Fransa’nın başkenti Paris’in Villiers-le-Bel banliyösünde, Şehîd Derwêş Kop Gençlik Komünü öncülüğünde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998’de başlatılan Uluslararası Komplo’nun yıl dönümü dolayısıyla yürüyüş düzenlendi. Gençlerin ve çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, komplo ve tecrit politikaları kınanırken, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin mesajlar verildi.
Villiers-le-Bel Tren Garı önünde bir araya gelen kitle, “Güneşimizi Karartamazsınız” şiarıyla düzenlenen eyleme, şehitler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından basın açıklaması okundu.
Açıklamada, Önder Apo’nun özgürlüğünün Kürt halkının özgürlük mücadelesinin temel taleplerinden biri olduğu vurgulanarak, “Önder Apo özgür olmadan bu devrimci mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz ve her zaman alanlarda olacağız. İlgili kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunuyor, rol ve sorumluluklarını bir an önce yerine getirmelerini istiyoruz. Umut Hakkı’nı hayata geçirin ve devletlerin suç ortağı olmayın” denildi.
Açıklamada ayrıca, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Önder Apo’ya ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne yönelik hakaret ve saldırılar kınandı.
Basın açıklamasının ardından yürüyüşe geçen kitle, “Bijî Serok Apo”, “Liberté pour Öcalan” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarını attı. Yürüyüşte, “Çözümün adı da yolun anahtarı da Önder Apo’dur!” yazılı pankartın yanı sıra Önder Apo’nun flamaları taşındı.
Yürüyüşün ardından Villiers-le-Bel Kürt Toplum Merkezi önünde Enternasyonalist Gençler adına konuşma yapıldı.
Konuşmada, Kürt halkının özgürlük mücadelesine destek verilmesinin nedenlerinden birinin Fransa’nın tarihsel sorumluluğu olduğu belirtildi. Fransa’nın, bir Kürt devletinin kurulmasına yönelik projeleri sonuçsuz bırakan Lozan Antlaşması’nı imzalayan ülkelerden biri olduğu hatırlatılan konuşmada, Fransa’nın NATO üyeliği ile Türkiye’yle sürdürdüğü diplomatik, ekonomik ve stratejik ortaklıklar üzerinden Kürt halkına yönelik baskı sisteminin bir parçası olduğuna dikkat çekildi.
Fransa’nın kendisini insan haklarının ve halkların kendi kaderini tayin hakkının savunucusu olarak tanımladığına dikkat çekilen konuşmada, bunun aynı zamanda bir sorumluluk ve tutarlılık meselesi olduğu ifade edildi.
Önder Apo’ya yönelik Uluslararası Komplo’nun 28’inci yılına girildiği belirtilen konuşmada, Fransa’nın da çeşitli Batılı ülkelerle birlikte yürütüldüğü ifade edilen ve Önder Apo’nun esaretiyle sonuçlanan süreçteki rolüne işaret edildi. Önder Apo’nun 27 yılı aşkın bir süredir devam eden tutsaklığı ve tecridinin, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde karşı karşıya kaldığı yalnızlığın bir yansıması olduğu kaydedildi. Konuşmada, Kürt halkının Kürdistan, Ortadoğu ve ötesi için umut veren bir siyasi model oluşturmaya çalıştığı belirtilerek, devam eden barış sürecine dikkat çekildi.
Eylem, 10 Ekim’de saat 14.00’te Espace Venise’de düzenlenecek halk toplantısına katılım çağrısı ve atılan sloganlarla sona erdi.