Yüzde 96 engelli, serebral palsi hastası olan İrfan Yılmaz’ın, Adli Tıp Kurumu (ATK) 11. İhtisas Kurulu’nun “Hapishanede kalamaz” raporuna rağmen, infazının ertelenmesi talebi, Marmara 2 Nolu Hapishanesi’nin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı tarafından keyfi bir biçimde engellenmeye devam ediliyor. Tek başına ihtiyaçlarını karşılayamayan ve tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan Yılmaz’ın, infazının ertelenmesi talebinin, “Bağımsız koğuşa gitmediği” bahanesiyle önüne geçen İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın bu kez de “slogan” attığı gerekçesini öne sürerek engellediği ortaya çıktı. ANF’ye konuşan İrfan Yılmaz’ın vasisi Hasan Toğan duruma, “Nereden bakarsanız bu bir ihlal. İrfan abiye düşman hukukundan öte intikam hukuku işletiliyor” diye tepki gösterdi.
‘İRFAN ABİ İÇİN BIRAKIN HAPİSHANEYİ, ORADAKİ SANDALYELER BİLE UYGUN DEĞİL!’
İrfan Yılmaz’ın 15 Eylül Salı günü görüşüne giden vasisi Hasan Toğan, Yılmaz’ın sağlık durumunun hapishanenin kötü ve zorlu koşulları nedeniyle daha da bozulduğuna işaret etti. Hapishanenin tekerlekli sandalye ile dolaşmaya uygun bir mimari yapısı olmadığı için Yılmaz’ın her görüşe gardiyanlar tarafından taşınarak getirildiğini belirten Toğan, “İrfan abi için bırakın hapishaneyi, oradaki sandalyeler bile uygun değil. Görüşteki sandalyelerin ayak desteği olmadığı için İrfan abinin ayakları sürekli aşağı doğru düşüyordu. Koğuş arkadaşlarının kendisi için yaptığı ayaklık da ayaklarını sabit tutmaya yetmedi” dedi.
‘KOĞUŞTAKİ TUVALET ALATURKA OLDUĞU İÇİN İHTİYACINI KARŞILAYAMIYOR!’
Yılmaz’ın bakımının süreklilik arz ettiğini ve bunun hapishane koşullarında çok zor olduğunu vurgulayan Toğan, bu nedenle koğuştaki siyasi tutsakların nöbetleşerek sırayla Yılmaz’ın bakımını üstlendiğini belirtti. Yılmaz’ın 24 saat bakıma muhtaç olduğuna dikkat çeken Toğan, şöyle konuştu: “İrfan abinin yemeğini yemesi, temizliğini yapması, tuvalet ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Koğuşlardaki tuvaletler alaturka olduğu için İrfan abi ihtiyaçlarını o tuvaletlerde karşılayamıyor. O yüzden de günde 5 defa bezinin değiştirilmesi ve değiştirildikten sonra yıkanması gerekiyor. Bulunduğu koğuşta her gün bir kişi onun bakımına endeksli yaşamak zorunda kalıyor. Bu hem İrfan abiye hem de yanında bulunan insanlara eziyet. Ama buna rağmen ısrarla infazının ertelenme talebi keyfi bir biçimde engelleniyor. İrfan abinin hapishanede kalamayacağına dair ATK raporu var ancak bu rapor dikkate alınmıyor. Onun yerine Sarıyer Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’nin tekerlekli sandalyede olan ve hayatını yalnız başına idame ettiremeyen İrfan abi hakkında, “Cezasının ertelenmesi halinde toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturabileceği” şeklindeki tutanağı ve Marmara 2 Nolu Hapishanesi’nin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın çeşitli bahanelerle aldığı ret kararları geçerli sayılabiliyor. Nereden bakarsanız bu bir ihlal. Yüzde 96 engelli olan İrfan abiyi toplum için tehlike olarak addetmek bir ihlal. Kaldı ki İrfan abi, halkın daha iyi yaşayabilmesi, sömürü düzeninin ortadan kaldırılması, insanlığın refaha ulaşabilmesi için yıllardır mücadele ediyor. O zaman sormak lazım; İrfan abinin toplumu bilinçlendirmesinden korkulduğu için mi tehlikeli olarak adlandırılıyor? Çünkü toplumu bilinçlendirecek olanlar bu sistem için tehlikeli olanlar.”
