PAJK, şehit düşen gerilla komutanı Dîlan Şirnex’i andı
PAJK Koordinasyonu, “32 yıl boyunca büyük bir emek ve fedakarlıkla Özgürlük Mücadelesini sürdüren ve şehadete ulaşan” gerilla komutanı Dîlan Şirnex’i andı.
PAJK Koordinasyonu, “32 yıl boyunca büyük bir emek ve fedakarlıkla Özgürlük Mücadelesini sürdüren ve şehadete ulaşan” gerilla komutanı Dîlan Şirnex’i andı.
Yazılı bir açıklama yapan PAJK Koordinayonu, “kadın ordulaşmasının öncü komutanlarından” Dîlan Şirnex’i anarak, ailesine ve yurtsever Botan halkına başsağlığı dileğinde bulundu. PAJK, Dilan Şirnex'in yakalandığı kanser hastalığı sebebiyle tedavi gördüğü 17 Eylül 2026 günü sırada şehitler kervanına katıldığını bildirdi.
Açıklamada şunlar ifade edildi: “Kürt halkının ve kadınların var oluş mücadelesinde kahraman şehitlerimizin özgür yaşam duruşları ve mücadeleleri tarihsel hafızada silinmez izler bırakmıştır.
Kürdistan’ın yiğit evlatları, halkımıza karşı geliştirilen inkârcı, asimilasyonist, soykırımcı politikalara karşı durarak özgürlük hareketine katılım sağlamışlardır. Onurlu ve dürüst yaşamın yolunun gerilla saflarına katılıp mücadele etmekten geçtiğine inanarak özgürlük yürüyüşlerini sürdürmüşlerdir.
Kürt kadınları sömürgeciliğin ve egemen erkek sisteminin uygulamalarını bilince çıkardıkça saflara akın etmişlerdir. Önder APO’nun yaratmış olduğu özgürlük ruhunu hissederek, bilinçlenerek güçlü bir yürüyüşün sahibi olmuşlardır. Önder APO; özgürlük, eşitlik isteyen her kadının arayışlarına bir ışık ve umut olmuştur.
Botan Kadınları da bütün Kürt kadınları gibi özgürlük saflarına büyük bir cesaret, emek, fedakârlık ve derin bir yurtseverlikle katılmışlardır. Botan; yurtseverliğin, direnişin tarihsel mekanıdır. Özgürlük saflarına katılan Botan’lı kadınların mücadelesi, direnişi, yurtseverliği tüm Kürdistan’da ulusal kimliğini yeniden canlanmasında ve serhildanların gelişmesinde öncü rol oynamıştır.
Dolayısı ile Kürdistan’da özgürlük ve direniş damarının canlı kalmasında Botan’lı kadınların mücadelesi belirleyici olmuştur.
Botan’ın direnişçi özüyle bütünleşen ve yaşamını özgürlük mücadelesine adayan Dîlan Şirnex yoldaşımız, 32 yıl boyunca büyük bir emek ve fedakarlıkla Özgürlük Mücadelesini sürdürmüş ve şehadete ulaşmıştır. Bizler de kadın ordulaşmamızın öncü komutanlarından olan Dîlan yoldaşın yoldaşları olarak başta değerli ailesi olmak üzere tüm halkımıza, yurtsever Botan halkına başsağlığı diliyor, Önder APO’yla buluşma amacını başaracağımızın sözünü yeniliyoruz.
