GÖRÜNTÜLÜ

Bir hakikat savaşçısı olarak Ali Haydar Kaytan

3 Temmuz 2018 tarihinde şehit düşen Kürt Özgürlük Hareketinin öncü isimlerinden Ali Haydar Kaytan’ın (Fuat) yılmaz bir hakikat savaşçısı olarak halkının hafızasına kazındı.

ALİ HAYDAR KAYTAN

Dünyanın soluduğu zaman, izlerle doludur.
Zaman sessiz sedasız da yaşanır, anlam peşinde dolu dolu da…

Yaşadığı zamanı anlamla dolduranlar,
ardıllarına öyküler devreder.
Hakikatin peşinde bir ömür devirenler,
zamana seslenen dervişlerdir.
Onlardan geriye kalanlar,
isimleri gibi zamana kazınır.

Kürtlerin son yarım asırlık tarihi; zamana, toprağa, vicdanlara ve zihinlere kazınmış hikayeler bütünüdür

Kutsallıklar, kahramanlıklar ve fedailiklerle doludur.

Binlercesinin hikayesi bu topraklarda gizlidir.

Ali Haydar Kaytan, yaşama anlam katan bu hikayelerin en başında gelir.
Kurucu, lider, adanmış bir ömrün taşıyıcısı…
Hakikatin peşinde koşan bin yaşında bir derviş…
Kutsalları için silah kuşanmış kadim zamanların şövalyesi…
Özgür bir yaşam için dağlara yol almış bir gerilla…
Ve dağların kaybolan anahtarını yeniden bulup halkının ellerine tutuşturan tutkulu bir devrimci…

Ali Haydar Kaytan, 1951 yılının yılbaşı günü, Haydaran aşiretinden Ali ve Gülizar Kaytan’ın ilk çocuğu olarak Dersim’de dünyaya geldi. O aşiret, Dersim Katliamı döneminde teslim olmayı reddetmiş, silah kuşanıp direnmiş ve sürgünlükler yaşamıştı.


Yoksulluk ve zorluklarla geçen bir çocukluk dönemi yaşadı. İlkokulu ailesinden uzakta, Hakis köyünde okudu. Ortaokul ve liseyi ise Erzurum’da bitirdi.

Ardından 1971’de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devrimcilerle tanıştı. Kendisi bu yılları, devrimcilik öncesi aşama olarak adlandırıyor.

70’li yılların Türkiyesi’nde devrimci gençlik hareketi aktifti ve biz de etkileniyorduk. Özellikle de Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan isimleri semboldü. O yıllarda henüz Önderlikle tanışmamıştım ama kendisinden bahsedildiğini duyuyordum. Okulun en başarılı öğrencilerindendi. Bir protesto gösterisinin ardından tutuklanmış ve 7 ay Mamak Askerî Cezaevi’nde kalmıştı. Cezaevinden yeni çıktığı günlerde tanıştık. Önderlik, benimle konuşmak istediğini söyledi. 2-3 saat süren bir konuşma, Kürt ve Kürdistan gerçeğiyle yüzleşmemi sağladı.

Bu olay, Ali Haydar Kaytan’ın hakikat yolculuğunun ilk adımı oldu. Ardından Kemal Pir ve Haki Karer ile tanıştı.

1973 Mart sonu veya Nisan başlarıydı sanırım. Çubuk Barajı yakınlarında az sayıda arkadaş bir araya geldik. Önderlik bizimle görüşlerini paylaştı. Hepimiz onun düşüncelerine katıldık. Açıkça bize ideolojik bir grup olarak hareket edeceğimizi söyledi ve sorumluluklar yükledi. Buna göre her birimiz, gruba yeni kişiler kazandırmakla sorumluyduk.

Bu toplantıdan sonra Apocu grubun üye sayısı her geçen gün arttı. 1977 Nisan ayında çalışmalar Kürdistan’a taşındı. Ali Haydar Kaytan; Dersim, Bingöl, Karakoçan ve Elazığ’da çalışmalar yürüttü. Bazı zamanlar Antep’e giderek Haki Karer’in çalışmalarına da katıldı. Haki Karer’in 18 Mayıs 1977’de katledilmesi, Apocu grubu bir yol ayrımına getirdi.

Haki arkadaşın şehadeti hepimizi derinden sarstı. Önderlik bana bir not yolladı. Onun anısına bir yazı yazmamı istedi. Hazırladığım yazı Kürdistan’ın tümünde dağıtıldı. Önder Apo, Haki’nin şehadetinin karşılıksız kalmaması konusunda kararlıydı. Ama yöntemi konusunda bizden farklı düşünüyordu. Şehadete cevap olmak konusunda hepimizden daha fazla bir yoğunlaşma ve arayış içindeydi. İşte partileşme kararı bu arayış sonucunda ortaya çıktı.

Partileşme kararının pratikleştirilmesine yönelik hazırlıklarda Ali Haydar Kaytan da yer aldı.

Önder Apo öncülüğünde Kemal Pir, Mazlum Doğan, Mehmet Hayri Durmuş ve Ali Haydar Kaytan’dan oluşan grup, parti programını hazırladı. İlk hazırlık toplantısı da Elazığ’da gerçekleşti. Bu toplantıda Ali Haydar Kaytan, askerî komiteye seçildi.

27 Kasım 1978’de PKK’nin kuruluş kongresi gerçekleşti. Böylelikle Ali Haydar Kaytan da son yarım yüzyıla damgasını vuran PKK’nin kurucu grubu arasında yerini aldı. 12 Eylül darbesiyle birlikte Ortadoğu sahasında Önder Apo’nun yanına geçti.

1980lerin ortalarında Avrupa sahasına geçen Ali Haydar Kaytan, Almanya’da tutuklandı ve 5 yıla yakın cezaevinde kaldı. Yeniden ülkeye dönen Kürt Özgürlük Mücadelesinin en amansız dönemlerinde gerilla alanında mücadele yürüttü.

1990lı yılların sonlarında Avrupa sahasında çalışma yürüten Ali Haydat Kaytan, Önder Apo’ya yönelik uluslararası komplonun ardından yeniden ülke sahasına geçti ve 3 Temmuz 2018 günü şehit düştüğü ana kadar devrim yürüyüşünü sürdürdü.

Ali Haydar Kaytan’ın yaşamı bir toplumun özgürlük yürüyüşünün serüvenidir.
Nefes nefese sürer…

Ali Haydar Kaytan, bu yürüyüşün en önlerindeydi.

Bitmeyen bir heyecan, coşku ve bağlılıkla hep ileriye yürüdü.

Her anına anlam katma arayışıyla geçen bir ömür…

Söze bağlılığın donattığı bir öncü…

Bir politikacı, bir gerilla, bir aydın, bir şair…

Ama hep bir hakikat savaşçısı…