TJK-E, Tahran’da Kürt genç kadın Jîna Emînî’nin ahlak polislerince gözaltına alındıktan sonra katledilmesinin dördüncü yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklamada bulundu.
Açıklamada, “İran ve Rojhilat’ta yükselen ve ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sözleriyle dünyaya yayılan kadın özgürlük mücadelesi bugün hâlâ canlılığını koruyor” denildi.
Kadınlar ve halkların, baskıya, inkâra ve zorbalığa karşı özgürlük, eşitlik, demokrasi ve kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olma iradesini savunmaya devam ettiği vurgulandı.
İran devletinin toplumsal muhalefeti, özgürlük ve demokrasi taleplerini bastırma politikalarına dikkat çeken TJK-E, “Rojhilat ve İran’daki kadınlar, ağır baskı koşullarına rağmen örgütlenmelerini güçlendirmeye ve mücadele alanlarını genişletmeye devam ediyor. İdama karşı yürütülen kampanyalar İran sınırlarını aşarak uluslararası dayanışmanın konusu haline geliyor; kadınların özgürlük mücadelesi dünyanın farklı yerlerindeki eşitlik ve özgürlük mücadeleleriyle birleşiyor” diye belirtti.
Açıklamada “Jin, Jiyan, Azadî”nin, Kürt kadın özgürlük mücadelesinin Rojava devrimiyle birlikte geniş kitlelere ulaşan ve Rojhilat’taki kadın direnişiyle daha da evrenselleşen güçlü bir ifadesi haline geldiği vurgulandı.
TJK-E, “Kadın kırımlarına ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı dünyanın dört bir yanında yükselen kadın mücadeleleri ve kadın hareketleri, “Jin, Jiyan, Azadî”nin taşıdığı özgürlük fikrinden güç ve ilham almaktadır” diye ekledi.
Kadınların kendi yaşamları, bedenleri ve gelecekleri üzerinde söz sahibi olma talebinin ertelenemeyeceği ve pazarlık konusu yapılamayacağı kaydedilen açıklamada “Kadın özgürlüğünün olmadığı bir toplumda gerçek demokrasiden, eşitlikten ve özgürlükten söz edilemez” vurgusu yapıldı.
Açıklama şu ifadelerle son buldu: “Bugün ihtiyaç duyulan şey sessizlik değil, daha güçlü bir dayanışmadır. İdam politikalarına, siyasi baskıya ve kadınların iradesini hedef alan her türlü uygulamaya karşı ses yükseltmek; İran ve Rojhilat’taki kadınların mücadelesini görünür kılmak ve bu mücadeleyi dünya kadınlarının ortak özgürlük mücadelesiyle buluşturmak her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.”