GÖRÜNTÜLÜ

‘Barışı hiçbir halktan ve kültürden bağımsız düşünemeyiz’

Kadınlar Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına ilişkin konuşan Neşe Toprak: “Barışın toplumsallaşmasını hiçbir halktan, kültürden ve toplumsal kesimden bağımsız düşünemeyiz. Kadınlar bir araya geldiklerinde çok önemli işler başarabilirler."

NEŞE TOPRAK

Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken kadınlar, süreci ve barış deneyimlerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansında buluşan yüzlerce kadın; kültürel, siyasi ve toplumsal alanda yaşanan sorunları ele aldı. Kürdistan ve Türkiye’nin farklı kentlerinden kadınların katıldığı konferansta, kadınların barış süreçlerindeki rolü ve yürüttükleri çalışmaların yanı sıra ekoloji ve anadil başlıkları da tartışıldı.

Konferansa kültür alanından katılan Ressam Neşe Toprak, konferansın atmosferini ve ortaya çıkan sonuçları değerlendirdi. Barışın toplumsallaşmasının bütün halkları ve toplumsal kesimleri kapsaması gerektiğini belirten Neşe Toprak, kadınların, kültürün, ekolojinin ve anadil mücadelesinin süreçteki önemine dikkat çekti.

Konferansın, kadınların süreçteki özneliğini somutlaştırmak amacıyla düzenlendiğini belirten Neşe Toprak, yaklaşık iki aylık hazırlık sürecinin ardından 82 çağrıcı grubun öncülüğünde gerçekleştirildiğini aktardı. Türkiye’nin birçok kentinden ve Avrupa’dan katılımcıların yer aldığı konferansta, halkların kendi dillerini, kültürlerini ve medeniyetlerini özgürce yaşayabilmesi için mücadele eden kadınların bir araya geldiğini kaydetti.

‘BARIŞ BÜTÜN HALKLARI KAPSAMALI’

Konferansın yoğun bir katılımla ve heyecan verici bir atmosferde gerçekleştiğini belirten Neşe Toprak, Kürt halkının yıllardır maruz kaldığı asimilasyon ve savaş politikalarının sona ermesi yönündeki beklentinin yeni sürece dair umut yarattığını ifade etti. Yaklaşık on yıllık kesintinin ardından yeniden gündeme gelen tartışmaların önemine işaret eden Neşe Toprak, toplumsallaşmanın ne anlama geldiği, hangi alanlarda nasıl çalışmalar yürütülebileceği ve barışın topluma nasıl taşınabileceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını söyledi.

Konferansta siyasetçi kadınların katıldığı oturum ve panellerin düzenlendiğini aktaran Neşe Toprak, siyasal barışın nasıl inşa edileceği ve toplumsal yaşama nasıl yansıtılacağı konularının ele alındığını belirtti. Farklı mücadele alanlarından kadınların deneyimlerini paylaştığını ifade eden Neşe Toprak, kültür ve ekolojinin de toplumsallaşmanın temel bileşenleri arasında yer aldığını vurguladı.

Ekolojinin de konferansın önemli gündemlerinden biri olduğunu söyleyen Neşe Toprak, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma çerçevesinde değerlendirmeler yapıldığını kaydetti. Kürdistan'da doğanın yağmalanmasına ve ekolojik tahribata dikkat çeken Toprak, şöyle konuştu:

“Ekolojiyi toplumsal barıştan bağımsız düşünemeyiz. Çünkü toplumsallaşma dediğimiz şey yaşamın bütün alanlarını kapsıyor. Kültür de ekoloji de kadın özgürlüğü de yaşamın bir parçası. Üzerinde yaşadığımız topraklardan faydalanıyoruz, dolayısıyla ona sahip çıkmalı ve doğayı korumalıyız.

Konferansta özellikle Kürdistan'da doğanın yağmalanması, ekolojik sorunlar ve bunlara karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiği üzerinde durduk. Daha iyi bir yaşamı, doğanın nasıl korunabileceğini ve ekolojik yaşamın nasıl geliştirilebileceğini tartıştık.”

‘HER HALK KENDİ ANADİLİNDE EĞİTİM ALABİLMELİ’

Kültürün barışın toplumsallaşmasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Neşe Toprak, anadil ve anadilde eğitim hakkının konferansta öne çıkan başlıklardan biri olduğunu söyledi.

Kürt kültürü ve sanatı alanında emek veren insanlar olduklarını belirten Neşe Toprak, “Biz kendimizi yalnızca sanatçı olarak değil, daha çok kültür alanında emek veren insanlar olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle kültürü de barıştan ve toplumsallaşmadan bağımsız düşünemeyiz. Özellikle anadil ve anadilde eğitim hakkı üzerinde çok tartışıldı. Her halkın kendi anadilinde eğitim alabilmesi gerektiğini ifade ettik” dedi.

Kürt halkının mücadelesinin diğer halkların dil ve kültür mücadelelerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade eden Neşe Toprak, sözlerini şunları belirtti:

“Biz yalnızca Kürtler için mücadele etmiyoruz. Dili, kültürü ve varlığı yok sayılmaya çalışılmış, asimilasyona maruz bırakılmış bütün halkların mücadelesini önemsiyoruz. Hemşinceyi yaşatmak için mücadele eden arkadaşımızın talepleri de bizim için önemliydi. Kürtler, Kürt siyasetçileri ve kültür alanında çalışan emekçiler olarak bu konuda dayanışma içinde olacağımızı, kendilerine destek sunacağımızı dile getirdik.”