RIHA UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE
Kürdistan'ın birçok kentinde gençlere yönelik ajanlık tehdidi sürerken, özel savaş politikaları ise uygulanmaya devam ediyor. Son süreçte bu tarz politikaların yoğun yaşandığı ancak gündeme gelmeyen kentlerden biri de Riha(Urfa). Gözaltına alınan gençlerin ajanlık ile tehdit edildiğini yine mahallelerde uyuşturucuya tepki gösterdikleri için gençlerin tutuklandığı kentte yaşananlar sistematik bir şekilde sürüyor.
Yaşanan bu vakalara dair konuşan Riha’lı bir genç hem kendi yaşadıklarını hem de çevresinde bulunan gençlerin özel savaşa nasıl sürüklendiklerini ajansımıza anlattı. Gördükleri karşısında toplumun daha fazla çürümeye maruz kalmaması için örgütlenme çağrısında bulunan T.adlı genç, tanık olduğu olayları tek tek anlattı.
Gençlere yönelik ajanlaştırma, kadınları fuhuşa sürükleme ve uyuşturucu politikalarının özel savaş uygulamaları kapsamında yaygınlaştırıldığını belirten T. gençlerin tehdit, şantaj, para teklifleri ve gözaltılarla baskı altına alınmaya çalışıldığını söyledi.
‘OKUL VE İŞLE TEHDİT EDİLİYORLAR’
Özel savaş politikalarının önemli ayaklarından birinin ajanlaştırma olduğunu belirten T. son dönemde Kürdistan'ın birçok kentinde ve Urfa'da gençlere yönelik ajanlaştırma girişimlerinin arttığını ifade etti. Gençlerin evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve telefon aracılığıyla hedef alındığını anlatan T., “Genç arkadaşlarımız aranarak taciz ediliyor. Kendilerine, ‘Sizin ne yaptığınızı biliyoruz, yanlış yoldasınız. Bu yoldan dönün, aksi takdirde işinizden, sosyal hayatınızdan veya okulunuzdan olursunuz’ denilerek tehdit ediliyorlar” diye konuştu.
‘GÖZALTINA ALINAN BÜTÜN GENÇLERE AJANLIK TEKLİFİ’
Kendisinin de üç kez evinden veya çalıştığı yerden alınarak gözaltına alındığını belirten T. gözaltı sonrasında ajanlaştırma teklifleriyle karşılaştığını söyledi. Kendisine para teklif edildiğini aktaran T., “Bana, ‘Seni bu pisliğin içinden, bu düşünceden ve bu partiden koruyabiliriz. Sana daha konforlu bir hayat sunabiliriz’ denildi. Biz bu teklifleri reddettikten sonra diğer arkadaşlarımıza yönelmeler başladı” ifadelerini kullandı.
Özellikle Urfa'da gençlere yönelik baskıların artması üzerine sivil toplum grupları olarak harekete geçtiklerini belirten T., yaşananları dile getirmelerine rağmen tehditlerin devam ettiğini ve gençlerin korku yaşamaya başladığını söyledi. Gözaltına alınan gençlere yapılan tekliflerin ortak noktasının para olduğunu ifade ederken, özel savaş politikalarının ekonomik sorunları da kullanarak gençleri sistemin bir parçası haline getirmeyi amaçladığını savundu.
‘GENÇLER TELEFONLA TACİZ EDİLİYOR’
Sosyal medya üzerinden sahte hesaplar açıldığını ve yabancı telefon numaraları aracılığıyla tehdit ve tacizlerin sürdüğünü belirten T., konuyu Meclis'e taşıdıklarını söyledi. Bu girişimlerin ardından emniyet görevlilerinin avukatlarla görüştüğünü aktaran T., “Emniyet görevlileri avukat arkadaşlarımızla görüşerek bundan sonra böyle bir şeyin yaşanmayacağını, herkesin kendi düşüncesinde özgür olduğunu ve yürütülen barış sürecinde kimseye müdahale edilmeyeceğini söylediler. Ancak biz bunlara inanmadık. Çünkü her zaman her şeye karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini biliyorduk” ifadelerini kullandı.
