Roboskili aileler: Faili belli katliamları örtbas etme geleneği sürüyor
Roboskili aileler: Faili belli katliamları örtbas etme geleneği sürüyor
Roboskili aileler: Faili belli katliamları örtbas etme geleneği sürüyor

28 Aralık 2011’de Türk ordusuna ait savaş uçaklarının 34 Kürt gencini katlettiği Roboski’de ailelerin adalet eylemi devam ediyor. Bugünkü eylemde katliama karşı devlete seslenen aileler, mücadele verenleri de selamladı.
Roboskili aileler her Perşembe günü olduğu gibi bugün de Roboski Mezarlığı’nda bir araya geldi. 160 haftadır adalet arayan aileler, 19 Ocak 2007’de Agos gazetesi önünde katledilen Hrant Dink’i unutmadı. Bu haftaki eylemin basın açıklamasını, katliamda kardeşi Salih Encü’yü kaybeden Halide Encü okudu.
Halide Encü, konuşmasına 19 Ocak 2007’de katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink ve 19 Ocak 1993’te Van’da sokak ortasında katledilen gazeteci Orhan Karaağar’ı anarak başladı.
“Özgür basın susturulamaz ve gerçekler katliamlarla kapatılamaz” diyen Encü, faili belli katliamlarda katillerin cezasız kaldığı ve katliamları örtbas etme geleneğinin sürdüğünü söyledi.
14 Ocak günü Cizre’nin Yafes Mahallesi’nde arkadaşı ile oynarken, polis tarafından vurulan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın dosyasına gizlilik kararının getirildiğini hatırlatan Encü, “Polis tarafından hedef gözetilerek katledilen Nihat Kazanhan için her zaman olduğu gibi önce hükümet ‘bizim polisi’miz öldürmez dedi. Daha sonra ise İçişleri Bakan ‘polis yapmış olabilir’ dedi. Biz aslında hükümetin samimi özeleştiri veremeyeceğini deneyimlerimizle bildiğimizden, mahkemenin dosya ile ilgili gizlilik kararı almasını açıkçası yadırgamadık. Çünkü Gezi Direnişi günlerinde polisin kameralar eşliğinde yapmış olduğu açık katliamlar birer birer Sümen altı edilmeye devam ediliyor. Bu katliamlardan biri de dün karara bağlanan ve Emel Korkmaz anamızın ‘Ali’nin canı bu kadar ucuz olmamalıydı’ dediği Ali İsmail Korkmaz dosyasıydı. Adeta polisler tarafından toplu şekilde linç edilerek öldürülürken kameralara yakalanan açık cinayet üç beş yılla geçiştirildi. Bu kararı kabul etmeyip protesto etmek isteyenlere mahkeme önünden başlayarak, her yerde vahşice saldırıldı” dedi.
Bununla da yetinilmeyerek, polislerin iyi hal indirimi dahi aldığına dikkat çeken Encü, Nihat Kazanhan dosyasının da önce güvenlik nedeni ile Batı’ya alınacağını ve tecrit edilip soğumaya alacaklarını vurguladı.
“Bizdeki, Gezi direnişinde ve diğer katliamlarda olduğu gibi katilleri ödüllendirir gibi gülünç cezalar verecekler” diyen Encü şöyle devam etti: “Fakat onlar da şunu iyi bilmeli ki tüm kurumları ele geçirmiş olabilirler. Olsun halkın örgütlü adalet arayışından kimse kaçamaz. Buna en iyi örnek Cumartesi anneleri teşkil ediyor. İnsanlarımızı kaçırabilir, katledebilir ve kendi yargılarınızda bu işi bitirdim gözü ile bakabilirsiniz. Hrant Dink’in katledilmesinden sonra adalet yürüyüşü ile güzel bir slogan oluştu dillerimizde. Biz bitti demeden, bu davalar bitmeyecek. Cumartesi Annelerinden, biz Roboskili ailelere kadar bunu gördüler ve bundan sonra da göreceklerini onlara taahhüt ediyoruz. Sizin ittihatçı ruh ile saldırarak, katlederek ayrıştırmaya çalıştığınız halklar olarak, biz Kürtler, Ermeniler, Rumlar, Türkler, Çerkezler, Aleviler ve sayamayacağımız tüm inanç ve halklar olarak bu adalet ve barış mücadelesi ile tekrar tekrar bir araya geliyoruz. Devletin yürüttüğü bu ayrımcı katliamlara karşı mücadele yürüten tüm yürekleri Roboski’den selamlıyoruz.”