, doğru yolun ne olduğunu pratik olarak göstermiş ve yönünü dağlara çevirmişti. Bu, Mücahit için de artık “Doğru yol nasıl olmalı?” sorusunun cevabı oluyordu. Mesaj alınmıştı; ancak daha yetkin ve faydalı olarak gitmek gerekirdi. Yük kaldırmak lazımdı, onun için de hazır olmak gerekirdi.

Burhanettin Yıldız Endüstri Teknik Lisesi’nde bilgisayar bölümünde okumuştu. Artık pratik işler yaparak öğrendiklerinde derinleşecek, bilgisayar ve teknik konularda yetkin biri olacaktı.

Bir yandan okurken bir yandan da çalışarak kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyordu. Elde ettiği maddi imkanlara rağmen kimliğini ve özünü asla kaybetmeyerek her serhildanda aktif bir şekilde yer alıyordu. Katıldığı tüm serhildanlarda akıllıca hareket edip düşmana darbe vurmasına rağmen hiçbir zaman yakalanmıyor; en ufak bir iz bile bırakmadan çalışmayı öğreniyordu.

Bunun püf noktası, içinde oluşturduğu olgunluk ve sessizlikti. Buna yaptığı teknik işlerin görüntüsü de eklenince hiç kimsenin dikkatini çekmiyordu. Yaptığı işten elde ettiği kimlikle kendisini otonom eylem gücü olmak konusunda eğitiyordu.

İşinde yetkinleşmek ve bu alanda daha da derinleşmek için Mersin Üniversitesinde Bilgisayar Programcılığı okudu ve kendisini daha da geliştirdi. Kurduğu iş yerinde hiç kimseden maddi destek almadan, kendi oluşturduğu imkanlarla kendi ayakları üzerinde durmasını bildi. Kısa sürede Amed’de yaptığı teknik çalışmalardaki başarılarıyla tanındı.

Elde ettiği maddi imkanların etkisine kapılmadı hiç; imkanların peşinden koşmadı, imkanlar oluşturdu. Hep kendi ayakları üzerinde yürümek için gösterdiği çaba artık meyvelerini veriyor, gittiği her ortamda parmakla gösteriliyordu.

Teknik işlerle uğraşan kişilerin büyük kısmında görülen egoist yaklaşım ona bulaşmadı. Gün geçtikçe maddi imkanları daha da artmasına ve çevresinde daha fazla tanınmasına rağmen ilk günkü sadeliğini korumayı başardı.

Bakurê Kurdistan’da bir yandan 2013 yılında başlayan süreç devam ederken, diğer yandan Şengal’de ve Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırıların arkasındaki gücü iyi görmüştü. Tanıştığı ilk gerillalardan biriyle bunu ilk kez paylaşmış, yıllardır içinde taşıdığı intikam duygusunu kısa bir cümleyle ifade etmişti. Zihninde netleşmiş, yüreğinde çelikleşmiş ve sabırla bilenmiş bir intikam iddiasıydı.

EYLEM YAPMAK İSTİYORUM

Paylaşımda bulunduğu yoldaşlarının, bu isteğini gerçekleştirmek için yardımcı olma taleplerine, “Ben keşfi yaptım. Hedefi belirledim” cümlesiyle karşılık vermişti. Eylem için silah ve imkan oluşturulmak istendiğinde ise, “Heval, ben her şeyi ayarladım” demişti. Kendisine verilen eğitimle artık her anlamda hazırdı. Gün, hesap sorma günüydü.

Tarih 27 Eylül 2014, yer Amed merkez, Peyas... Gecenin karanlığını iyi değerlendirmiş, yıllar önce verdiği sözü tutma zamanı gelmişti. Hedefindeki polisleri etkisizleştirdikten sonra yönünü dağlara döndü. Artık Mücahit, 2011 yılında şehit olan Armanç Kerboran yoldaşının adını alarak Armanç olmuş ve kendi köyünün adı olan Xaçek’i de adına eklemişti.

Gerillada kaldığı iki yılda da bu istikrarlı yürüyüşünü sürdürdü. Amed Eyaleti’nde sevilen ve hızla gelişen bir gerilla olmuştu. Gerillada aldığı eğitimlerle kendisini daha da geliştirmiş ve yetkinleştirmişti. Artık sorumluluk alma zamanı gelmişti.

İlk gerillacılık yaptığı Apê Musa alanından Şehit Kendal alanına geçmişti. Alanda yeni olmasına rağmen etkin bir pratiğin sahibi olunca dikkatleri üzerine çekmişti. 24 Eylül 2016 sabahında, yanındaki yoldaşı Rızgar Farqin arkadaşla birlikte operasyon gücüne karşılık verdi. Yaşanan çatışmada yaralanınca yoldaşını gönderdi ve çatışmaya devam etti. Kürdistan tarihine adını yazdıran yiğitlerden biri olarak şehit düştü.

Tarihin bir tesadüfü müdür bilemeyiz; ancak çocukken Lice sokaklarında beraber koşup büyüdüğü, ilk anılarını oluşturduğu arkadaşı İlyas Ölçen-Rızgar Farqin’di. Rızgar’ın 2011 yılında şehadetinin ardından parti saflarına katılarak amcasının oğlunun adını alan Rızgar Farqin (Erhan Ölçen) arkadaşla beraber Lice’nin Licok köyü kırsalında son eylemini gerçekleştirmişti.

Şehadetinin üzerinden koskoca 10 yıl geçti. Büyük mücadelelere şahitlik eden 10 yılın ardından bugünlerde Kürt halkının varlığı kabul edilmiş ve demokratik entegrasyon sürecinin nasıl uygulanacağı tartışılıyor. Kuşkusuz bu süreçte ilişki, çelişki ve mücadele iç içe olacak. Atılan adımlar ve yaşanan gelişmeler bir son değil.

Armanç ve yoldaşlarının kanlarıyla suladığı bu kutsal topraklarda artık gelecek nesillerin kendi kültürleriyle özgürce büyüyebileceği bir gelecek oluşturulacak. Armanç’tan gelecek nesillere vasiyetti: Kimseye boyun eğmeyin. Özgürlüğünüz için mücadele edin ve sizden sonraki nesillere güzel yarınlar oluşturun. Bunu yaparken çağın hastalıklarından biri olan egoizmden kendinizi koruyun, kendi ayaklarınızın üzerinde durun ve kendi ayaklarınızla özgürlüğe yürüyün.

Büyük bir özlem ve sevgiyle yoldaşlarının yüreğinde ve mücadelesinde hep yaşayacaksın.

İlyas Ölçen (Rızgar Farqin): 2011’de Heşete Karakol Baskını’nda şehit düştü.

Erhan Ölçen (Rızgar Farqin): 2 Kasım 2019’da Amed’in Lice ilçesinde şehit düştü.