Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Yürütme Konseyi, Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve ardından Kobanê’de yaşanan, 8 kişinin yaşamını yitirmesine ve 18 kişinin yaralanmasına neden olan olaylara ilişkin açıklama yaptı. KNK, yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için açık, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.
KNK Yürütme Konseyi’nin açıklaması şöyle
“Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve katiller tarafından cinayetin vahşi bir biçimde gerçekleştirilişine ilişkin görüntülerin sanal medya ağlarında paylaşılması, halkımız arasında büyük bir şok ve öfkeye neden olmuştur.
Rojava Kürdistanı’nın birçok kent ve ilçesinde halk gösterileri düzenlendi. Bu gösterilere katılanlar, vahşi olayı kınayarak adaletin sağlanmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.
Bu olay çerçevesinde Kobanê’de yaşananlar sonucunda, Şam’a bağlı güçler ve Türkiye yanlısı gruplar tarafından bazı göstericilerin takip edilip gözaltına alınması ve Halep Cezaevi’ne götürülmeye çalışılması; ardından Kobanê Cezaevi ve çevresinde yaşanan ve 8 kişinin yaşamını yitirmesine, 18 kişinin de yaralanmasına yol açan olaylar, aralarında durumu ağır olanların da bulunduğu yaralıların durumu açısından son derece tehlikeli bir gelişmedir.
Bu durum acilen durulmasını, ciddi bir sorumluluk üstlenilmesini ve ayrıca olayların tüm açıklığıyla ortaya çıkarılması, sorumluların belirlenmesi ve olaya katıldığı doğrulanan herkesin hesap vermesinin sağlanması için açık, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesini gerektirmektedir.
Tüm yaralılara sağlık ve acil şifalar diliyor; şehitler için rahmet, ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Aynı zamanda halkımıza, kendilerini kontrol etmeleri, azami düzeyde dikkatli ve sorumlu davranmaları, kamu ve özel mülkleri korumaları ve öfkenin kaosa, yıkıma ya da iç çatışmalara dönüşmesine izin vermemeleri çağrısında bulunuyoruz. Gösteri düzenlemek ve tepkiyi dile getirmek meşru bir haktır; ancak kaos çözüm değildir. İnsanların ve mülklerinin korunması ortak bir sorumluluktur.
Ayrıca ilgili tüm hükümet ve güvenlik güçlerine, gerilimin nedenlerinin çözüme kavuşturulması, mevcut dayatmalardan uzaklaşılması ve gerilimin tırmandırılmaması için sorumluluklarını her yönüyle üstlenmeleri, provokasyonlardan ve güç kullanımından uzak durmaları, bölge halkıyla sorumluluk ve saygı temelinde ilişki kurmaları ve gerilimin nedenlerinin çözülmesi için ciddi diyalog kanallarını açmaları çağrısında bulunuyoruz.
Rûsipîlere, toplumsal şahsiyetlere, Kürt partilerine ve bölgenin sorumlularına gerçek rollerini oynamaları; gerilimin yatıştırılması, kontrol altına alınması ve toplumsal barışın korunmasına katkıda bulunmaları çağrısında bulunuyoruz.
Şu anda hepimiz, herkesin akıl ve anlayış dilini öne çıkarmasını gerektiren hassas bir aşamadayız. Provokasyonlardan, ani reaksiyonlardan, kaos ile şiddetin içine sürüklenmekten uzak durulmalı; öfke ortamını toplumun güvenliğini ve huzurunu bozmak amacıyla kullanmak isteyen herkesin önüne geçilmelidir.
Bunun için tüm gerçeklerin açığa çıkarılması ve suç ile ihlallerden sorumlu olduğu doğrulanan herkesin hesap vermesi yönündeki çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.
Tüm taraflara sakin olmaları, kendilerini kontrol etmeleri, toplumsal barışı korumaları, kamu ve özel mülkleri korumaları ve kamu yararını diğer tüm hesapların üzerinde tutmaları çağrısında bulunuyoruz."