Demokratik Dil Kurumları tarafından "Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve" şiarıyla düzenlenen Kürt Dil Konferansı, "Kürtçenin hukuki statüsü", "Anadilde eğitim" ile "Kültür ve Medya" başlıklı oturumlarla devam etti.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi Kürt Dil Komisyonu Eşsözcüsü Mehmet Emin Gökdemir'in moderatörlüğünde gerçekleşen ilk oturumda, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Cahit Kırkazak, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı ile hukukçu Ekrem Koçbaşı konuştu.
KÜRTÇEYE ANAYASAL GÜVENCE ÇAĞRISI
Anadil hakları ve dünyadaki uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cahit Kırkazak, dilin yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda ortak hafıza ve kimliğin taşıyıcısı olduğunu söyledi. Tarih boyunca Kürtçenin sistematik biçimde hedef alındığını belirten Kırkazak, Kürtçenin eğitim dili olmasının engellendiğini ve kamusal yaşamdan dışlandığını ifade etti.
KCK davalarında anadil mücadelesiyle önemli kazanımlar elde edildiğini hatırlatan Kırkazak, "Bugün şiarımız dili yalnızca korumak değil, yaşatmak olmalıdır" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de değinen Kırkazak, hükümetin somut adım atmadığını belirterek, demokratik ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
‘ANAYASA DEĞİŞTİRİLMELİ’
Cemile Turhallı ise Kürt sorununun aynı zamanda dil sorunu olduğunu belirterek, mevcut anayasal düzenin Kürtçeyi kamusal yaşamın dışına ittiğini ifade etti.
1924, 1961 ve 1982 anayasalarının tek dil anlayışını benimsediğini dile getiren Turhallı, Kürtçe üzerindeki yasal engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Turhallı, "Anayasa mutlaka değiştirilmeli ve dilimiz yasal güvence altına alınmalıdır. Belediyelere de bu konuda yetkiler verilerek Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önü açılmalıdır" dedi.
‘ANADİLDE EĞİTİM DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR’
Hukukçu Ekrem Koçbaşı da uluslararası hukukta anadil haklarına ilişkin düzenlemeleri değerlendirdi. Anadilde eğitim hakkının temel bir hak olduğunu belirten Koçbaşı, devletin yurttaşlara kendi dillerinde eğitim olanağı sunmakla yükümlü olduğunu, azınlık topluluklarına yönelik pozitif ayrımcılık politikaları geliştirmesi gerektiğini söyledi.
‘ANADİLDE EĞİTİM LÜKS DEĞİL’
Konferansın ikinci oturumunda anadilde eğitim konusu ele alındı. Eğitim Sen 3 No'lu Şube Eşbaşkanı Gülser Sargül'ün moderatörlüğündeki oturumda, Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Resul Geyik, akademisyen-yazar Übeydullah Pilatin ve yazar Feride Akturan konuştu.
Konuşmacılar, çocukların eğitimlerini anadillerinde almalarının akademik başarıyı ve toplumsal aidiyeti güçlendirdiğini belirterek, çok dilli eğitim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Feride Akturan, "Anadilde eğitim bir lüks değil, temel bir hak ve ulusal bir taleptir" dedi.
KÜLTÜR VE MEDYANIN ROLÜ
Gazeteci Mehmet Şahin'in moderatörlüğünde yapılan "Kültür ve Medya" başlıklı son oturumda ise KASED Başkanı Saliha Ayata, sanatçı Veysi Varlı ve gazeteci Ferhat Akıncı konuştu.
Saliha Ayata, dil ile kültürün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, Kürt kültürünün yüz yılı aşkın süredir baskılara rağmen varlığını koruduğunu söyledi.
Veysi Varlı da müziğin Kürtçenin yaşatılmasında en güçlü araçlardan biri olduğunu ifade etti.
Gazeteci Ferhat Akıncı ise Belçika'da yaşamını yitiren gazeteci Bayram Balcı'yı anarak başladığı konuşmasında, Özgür Basın'ın Kürtçenin gelişiminde okul ve akademi işlevi gördüğünü söyledi.
Akıncı, Kürtçenin toplumsal yaşamın her alanında kullanılması gerektiğini belirterek, basın emekçileri ve dil kurumlarının bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Soru-cevap bölümünün ardından sona eren konferans, yarın da devam edecek.