‘Barış sürecinin kalıcı hale gelmesi atılacak yasal adımlara bağlı'

Siyasetçi Hüseyin Yılmaz, "Demokratik Toplum ve Barış Süreci"nin kalıcı hale gelmesinin demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve atılacak yasal adımlara bağlı olduğunu belirterek, yeni dönemin toplumsal ve hukuki zemininin oluşturulması gerektiğini söyledi

HÜSEYİN YILMAZ

Temmuz ayı sonunda Meclis gündemine gelmesi beklenen yasal düzenlemelerle birlikte "Demokratik Toplum ve Barış Süreci"nin yeni aşaması siyasetin en önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam ediyor. Kürt halkının beklentileri, demokratik çözümün yasal zeminin oluşturulmasına yönelik tartışmaları, sürecin geldiği aşamayı ve bundan sonraki yol haritasını siyasetçi Hüseyin Yılmaz, ANF’ye değerlendirdi.

PKK'nin kendisini feshetmesi ve silahlı mücadeleyi sona erdirme kararıyla başlayan yeni dönemin tarihsel bir kırılma olduğuna işaret eden Yılmaz, bunun elli yıllık mücadelenin ardından alınmış stratejik bir karar olduğunu söyledi. Önder Apo’nun çağrısı doğrultusunda atılan bu adımın sıradan bir gelişme olmadığını belirten Yılmaz, “PKK'nin ilk kez silahlarını yakması ve silahlı mücadeleyi sonlandırması, tarihsel bir kararın ötesinde son derece önemli ve değerli bir adımdır” dedi.

Bu kararın yalnızca örgütsel bir tercih olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bunun Kürt sorununun demokratik ve siyasal yöntemlerle çözümünü esas alan yeni bir stratejiyi ifade ettiğini kaydetti. Artık silahlı mücadele yerine demokratik siyasetin, barışçıl yöntemlerin ve toplumsal mücadelenin öne çıktığını ifade eden Yılmaz, Kürt halkının demokratik haklarının bu zemin üzerinden elde edilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Sürecin ortaya çıkış koşullarına da değinen Yılmaz, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin ve bölgedeki siyasal-toplumsal dengelerin bütünlüklü biçimde değerlendirilmesi sonucunda bu stratejik kararın alındığını belirtti. Kararın partisel değil, Kürt sorununun demokratik çözümünü esas alan tarihsel bir perspektifin ürünü olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu yeni dönemin doğru anlaşılması gerektiğini vurguladı.

Gelinen aşamada İmralı'da devlet heyeti ile Önder Apo arasında görüşmeler gerçekleştirildiğini hatırlatan Yılmaz, özellikle silah bırakanların demokratik yaşama katılımının önünü açacak yasal düzenlemelerin hazırlanmasının önem taşıdığını dile getirdi. Diyalog kanallarının geliştirilmesini olumlu bulduklarını ifade eden Yılmaz, sürecin bundan sonraki aşamasında hukuki zeminin oluşturulmasının belirleyici olacağını söyledi.

Devletin bugüne kadar süreci gerektiği gibi değerlendiremediğine işaret eden Yılmaz, Önder Apo’nun başlattığı sürecin devlet tarafından halen tam anlamıyla kavranamadığını vurguladı.  Sürecin bu kadar geciktirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Yılmaz, demokratik çözüm yönünde atılması gereken adımların daha fazla ertelenmemesi gerektiğini ekledi.

Sürecin başarıya ulaşmasının Kürt toplumunun ve demokratik Kürt siyasetinin örgütlü gücüyle mümkün olacağını belirten Yılmaz, bu nedenle Türkiye'de, Kürdistan'da ve diasporada demokrasi güçleriyle birlikte geniş bir demokrasi cephesinin oluşturulmasının önemli olduğunu söyledi. Devletin demokratik çözüm doğrultusunda adım atmasının ancak toplumsal mücadelenin güçlenmesiyle mümkün olacağını dile getiren Yılmaz, bu doğrultudaki çalışmaların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Devletin artık Kürt sorununu inkar ve imha politikalarıyla çözemeyeceğini görmek zorunda olduğunu vurgulayan Yılmaz, geçmişte uygulanan politikaların sonuç vermediğini hatırlattı. Bir an önce gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini, yıllardır mücadele içerisinde yer alan insanların demokratik yaşama katılımının sağlanmasının sürecin en önemli başlıklarından biri olduğunu ifade etti.

Kürt sorununun çok boyutlu ve karmaşık bir mesele olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Kürt toplumunun da sürece ilişkin gerçekçi bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi. Önder Apo’nun ortaya koyduğu paradigmanın Kürtlerin kimlik hakları, anadilde eğitim ve Kürt sorununun bütün yönleriyle çözümünü kısa sürede gerçekleştireceği yönünde bir beklenti oluşturmaması gerektiğini belirten Yılmaz, bunun uzun soluklu bir başlangıç süreci olduğunun görülmesi gerektiğini belirtti.

Önemli olanın bu paradigmanın yaşam bulması olduğunu ifade eden Yılmaz, anayasal ve yasal düzenlemelerin bugünden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlayacak ve herkesin demokratik yaşama eşit biçimde katılımını güvence altına alacak adımların atılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Kürt toplumunun bugün geçmişe göre çok daha güçlü bir siyasal ve toplumsal bilinç düzeyine ulaştığına işaret eden Yılmaz, "Artık Kürtler eski Kürtler değildir" diyerek, bugünkü kazanımların uzun yıllara yayılan mücadele, emek ve fedakarlıklarla elde edildiğini kaydetti.

Geçmişte Kürtlerin inkar edildiğini ve imhaya dayalı politikaların uygulandığını hatırlatan Hüseyin Yılmaz, bugün artık kimsenin Kürtleri inkar edemeyeceğini belirtti. Aynı şekilde imhaya dayalı siyasetlerin de sonuç üretmeyeceğini, halkların savaştan ve çatışmadan beslendiği anlayışların geride bırakılması gerektiğini söyledi.

Demokratik çözüm stratejisinin hayata geçirilmesi için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, gerekli yasal düzenlemelerin daha fazla geciktirilmeden yaşama geçirilmesi çağrısında bulundu.