100 bini aşkın öğrencinin eğitim hakkına gasp

Şam, Rojava’da 14 yıldır sürdürülen Kürtçe eğitim kazanımını hedef aldı. Kürtçeyi seçmeli derse indiren karar, 100 bini aşkın öğrencinin eğitim hakkını tehdit ederken, halkın tepkisi büyüyor.

ROJAVA'DA ANADİLDE EĞİTİM

“Ez kurdim, zimanê min Kurdî ye”, “Zimanê me nasname, çand û rûmeta me ye”, “Mafê me ye em bi zimanê xwe fêr bibin”, “Em zimanê xwe dixwazin”, “Bê ziman jiyan nabe” ve “Wê zimanê Kurdî her zindî bimîne…”

Hesekê, Kobanê, Dirbêsiyê, Tirbespiyê, Qamişlo, Amûdê, Çilaxayê, Dêrik, Til Temir ve birçok şehrin sokaklarında 27 Ağustos’tan beri bu sloganlar yükseliyor. Öğrenciler ve öğretmenler günlerdir ellerinde pankartlarla yürüyüş düzenliyor, Kürtçe eğitimin temel hak olduğunu vurguluyor. Eylemlerde en çok göze çarpan ise Rojava Devrimi’nde şehit düşen savaşçıların çocukları. Onlar da Kürtçenin sadece sıradan bir ders ya da ev dili değil; kimlik, kültür ve geleceğin dili olduğunu vurguluyor. Dile kolay, Rojava’da 14 yıl içinde bir milyondan fazla öğrencinin anadilinde eğitim gördüğü bir “dil devrimi” yapıldı. Ancak bu dil devrimi şimdilerde Şam’daki geçici hükümet tarafından yok edilmek isteniyor.

Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, çıkardığı kararnameyle Özerk Yönetim okullarında verilen Kürtçe eğitimi iptal ederek yerine 3 saatlik seçmeli dersi yürürlüğe koydu. Kararın duyurulmasıyla öğrenciler, öğretmenler ve veliler eyleme geçti, öğrenciler okulları boykot ediyor. Çünkü Kürtçe eğitimin sınırlandırılmasının aynı zamanda Kürt halkının hafızasını silmek ve yeni nesli asimile etmek olduğunu biliyorlar.

ÇOCUKLARA YAPILMIŞ BÜYÜK HAKSIZLIK

Peki, Rojava’da Kürtçe eğitim deneyimi nasıl başladı, nasıl büyüdü ve bundan sonra ne olacak? Bu soruların yanıtını almak için konuştuğumuz Özerk Yönetim Eğitim Komitesi Eşbaşkanı Semira Hec Elî, “Her şeyden önce Şam’ın kararı çocuklara yapılmış büyük ve telafi edilemez bir haksızlık” diyor. Ve Şam’a kararını derhal geri çekmesi veya düzenleme yapması çağrısı yapıyor.

KÜRTÇENİN YOLCULUĞU

Rojava Devrimi’nin başladığı 2012 yılında, Kürtler Saziya Zimanê Kurdî (Kürt Dil Kurumu) etrafında örgütlenerek BAAS rejiminin baskılarına rağmen Kobanê’den Efrîn ve Dêrik’e kadar Kürtçe akademiler açtı. Aynı yıl Amûdê’de geniş katılımlı bir Kürtçe Dil Konferansı düzenlendi. Kürtçe eğitim verecek öğretmenleri yetiştirme ve okullar açma kararı alındı.

SZK, 11 Ağustos 2013’te Şehîd Ferzat Kemenger adıyla Efrîn’de ilk dil ve edebiyat akademisini açtı. Bu akademide onlarca öğretmen yetiştirmeye başladı. SZK ve Rojava Öğretmenler Birliği öncülüğünde Ekim ayında ilk Kürt Dil ve Edebiyatı Enstitüsü Şehîd Viyan Amara adıyla açıldı. Qamişlo’da ise dil, tarih ve Kürt edebiyatı için Celadet Bedîrxan Akademisi, Kobanê’de ise Şehîd Viyan Amara Enstitüsü hizmete girdi.

