Son dönemde, özellikle suça karışan çocuklara yönelik yürütülen kampanyaların ardından, AKP tarafından 14 Temmuz'da Meclis Başkanlığı'na sunulan yasa teklifi Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Teklifin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'nun gündemine gelmesi bekleniyor.
18 maddeden oluşan yasa teklifi, yedi ayrı kanunda değişiklik öngörüyor. Teklife göre, 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet hapis cezası verilmesinin önü açılıyor. Düzenleme bununla da sınırlı kalmıyor. Mevcut yasada yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan ceza indirim oranları da değiştiriliyor. Buna göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren fiillerde ceza süresi 12-15 yıldan 13-18 yıla çıkarılıyor. Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise ceza süresi 9-11 yıldan 10-12 yıla yükseltiliyor.
Teklif ayrıca, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş arasındaki çocuklar bakımından yaş indiriminin uygulanmamasının da önünü açıyor. Bu düzenleme, söz konusu yaş grubundaki çocukların müebbet hapis cezası alabilmesinin önünü açıyor.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Veysel Demirkaya, AKP'nin hazırladığı yasa teklifini ve olası sonuçlarını ajansımıza değerlendirdi.
Yasa teklifinin yalnızca çocukları değil, ailelerini de cezalandırmayı hedeflediğini belirten Demirkaya, “Halihazırda Meclis’te görüşülen yasa tasarısında çocuklara verilecek cezalarda arttırım yapılması isteniyor. Aynı zamanda aileleri de sorumlulukları çerçevesinde cezalandırılmak isteniyor” dedi.
Teklifin, kamuoyunda "taş atan çocuklar yasası" olarak bilinen düzenlemeyle benzer yönler taşıdığını ifade eden Demirkaya, şöyle devam etti:
“Taş atan çocuklar yasası çok daha özel bir yasaydı. O dönemde yurttaşlar hak ve taleplerini demokratik bir biçimde sokakta dile getirmekteydi. O yasa tasarısıyla, çocukların tek başına veya aileleriyle birlikte katılacağı demokratik kitle yürüyüşleri engellenmek istenmekteydi. Çünkü bu yürüyüşler görkemli gösteriler ortaya çıkarıyordu. Şu an Meclis’te tartışılan yasa teklifi ile daha önce ‘taş atan çocuklar yasası’ olarak bilinen yasanın ortak özelliği ise, ceza tehditleri yoluyla çocukların korku ikliminde büyümesini sağlayarak itiraz eden bir neslin yetişmesini engellemeye çalışmasıdır. Aynı zamanda son görüşülen yasa tasarısında devlet, kendi yükümlülüğünde olan çocukları koruma ödevini yerine getirmeyerek, hedef şaşırtıp aileyi ve çocuğu sorumlu kılmaktadır.”
‘SUÇUN FİİLİ YALNIZCA ÇOCUKTAN KAYNAKLANMIYOR’
Çocuklara ağır cezalar verilmesinin olumlu bir sonuç doğurmayacağını vurgulayan Demirkaya, şunları kaydetti:
“Çocuklara daha ağır cezalar verilecek olması, çocukların suç işlemesinin önüne geçmeyecek. Zira çocuğun suç işlemiş olduğu fiil yalnızca çocuktan kaynaklanmamaktadır. Çocuk, çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Kaliteli eğitime ulaşabilme olanağı, ekonomik sebepler, yaşadığı ortamın güvenli ve sağlıklı olması ile güncel politikaların yarattığı koşullar, çocukların suç işlemesine sebep olan faktörlerdir. Bu etkenlerin ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesinde en büyük görev devlete düşmektedir. Devletin cezayı arttırmak yerine, Çocukların suç işlemesine sebep olan etkenleri ortadan kaldırması daha gerçekçi olacaktır.”
‘Suça sürüklenen çocuk’ kavramının doğru olmadığını belirten Veysel Demirkaya, şunlara dikkat çekti:
“Çocuğun suç kavramıyla birlikte anılmasının doğru olmadığı kanaatiyle, ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramı yerine ‘kanunla ihtilafı bulunan çocuk’ demek daha doğru olacaktır. Çünkü çocuğun suç işlemesi yalnızca kendisinden kaynaklanmamakta, çevresel faktörler de etkili olmaktadır. Bu sebeple ‘kanunla ihtilafı bulunan çocuk’ kavramı daha doğru bir tanımlama olacaktır.”