Komünalist Öğrenci Konferansı: Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı

Komünalist Öğrenci Konferansı, "Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı" şiarıyla Amed'de gerçekleştirildi. Konferansta sık sık, “Bijî Serok Apo” ve “Be Serok jiyan nabe” sloganları atıldı.

Komünalist Öğrenciler, "Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı" şiarıyla ÇandAmed Kongre Merkezi’nde Komünalist Öğrenci Konferansı düzenledi. Konferansa, Kürdistan ve Türkiye kentlerinden gelen üniversite öğrencilerinin yanı sıra yüzlerce genç katıldı. Konferans salonuna Apo'nun dev fotoğrafları ve “Haki’lerin Kemal’lerin kampüslerinden direnişin önderliğine selam olsun”, “Xeta jinê xeta jiyanê ye”,  “Genç başladık genç başaracağız” yazılı pankartları asıldı. 

Konferansta sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Be Serok jiyan nabe” sloganları atıldı. Barış Anneleri İnisiyatifi üyelerinin salona girmesi ile birlikte gençler ayağa kalkarak anneleri alkışladı. Saygı duruşu ile başlayan konferansta, “Çerxa şoreşe” marşı okundu. 

Öğrenciler adına konuşan Hasan Karsu, gençlerin yaşadığı sorunlara işaret etti. Ülkenin her tarafının yağmalandığını ifade eden Karsu, gençlerin böylesi bir durumda sağlıklı bir yaşam sürdürmelerinin imkanının olmadığını belirtti. Ekolojik yıkama özellikle de Kürdistan doğasına yönelik katliama dair örnekler veren Karsu, gençlerin bu konuda kendilerine nasıl bir sorumluluk yüklediklerini sordu. 

Hasan Karsu, konuşmasında şu hususlara dikkat çekti:  “Öğrenci gençliğinin yaratacağı sosyolojiyi küçük görmemeli, iradeleşen gençlerin neler yapabileceğini, tahmin sınırlarını aşabileceğini görmekte fayda var. Gençlik temel inşa gücüdür.  Öncülük misyonu bu kadar derin ve aciliyetini koruyor. 30 bin yıldır kastikleşmiş akıl, hepimize yönelmiştir. Nesneleştirilmek istendiğimiz süreçleri yaşadık. Bu yaşam ancak özgür yaşamaya layıktır. Böylesi bir yaşam olmadığı takdirde ne yaşadığını bilemeyen öğrenci gençliği örgütlenememiş, örgütlü bir yaşamın sahibi olmadığı için özgürleşememiştir. Baskı ve yönelimler artmış, sömürü, mobing dayatılmıştır. Bizler taciz edilip öldürülmüşüz. Fakat bunları bizlere dayatanlar bilmeliler ki bizlerden gençliğimizi alamayacaklar. Milyonların sesi olduğumuzu anlayacaksınız.

Ruh ve amaçlarımızdan sapmadık. Sadece araç ve yöntem değiştirme süreci yaşıyoruz. Bu yeni dönemde tarihsel misyonumuzu pratiğimiz ile birleştirmeliyiz. Biz gençler bize dayatılan sınırları aşan, ülkenin her tarafına koşan, yeri geldiğinde canlı kalkan olup her türlü fedakarlığı gösteren bir devrimci geleneğin taşıyıcılarıyız. Eşit, ücretsiz, anadilinde adil bir kampüs yaratma görevimiz var. Bunun ancak Türkiye’de Kürdistan’ın onlarca üniversitelerinden, liselerinden gelen öğrencilerin başarabileceğini biliyoruz. Yeni dönemde tarihsel süreci iyi okuyup, bundan çıkarılacak dersler ile tarihsel bir çıkış yapabiliriz. Çalışmalarımızı 7-24 pratikte göstermeliyiz. Bunun borcumuz olduğunu belirtmek görevimizdir. Bize dayatılan özel savaş yöntemlerini iyi anlamalıyız. Bu temel tehdittir. Liberalizm, yaşam tarzı özgür yaşam önünde engel olduğunun bilincine varmamız gerekiyor. Bunları okullarda, sokaklarda görüyoruz. Çeteleşme, uyuşturucu, fuhuş ve pek çok şeye acil bir şekilde müdahale etmek gerekiyor.” 

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Nesrin Akgül ise, “Abdullah Öcalan 27 Şubat ile toplumu, hareketi yeniden gençleştirdi. Mahkum yalnızlığa rağmen Kürt Halk Önderi nasıl genç kaldı, biz nasıl genç kalabiliriz? Gençleri, gençliği en çok yıpratan, yaşlandıran hususların başında dogmatizm var. Dogmatizm ilişkileri zedeler, sınırlar. Kalıpları aşarsak genç kalırız. Birlikte, farklılıklar ile yaşama kendimizin dışında olan ile yaşama bizi genç kılar” dedi.

Konferans sinevizyon gösterimi ile sürdü.