NATO tutsağı Halil Yakut’un annesi: Depremzedeyiz ama şimdi bir de yargızede yapıldık!

NATO Zirvesi bahanesiyle 3 aydır tutsak olan Halil Yakut’un annesi Gülten Yakut, “NATO Zirvesi bahanesiyle tutukladıkları oğlumun önüne durup durup eski dosyalarını koyuyorlar. Depremzedeyiz ama şimdi bir de yargızede yapıldık” dedi.

HALİL YAKUT

7-8 Temmuz 2026 NATO Zirvesi öncesi muhalif kesimlere yönelik başlatılan cadı avında tutsak edilenlerden biri de 29 yaşındaki depremezede Halil Yakut’tu. Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Antakya’daki aile evi yıkılan Halil Yakut, 23 Haziran 2026 tarihinde Ankara’ya kilometrelerce uzaktaki Muğla’da “eylem yapacağı” varsayımıyla gözaltına alınarak hukuksuzca tutuklandı. Yakut hakkında aylar sonra hazırlanan iddianamede, NATO Zirvesi öncesi “eylem hazırlığı” varsayımına ilişkin Halk Okulu dergisinde çıkan NATO karşıtı yazılara ve Halkın Sesi TV adlı sosyal medyadaki NATO üsleri hakkındaki paylaşımlarının yanı sıra daha önce yargılandığı ve hatta beraat ettiği dosyalara da yer verilmesi, yargının nasıl da intikam alma mekanizmasına dönüştüğünü gözler önüne serdi. İddianamenin sunulduğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi dosya hakkında yetkisizlik kararı verirken, ANF’ye konuşan Halil Yakut’un annesi Gülten Yakut, “Depremzedeyiz ama oğluma yapılan hukuksuzlukla bizi yargızede de yaptılar” dedi.

Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Antakya’daki aile evi yıkılan Gülten Yakut, oğlu Halil’e yönelik sistematik bir biçimde işletilen düşman hukuku nedeniyle depremin yaralarını sarma vakti dahi bulamadığını vurguladı. Oğlunun, haksızlıklarla, hukuksuzluklarla mücadele ettiği için defalarca tutuklandığını anlatan Yakut, yıllardır ailesine yaşatılan zulme tepkisini, “Depremzedeyiz ama şimdi yargızede de yapıldık” sözleriyle dile getirdi. Oğlunun polis tarafından fişlenmiş olmasından dolayı sürekli hedef olduğunu belirten Yakut, yıllar önce Çağlayan 6 Şubat saldırısı bahane edilerek tutsak edilen oğlu Halil’in şimdi de NATO Zirvesi öncesi “eylem yapacağı” varsayımıyla tam 3 aydır hapis tutulduğuna işaret etti.

‘TATİL İÇİN GİTTİĞİ MUĞLA’YA AYAK BASAMADAN OTOGARDA GÖZALTINA ALINDI’

Oğlu Halil’in 23 Haziran 2026 tarihinde NATO Zirvesi’nin yapılacağı Ankara’dan kilometrelerce uzaktaki Muğla’da gözaltına alındığını anlatan Yakut, “Halil Muğla’ya ayak basamadan otogarda gözaltına alındı. Datça’ya tatil yapmaya gitmişti. Otobüsten iner inmez polis tarafından gözaltına alınarak 3 gün nezarethanede tutuldu. Gözaltı sırasında kendisine NATO zirvesiyle ilgili bir eylem hazırlığı olup olmadığı, Halkın Sesi TV sosyal medya sitelerinde NATO’ya karşı yapılan açıklamalar hakkında bilgisi olup olmadığı soruldu, ilgisinin olmadığını söylemesine rağmen apar topar tutuklandı” dedi. Oğlunun gözaltına alındığı gün, Hatay’da hem kaldıkları konteynerin hem de kirada oturdukları evin polis tarafından eşzamanlı basıldığını belirten Yakut, baskın sırasında evde Parkinson ve Alzheimer hastası olan eşinin bulunduğunu ve ne olup bittiğini hatırlamadığını aktardı.

‘HALİL’İN TUTUKLANMASIYLA HEM İŞLERİMİZ HEM DE TEDAVİSİ YARIDA KALDI!’

Oğlunun tutuklandığında götürüldüğü Muğla E Tipi Hapishanesi’nde tek kişilik tecrit hücresinde tutulduktan sonra İzmir Şakran T Tipi Hapishanesi’ne sevk edildiğini belirten Yakut, “Halil bize yakın olmak için Adana’da bir hapishaneye sevk edilmek için dilekçe yazmıştı ama olmadı, onu İzmir Şakran’a sevk ettiler” diye konuştu. Oğlunun daha önce de hukuksuz bir biçimde tutuklandığını hatırlatan Yakut, “Halil daha önce 6 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’ne yapılan saldırı bahane edilerek tutuklanmıştı. Silivri Hapishanesi’nden zorla Kırşehir Kuyu Tipi Hapishanesi’ne sürgün edilen oğlum, orada tutsaklara dayatılan tecrit koşullarını protesto etmek için süresiz açlık grevine başlamıştı. Açlık grevinin 100. gününde tahliye edildikten sonra hem deprem hakkında hazırlandığı belgesele hem bizim arsa satış işlerimize koşturuyordu, hem de tedavi görüyordu. NATO Zirvesi bahanesiyle yine tutuklanmasıyla hem bizim işlerimiz hem de tedavisi yarıda kaldı” diye tepki gösterdi.

