Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yaklaşan El Niño hava olayının kayıtlara geçen en güçlü döngülerden biri olabileceği uyarısında bulundu.
UNICEF’in yayımladığı verilere göre 2026-2027 döneminde etkili olması beklenen El Niño, dünya genelinde yaklaşık 100 ülke ve bölgede 347 milyondan fazla çocuğun yaşamını etkileyebilir.
Aşırı yağışlar, seller, kuraklık ve sıcaklık artışlarının çocukların sağlığını, eğitimini, güvenliğini ve gelişimini tehdit edeceği belirtildi.
UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, “Çocuklar için El Niño bir hava olayından çok daha fazlasıdır. Yerinden edilmenin, yetersiz beslenmenin, su kıtlığının ve salgın hastalıkların artması anlamına gelebilir. Okullar kapanabilir, aileler daha ağır ekonomik zorluklarla karşılaşabilir” dedi.
EN FAZLA ÇOCUK ASYA-PASİFİK BÖLGESİNDE RİSK ALTINDA
UNICEF verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1,1 milyar çocuk hâlihazırda kuraklık, aşırı sıcaklık ve sel gibi en az üç iklim tehdidine aynı anda maruz kalıyor.
Yaklaşan El Niño döngüsünden en fazla Asya-Pasifik bölgesinin etkilenmesi bekleniyor. Bölgede yaklaşık 190 milyon çocuk risk altında bulunuyor.
Doğu ve Güney Afrika'da 41 milyon, Latin Amerika ve Karayipler'de 41 milyon, Avrupa ve Orta Asya'da 22 milyon, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da 20 milyon, Batı ve Orta Afrika'da ise 20 milyon çocuğun iklim kaynaklı afetlerden etkilenebileceği tahmin ediliyor.
Kolombiya, Papua Yeni Gine, Fiji ve Filipinler gibi ülkelerde kuraklığın tarımsal üretimi azaltması ve ciddi su kıtlığına yol açması beklenirken, Somali başta olmak üzere Afrika Boynuzu'nda aşırı yağışlar ve sellerin yaşanabileceği belirtiliyor.
UNICEF, özellikle çatışma ve insani krizlerin sürdüğü Afganistan ve Çad gibi ülkelerde çocukların çok daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
171 MİLYON ÖĞRENCİNİN EĞİTİMİ AKSADI
UNICEF, iklim krizinin çocukların eğitimine yönelik etkilerine de dikkat çekti.
Verilere göre yalnızca 2025 yılında aşırı hava olayları nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 171 milyon öğrencinin eğitimi kesintiye uğradı.
Yaklaşan El Niño döngüsünün de kuraklık, sel ve diğer afetler nedeniyle okulların kapanmasına, devamsızlığın artmasına ve çocukların eğitimden kopmasına yol açabileceği belirtildi.
UNICEF İstatistik ve İzleme Müdürü Rohini Sampoornam Swaminathan, iklim kaynaklı eğitim kesintilerinin çocukları şiddet, sömürü ve çocuk yaşta evlilik gibi risklere daha açık hale getirdiğini söyledi.
Kız çocuklarının bu süreçten daha ağır etkilendiğini belirten Swaminathan, “Kız çocukları okulu bıraktığında geri dönme olasılıkları erkek çocuklarına göre daha düşük oluyor” dedi.
AFETLER HER GÜN 20 BİNDEN FAZLA ÇOCUĞU YERİNDEN ETTİ
UNICEF’in aktardığı verilere göre 2016-2023 yılları arasında hava olaylarıyla bağlantılı afetler nedeniyle her gün ortalama 20 binden fazla çocuk yerinden edildi.
Özellikle sellerin yoğun yaşandığı bölgelerde ailelerin evlerini terk etmek zorunda kalmasının çocukların korunma, sağlık ve beslenme koşullarını daha da kötüleştirdiği belirtildi.
Geçici barınma merkezlerindeki kalabalık koşulların da çocuklar açısından yeni güvenlik ve sağlık riskleri yarattığı kaydedildi.
UNICEF'TEN HÜKÜMETLERE ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI
UNICEF, afet risklerini azaltmak ve önleyici tedbirler almak için harcanan her 1 doların, afet sonrası iyileştirme maliyetlerinde 15 dolara kadar tasarruf sağlayabileceğini açıkladı.
Buna rağmen insani yardım kaynaklarının yüzde 1'inden azının afetler yaşanmadan önce alınacak önlemlere ayrıldığı belirtildi.
UNICEF, hükümetlere, uluslararası bağışçılara ve insani yardım kuruluşlarına, El Niño'nun etkileri ağırlaşmadan harekete geçme çağrısında bulundu.
Özellikle engelli çocukların eğitim, sağlık ve beslenme hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Swaminathan, afetlere yönelik kaynakların çoğunlukla felaket yaşandıktan sonra harekete geçirildiğine dikkat çekerek, “Dayanıklılık oluşturmak yalnızca altyapı ve erken uyarı sistemleriyle ilgili değildir. Çocukların ihtiyaç duyduğu hizmetleri ve kurumları güçlendirmek, bazı toplulukları iklim krizine karşı çok daha savunmasız bırakan eşitsizliklerle mücadele etmek de gerekiyor” dedi.