Özel savaş politikalarının bir diğer boyutunun genç kadınlar üzerinde kurulan baskılar olduğunu belirten T., fuhuşun Türkiye'nin ve Kürdistan'ın birçok kentinde olduğu gibi Urfa'da da yaygınlaştırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Bu kapsamda 2024 yılında Harran Üniversitesi'nde yaşandığını belirttiği olaylara dikkat çeken T., öğrencilerin üniversite görevlileri, rektör ve öğretmenler tarafından para karşılığında bu tür işlere zorlandığı iddialarını kamuoyuna taşıdıklarını söyledi.
‘PARA KARŞILIĞI FUHUŞA YÖNLENDİRME VAR’
T., “Harran Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerin okulun görevlileri, rektörü ve öğretmenleri tarafından para karşılığında bu tür işlere zorlandığına şahit olduk. Bunları defalarca medyaya taşıdık. Daha fazla gündeme getirmek istediğimizde ise müdahalelerle karşılaştık. Bazı arkadaşlarımız eğitim hayatlarıyla, bazıları işleriyle, bazıları da sosyal yaşamlarıyla tehdit edildi” diye konuştu.
KADIN ÖĞRENCİLER BARINMA SORUNU YAŞIYOR!
Üniversitelerde gençlerin özgür düşüncelerini ifade etmelerinin önünde engeller bulunduğunu belirten T., bir üniversite öğrencisi olarak kadınların karşılaştığı sorunları doğrudan gözlemlediğini ifade etti. Özellikle ekonomik sorunlar ve KYK yurtlarında yer bulunamaması nedeniyle kadın öğrencilerin ciddi barınma sıkıntıları yaşadığını kaydeden T., bazı kadınların tanımadıkları erkeklerle aynı evi paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.
‘ETKİLİ BİR DAYANIŞMA YOK’
Genç kadınların çeşitli suçlara sürüklenerek daha sonra aileleri üzerinden tehdit edildiğini ileri süren T., bu uygulamaların kadınların sosyal yaşamlarına, geleceklerine ve doğrudan yaşam haklarına müdahale anlamına geldiğini belirtti. Bu durumu defalarca gündeme getirdiklerini söyleyen T.,, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının yeterli dayanışma göstermediğini kaydetti. Siyasi partilerin sosyal medya üzerinden tepki açıklamaları yaptığını ancak gençlerle birlikte sahada mücadele yürütmediğini ifade eden T., kendilerine yapılan açıklamaları da eleştirdi. T., “Siyasi kurumlara neden gençlerle bir araya gelip basın açıklaması yapmadıklarını, neden kendi çıkarlarını bir yana bırakıp bu mücadeleye destek olmadıklarını sorduğumuzda, ‘Biz siyasi kurumlarız, biz resmi kurumlarız, elimizden ancak bu geliyor’ yanıtını aldık. Gençleri bu şekilde susturmaya çalışmaları kabul edilemez” diye konuştu.
‘UYUŞTURUCUYA KARŞI MÜCADELE EDEN GENÇLER TUTUKLANDI’
Gençlerin karşı karşıya kaldığı bir diğer önemli sorunun uyuşturucu olduğunu belirten T., uyuşturucu bağımlılığı yaşayan arkadaşlarını bu ortamdan uzaklaştırmak ve yeniden sosyal yaşama kazandırmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. T., “Arkadaşlarımızın yaşadığı mahalleleri gözlemlediğimizde uyuşturucu satışının bazı zehir tacirleri tarafından doğrudan yapıldığını gördük. Polislerin veya emniyetin buna engel olmak için herhangi bir çabasına tanık olmadık. Hatta bazı yerlerde yaşanan olaylara şahit oldukları halde müdahale etmediklerini gördük”. Yine uyuşturucuya karşı mücadele eden gençler gözaltına alınıp tutuklandı” ifadelerini kullandı.
‘MÜCADELE ORTAKLAŞMALI’
T., “Biz gençler olarak hangi düşüncede olduğu fark etmeksizin bütün siyasi partilere yarınlarımızı ve geleceğimizi korumak için çağrıda bulunuyoruz. Gelin, gençliği ve yaşamın her alanında toplumu tehdit eden her şeye karşı birlikte mücadele edelim. Buna müdahale edilmediği sürece durum daha da vahim bir hale gelir. Uyuşturucu, gençlerin yaşamını, hayatını ve bütün toplumu etkiliyor. Bu politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi” diye konuştu.