‘50 YILDIR ATILAN SLOGANLAR TAHLİYE İÇİN ENGEL OLDU!’
Toğan, İrfan Yılmaz’ın, Açık Ceza İnfaz Kurumu’na ayrılmasını “Bağımsız koğuşa gitmediği” bahanesiyle reddeden hapishanenin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın, infazının ertelenme talebini de bu kez de slogan attığı gerekçesini öne sürerek engellediğine dikkat çekti. Yılmaz’ı tahliye etmemek için hapishane idaresinin özel olarak uğraştığını kaydeden Toğan, “İdare ve Gözlem Kurulu, şimdi de dönemsel olarak hak gasplarına karşı siyasi tutsakların attığı sloganları öne sürerek İrfan abinin tahliyesini keyfi olarak engelliyor. Bu sloganlar 50 yıldır atılıyor ve bugüne kadar hiç kimseye bu sloganlar nedeniyle disiplin cezası da verilmemiş. Ama İrfan abiye disiplin soruşturması açmışlar. Koğuşta 12 kişi aynı sloganları atmasına rağmen İrfan abiye bu gerekçeyle hem görüş yasağı veriliyor, hem de disiplin cezası almış olması bahane edilerek ‘iyi hali’ olmadığı öne sürülerek tahliyesi için önüne bir engel olarak koyuluyor. İdare ve Gözlem Kurulu’nun bu keyfi kararı nedeniyle tahliyesi 6 ay daha ertelenmiş oldu. 6 ay sonra toplanacak olan İdare ve Gözlem Kurulu bakalım hangi engeli öne sürecek” diye tepki gösterdi.
‘DÜŞMAN HUKUKUNDAN ÖTE İNTİKAM HUKUKU İŞLETİYORLAR!’
Engeli olduğu için hareket edemeyen Yılmaz’ın resmen ağzı olduğu için disiplin soruşturmalarına tabi tutulup, tahliyesinin engellendiğini vurgulayan Toğan, “İrfan abiye başka bir gerekçeyle zaten disiplin soruşturması açamazlar, o yüzden de hak gasplarına karşı slogan atması bahanesini öne sürüyorlar. Düşman hukukundan öte intikam hukuku işletiyorlar. ‘Hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen Halk Okulu dergisinin kağıt üzerindeki yazı işleri müdürü olduğu bahanesiyle hem tutsak ediyorlar, hem de çeşitli sudan bahanelerle tahliyesini engelliyorlar. Yüzde 96 engelli olmasına rağmen İrfan abinin eleştirisine, lafına tahammül edemedikleri gibi attığı sloganı da cezalandırma aracı olarak kullanıyorlar. Bu kabul edilemez. Zaten kendisi de bunu kabul etmiyor. En son görüşte infazın ertelenmesi için ailesinin harekete geçmesini istedi. Tahliyesi için ailesinin Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı'na dilekçe göndermesini ve imza kampanyası başlatmalarını istedi” dedi.
‘İSTANBUL BAROSU VE TTB HENÜZ BİR GİRİŞİMDE BULUNMADI!’
Yılmaz’ın sağlık ve tutukluluk koşullarını gündeme getirenin DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu olduğunu belirten Toğan, ancak daha geniş bir kamuoyu ve basın gündeminin oluşması gerektiğinin altını çizdi. Yılmaz’ın durumuna ilişkin İstanbul Barosu'na ve TTB’ye başvurulmasına rağmen henüz bir girişimde bulunmadıklarını aktaran Toğan, “Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) İrfan abinin sağlığıyla ilgili bilgi vermemize ve bu konuda peşine düşülmesini istememize rağmen bir girişimde bulunmadılar. Ayrıca İstanbul Barosu’na da İrfan abiyi ziyaret etmeleri için başvurduk. Ancak baro da henüz öyle bir girişimde bulunmadı. Yüzde 96 engelli bir insanın bu şekilde hapishanede tutulması konusunda bir söz söylemeliler” dedi.