İran’da dağcı ve müzisyen Ali-Sina Mustafavi idam edildi

İran’da 38 yaşındaki dağcı ve müzisyen Ali-Sina Mustavafi idam edildi. İnsan hakları örgütleri, Mustavafi’nin zorla itirafa sürüklendiğini belirtirken, yetkililer yargılama süreci ve sunulan deliller hakkında ayrıntı vermedi.

İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı’nın çarşamba günü aktardığına göre, Kirmanlı 38 yaşındaki Ali-Sina Mustavafi idam edildi. İnsan hakları örgütleri, idamdan bir gün önce Mustavafi’nin hücre hapsine alınmasının ardından infazının yakın olabileceği uyarısında bulunmuştu. Cezaevi yetkililerinin ailesiyle iletişime geçerek son görüşme için çağrıda bulunduğu bildirilmişti. 

Sporcuların haklarını savunan Human Rights for Sports örgütü de dağcı ve müzisyen Mustavafi’yi idam riski altındaki sporcular listesine almıştı. İnsan hakları örgütleri, Mustavafi’nin itirafa zorlandığını belirtmişti. 

Mizan Haber Ajansı, Mustavafi’yi Kirman’da sivillerin yaralandığı silahlı saldırıları düzenlemekle suçladı. 

Haberde, saldırıların İran Prensi Rıza Pehlevi ve İsrail’e destek amacıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. 

Mizan ayrıca Mustavafi’nin savaş sırasında vurulan bölgeleri görüntülediğini ileri sürdü. Ancak ajans, yargılama sürecine veya mahkemeye sunulan delillere ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İran makamlarının sistematik ve keyfi bir şekilde muhalifleri ve protestocuları yargılamak için casusluk, ulusal güvenliğe karşı suçlar, silahlı isyan, “Allah’a düşmanlık” ve “yeryüzünde bozgunculuk” gibi suçlamalara başvuruyor. İnsan hakları örgütleri, bu suçlamaların muhalifleri güvenlik tehdidi olarak göstermek ve idam cezalarına gerekçe oluşturmak için kullanıldığını ifade ediyor.

Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Birleşmiş Milletler uzmanları, bu tür suçlamalarla verilen bazı idam cezalarının ciddi adil yargılanma ihlalleri içeren süreçlerin ardından uygulandığını belgeledi. Bu vakalarda sanıkların avukata erişiminin kısıtlandığı ve işkence altında alındığı öne sürülen itirafların kararlara dayanak yapıldığı bildirildi.

İnsan hakları örgütleri, bu koşullarda verilen çok sayıda idam kararının keyfî ve siyasi saiklerle alınmış olabileceği uyarısında bulunuyor. Örgütler, İran makamlarının suçlamalarının bağımsız biçimde doğrulanmış gerçekler olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurguluyor.