İsveç’te 13 Eylül’de yapılan parlamento seçimlerinde iktidardaki sağ koalisyon ile merkez sol muhalefet arasında başa baş bir yarış yaşandı.
Seçim otoritesinin oyların 6 bin 195 seçim bölgesinden 6 bin 312’sinde sayılmasının ardından açıkladığı geçici sonuçlara göre, Sosyal Demokratların lideri Magdalena Andersson’un başını çektiği merkez sol blok, 349 sandalyeli Riksdag’da 176 sandalye elde etti. Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki sağ blok ise 173 sandalyede kaldı.
Aradaki farkın çok az olması nedeniyle kesin sonuçların, yurt dışında yaşayan seçmenlerin oylarının da sayılmasının ardından çarşamba günü açıklanması bekleniyor.
AŞIRI SAĞ HÜKÜMETE GİREBİLİR
Seçim sonucunun İsveç’in Avrupa Birliği ve Ukrayna yanlısı dış politikasında büyük bir değişikliğe yol açması beklenmiyor. Ancak Kristersson’un yeniden iktidara gelmesi halinde hükümetin göç politikalarının daha da sertleşebileceği belirtiliyor.
Kristersson, seçim kampanyası sırasında aşırı sağcı İsveç Demokratları’na hükümette bakanlık verme ihtimalini gündeme getirdi. Kökleri neo-Nazi hareketine dayanan parti, Kristersson hükümetini bugüne kadar dışarıdan desteklemişti.
İsveç Demokratları’nın lideri Jimmie Åkesson’un partisinin, kamu yayıncısı SVT için yapılan sandık çıkış anketine göre yaklaşık yüzde 17 oy alması bekleniyor. Bu oran, partinin 2022 seçimlerindeki sonucuna göre yaklaşık 3 puanlık düşüş anlamına geliyor.
Sağ seçmenlerin bir bölümü, hükümetin suçla mücadele ve göç politikalarının desteklenmesi gerektiğini savunurken, bazı seçmenler ise aşırı sağın hükümete dahil edilmesinin ülke açısından sınırların aşılması anlamına geldiğini düşünüyor.