İstanbul’da kadınlardan Jîna Emînî için eylem
TJA ve DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi, Jîna Emînî’nin katledilmesinin dördüncü yıl dönümünde Şişhane Meydanı’nda bir araya geldi.
TJA ve DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi, Jîna Emînî’nin katledilmesinin dördüncü yıl dönümünde Şişhane Meydanı’nda bir araya geldi.
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Kadın Meclisi, 16 Eylül 2022’de İran’da gözaltında gördüğü işkencenin ardından yaşamını yitiren Jîna Emînî’nin katledilmesinin dördüncü yıl dönümü dolayısıyla İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Şişhane Meydanı’nda açıklama yaptı.
Çok sayıda kadın örgütü temsilcisinin katıldığı eylemde, “Jin, Jiyan, Azadî” pankartı açıldı. Kadınlar, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Rojhilat’ta direnen kadınlara bin selam” ve “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları attı.
Basın açıklamasının Türkçesini TJA Üyesi Dilek Başalan, Kürtçesini ise Kürt Araştırmaları Derneği (Komeleya Lêkolînên Kurdî) Üyesi Rojbin Dağ okudu.
‘KADINLARI SUSTURAMAYAN REJİM İDAMI SİNDİRME ARACINA DÖNÜŞTÜRÜYOR’
Jîna Emînî’nin katledilmesinin kadınların bedenleri, kimlikleri, yaşam biçimleri ve özgürlükleri üzerinde kurulan baskıya karşı tarihsel bir kırılmanın başlangıcı olduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
“İran’da kadınların öncülüğünde sokaklara taşan isyan; kadınların nasıl yaşayacağına, nasıl giyineceğine, hangi dili konuşacağına ve kendi yaşamları hakkında hangi kararları alacağına hükmetmeye çalışan erkek egemen sistemlere karşı güçlü bir direnişe dönüştü. Aradan geçen dört yılda İran’da kadın gazeteciler, insan hakları savunucuları ve ‘Jin, Jiyan, Azadî’ mücadelesinde yer alan kadınlara yönelik baskılar sona ermedi. Gözaltılar, tutuklamalar, ağır cezalar ve idam tehdidi kadınların yaşamını kuşatmaya devam ediyor. Direnişi kıramayan, kadınları susturamayan erkek egemen rejim, idam sehpalarını kadın mücadelesine karşı bir korkutma ve sindirme aracına dönüştürüyor.”
‘SAVAŞ İLE ERKEK EGEMENLİĞİ BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL’
Bölgenin giderek derinleşen militarizmin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın sivillerin yaşamını tehdit ettiği ifade edildi.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“İran makamlarının savaş koşullarında casusluk ve ‘düşmana yardım’ suçlamalarına yönelik cezaları ağırlaştırdığı ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı da bildirildi. Militarizm, milliyetçilik ve kadınların yaşamları ve bedenleri üzerindeki tahakküm farklı coğrafyalarda farklı biçimler alsa da kadınların özgürlüğünü hedef alan ortak mekanizmalar üretmektedir. Bu nedenle kadınların mücadelesini devletlerin ve savaş politikalarının sınırlarına hapsetmiyoruz.”
‘KADINLARIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SINIR TANIMIYOR’
Açıklamada, Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından gelişen kadın mücadelesinin farklı coğrafyalarda ortak bir mücadele hafızası yarattığı vurgulanarak şöyle denildi:
“Jîna’nın ardından yükselen kadın isyanı bize bir kez daha gösterdi ki kadınların özgürlük mücadelesi sınır tanımıyor. İran’dan Rojhilat’a, Rojava’dan Filistin’e, Afganistan’dan dünyanın dört bir yanına uzanan kadın mücadeleleri; birbirinin sesini duyan, deneyimlerinden güç alan ve dayanışmayla büyüyen ortak bir mücadele hafızası yaratıyor.
“Bizler kadınların bedenlerini, kimliklerini ve yaşamlarını denetim altına almaya çalışan erkek egemen sistemlere karşı kadınların örgütlü mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Jîna’nın ardından sokaklarda yankılanan Jin, Jiyan, Azadî; yalnızca bir slogan değil, kadınların kendi yaşamları ve gelecekleri üzerinde söz ve karar sahibi olma iradesinin ifadesidir. Dört yıl önce İran sokaklarından dünyaya yayılan bu söz bugün de kadınların ortak mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.”
Açıklama zılgıt ve alkışlarla sona erdi.