2014’te 21 Ocak’ta Cizîr Kantonu, 27 Ocak’ta Kobanê Kantonu ve 29 Ocak’ta ise Efrîn Kantonu’nun ilan edilmesiyle Kürtçenin eğitim dili olması ve bölgedeki tüm okullarda öğretilmesine karar verildi. 2016’da artık okullarda tüm sınıflarda Kürtçe eğitim verilmeye başlandı. Kürtçenin yanı sıra Arapça ve Süryanice de resmi eğitim dilleri olarak kabul edildi.

MÜCADELE DOLU BİR SÜREÇTİ

Devrimin başından bu yana dil çalışmalarına katılan Semira Hec Elî, 14 yıllık emeği, “Çok önemli, duygusal ve mücadele dolu bir süreçti. Çok zorluk yaşadık ancak büyük bir mutluluk da vardı. Düşünün Kürt çocukları ilk kez anadilinde konuşuyor, okuyor ve yazıyordu” sözleriyle özetliyor.

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara’nın kararıyla Kürtçenin verilen emeğe rağmen seçmeli ders olarak okutulmasının dayatılmasına tepki gösteren Semira Hec Elî, şöyle devam ediyor: “Eğitim Bakanlığı ile çok sayıda görüşme yapıldı. Her görüşmede seçmeli değil, resmi ve temel eğitim dillerinden biri olması gerektiğini belirttik. Ancak verilen karar karşısında şaşkınlık yaşadık.”

SAHADA TEPKİLER BÜYÜK

Kürtçe eğitim için her gün yapılan eylemlere değinen Semira Hec Elî, şunları ekliyor: “Karar hem öğrencileri hem de halkı öfkelendirdi. Yıllardır anadilinde eğitim gören çocuklar nasıl bir anda Arapça eğitim alsın? Bakın biz iki dile karşı değiliz. Rojava’da Arapça 3-4 saat ders zaten veriliyordu. Ayrıca Süryanice dersler de vardı.”

Semira Hec Elî, Şam’ın öğrencileri Arapça eğitim görmeye zorladığını belirterek, “Şam, merkezi sistemi istiyor. Ancak eğitim alanı diğer alanlar gibi değil. Her kurumu merkezi sistemin içine alamaz. Dayattığı andan itibaren sokaklarda tepkiyle karşılaştı. Kürtler kararı reddediyor. Dahası bu öğrencilere büyük haksızlık” diyor.

Çocukların anadillerinde eğitim görmesi, kimliğini ve kültürünü koruması için binlerce şehit verildiğini ifade eden Semira Hec Elî, şu an sahada yaşananları özetliyor: “Karar geri çekilinceye veya düzenlemeler yapılıncaya kadar eylemler sürecek. Öte yandan, öğrencilerin de eğitimlerinden geri kalmamasını istiyoruz. Bunun için neler yapacağımız konusunda tartışmalar yürütüyoruz.”

BİNLERCE ÖĞRENCİ MAĞDUR

Semira Hec Elî, Şam’ın kararıyla kaç öğrencinin eğitiminden geri kalarak mağdur olduğu sorumuza şu yanıtı veriyor: “Kobanê’de 45 bin, Cizîr Bölgesi’nde ise 60 bin 485 öğrenci bulunuyor. Yani 100 bini aşkın öğrenciye haksızlık ediliyor. Cizîr Bölgesi Eğitim Komitesi, Hesekê Vilayeti bünyesinde çalışmalarını yürütüyor. Kobanê ise henüz sisteme entegre olmadı. Bunun yanı sıra üniversiteler düzeyinde ise sadece Rojava Üniversitesi için tartışmalar yürütülüyor ancak Kobanê Üniversitesi için şu ana kadar tartışmalar yapılmadı. Yine Efrîn’e dönen öğrenci sayısı net değil. Geri dönüşler farklı bölgelerden yapıldığı için net bir rakam veremiyoruz. Ancak Şam’ın kararı Efrîn’de de geçerli olacak. Bu da önümüzdeki haftalarda netleşecek.”