‘ÇOCUĞUMUN ÖNÜNE DURUP DURUP ESKİ DOSYALARINI KOYUYORLAR!’

Oğlunun tutukluluğunun üçüncü ayında iddianamenin çıktığına işaret eden Yakut, iddianamede NATO Zirvesi öncesi eylem hazırlığı varsayımına ilişkin, 6 Şubat sonrası tutuklanmasına gerekçe yapılan aynı yalancı tanıkların suçlama konusu yapıldığına dikkat çekti. İddianamenin sunulduğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı vererek dosyayı Muğla’ya gönderdiğini belirten Yakut, “3 ay bitti ama hâlâ çocuğum içeride ve ne için yattığı da belirsiz. Halil hakkında hazırlanan iddianamede daha önce yargılandığı ve beraat ettiği dosyalardaki itirafçıların yalan beyanlarına tekrar yer vermişler. Oğlumun herhangi bir örgütle alakası yoktur. Her zaman bir bahane bularak çocuğumu hapsediyorlar ve her hapsettiklerinde de durup durup eski dosyaları önüne koyuyorlar. Zaten aynı suçlamalar yönelterek onu tutuklamışın, sonra tahliye etmişin, yargılamaları devam ederken tekrar gerekçeleri öne sürerek bu çocuğu tekrar alıp, tekrar aynı dosyaları gerekçe gösteriyorsun. İnsanı bıktırıyorlar, rahat bırakmıyorlar. Sanki zorla başına iş açmasını istiyorlar. Öfkelendiriyor insanları bu adaletsiz mekanizma” dedi.

‘YILLAR SONRA EĞİTİM HAKKI YİNE GASP EDİLİYOR!’

Çocuğunun eğitim hakkının da gasp edildiğini vurgulayan Yakut, Halil’in yıllar önce yine hukuksuzca tutuklanmasından dolayı eğitiminin yarıda kaldığını, aftan yararlanarak oğlunu tekrar üniversiteye kaydettiğini ancak bir kez daha hapsedildiğini dile getirdi. “Oğlum yine okula gidemeyecek” diye sitem eden Yakut, Tarsus Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü’nde eğitim gören Halil’in, daha önceki yıllarda tutuklanması nedeniyle üniversite kaydının silindiğini, daha sonra çıkan düzenlemeden yararlanarak kaydını yeniden yaptırdığını, okulun 28 Eylül’de başladığını belirtti. Ortada hiçbir sebep yokken, sadece fişli olduğu için oğlunun özgürlüğünün gasp edilmesine tepki gösteren Yakut, “NATO Zirvesi biteli 3 ay oldu. Ama oğlum içerde rehin tutuluyor. Avukatların tutukluluk halinin sonlandırılması için yaptığı başvurular da reddediliyor. Babası yüzde 90 engelli. Parkinson ve Alzheimer hastası. Halil, babasının bakımını üstleniyordu, doktora götürüyordu. Şu anda babasının durumu iyi değil. Ben hep birilerinin yardımıyla onu doktora götürüyorum. Yine bir arsa satış işimiz var, onunla da Halil ilgileniyordu, o satış da yarıda kaldı. Yani hukuksuzluklarıyla bütün bir aileyi mağdur ediyorlar” ifadelerini kullandı.

‘TOPLATMA VAR, TEBLİGAT YOK!’

Oğlu hapsedildikten sonra deprem sonrası yazdığı, “Beton Sizin, Vatan Bizim” kitabına da “sakıncalı” denilerek toplatma kararı çıkarıldığını öğrendiğini belirten Yakut, “Halil yazdığı ‘Liseliler’ ve ‘Beton Sizin, Vatan Bizim’ kitaplarını hapishaneye getirmemi istedi. Kitapları götürdüğümde, ‘Beton Sizin, Vatan Bizim’ kitabını vermemişler. O zaman Halil kitabı hakkında toplatma kararı olduğunu öğrendi. Ona herhangi bir tebligat yapılmamış” dedi.

Oğlu Halil’in bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını isteyen Yakut, “Adil davranacaklarsa, gerçekten hukuku işleteceklerse mahkemeyi beklemeden oğlumu serbest bıraksınlar. Çünkü ortada bir suç yok. Oğlumu bir an önce serbest bıraksınlar ki okuluna gitsin. Zaten onu yeterince mağdur ettiler, daha fazla bunu sürdürmesinler” vurgusunda bulundu.