Şehadete ulaşan Dîlan Şirnex yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
Kod Adı: Dîlan Şirnex
Adı soyadı: Rabia Barınç
Doğum Tarihi ve Yeri: 1977/Şırnak
Anne-Baba Adı: Zeliha-Abdurrahman
Katılım Tarihi ve Yeri: 1994/Zaxo
Şehadet Tarihi: 17-09-2026
1977 yılında Botan’da doğup büyüyen Dîlan yoldaşımız Botan halkının öncü, direnişçi ve mücadeleci özelliklerini içselleştirerek, köklerine bağlı kalmıştır. Kapitalist sistemin kadını köleleştiren, hiçleştiren, dört duvar içine hapseden saldırıları karşısında öfkesi büyük ve inancı güçlüdür her bir Kürt kadının. Heval Dîlan da öz gücüyle her şeyi başarabileceğini Botan kadınlarından, özelde de annesinden öğrenir. Bu yüzden özgür yaşamda ısrar eder ve arayışlarını her geçen gün daha da büyütür. Henüz yaşça küçük olmasına rağmen yaşam karşısında sorumlu ve aynı zamanda arayışları da oldukça güçlüdür. Kadim topraklarda varlık savaşı veren Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen imha saldırılarıyla da daha çocuk yaştayken tanışır. 90’lı yıllara gelindiğinde Önder APO öncülüğünde gelişen Kürt Özgürlük Mücadelesi tüm Kürdistan’da olduğu gibi Botan halkında da özgürlük umutlarını yeşertmiş ve adeta PKK’yle yeniden diriliş başlamıştı. Önder APO ve PKK, Kürt halkının, tüm kadınların yönünü verdiği özgürlük dergahıydı. Bu yüzden, Türk devleti inkar ve imha saldırılarını gün geçtikçe arttırıyor, köyleri yakıyor, katliam politikalarıyla özgürlük umutlarını kurutmayı hedefliyordu. Heval Dîlan’ın ailesi de 1992 yılında bu saldırılar sonucunda Başûrê Kurdistan’a Zaxo’ya göç etmek zorunda bırakılan ailelerdendir. Yine 1992 yılında Güney savaşından kaynaklı KDP’nin baskıları da aile üzerinde çoğalmıştır. Yaşanan tüm bu saldırılar karşısında artık kendi zamanının geldiğine inanan Dîlan yoldaşımız, büyük bir kararlaşma düzeyine ulaşarak 1994 yılında PKK’ye katılma kararı vererek, yönünü Kürdistan dağlarına döner.
1994 yılında parti saflarına katılan Dîlan yoldaşımız da Gülbaharların, Çiçeklerin, Rojin Gewda’ların direniş mirasını taçlandırma çabasında olup her anını hakikat arayışçılığı temelinde yaşamıştır.
Katıldığı 90’lı yıllar Kürdistan’da köy boşaltma-yakmaların, faili meçhullerin, katliamların ve göçertilmenin yaşandığı dönemlerdi. Dîlan arkadaşımız böylesi inkar-imha politikalarının sürdüğü bir dönemde Kadın olarak özgürlük umutlarına, halkının özgürlük hayallerine cevap olabilmek için yaşamını halkına feda ederek gerillalaşmada amansız bir mücadelenin sahibi olmuştur.
JIN JIYAN AZADÎ felsefesiyle örgütlü ve özgür yaşamın tohumlarını eken kadınlar, tarihin derinliklerinden günümüze kadar sadece toplumsallığın oluşumuna kucak açmakla kalmamış aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün savunuculuğunu da büyük bedeller ödeyerek yapmış ve yapmaya devam etmektedirler. Ömrünü halkının özgürlük mücadelesine adamış olan Dîlan arkadaş da, inançla, sevgiyle ve emekle yoğrulmuş iradesiyle Kadın Özgürlük Hareketi’mizin öncü komutanlarından olmuştur. Bu anlamda Botan’ın direniş dolu coğrafyası ve tanrıçaların taht kurduğu Kürdistan dağları efsanevi bir komutanı bağrında büyütmüş ve yoldaş olmuştur.
Bu anlamda Kürdistan dağlarında yeniden doğuşu yaşadığına inanıyordu heval Dîlan. Çünkü bu topraklar, destansı direnişlerle beraber özgürlük hayallerinin gerçekleştiği mekanlardı. Heval Dîlan da bu coğrafyanın kalbinde yeniden doğuşu yaşamış, buradan aldığı güçle Demokratik Toplumun inşasında büyük bir fedakarlık ve emekle mücadele vermiştir. Ve bu temelde her anında halkların, kadınların özgür yaşam mücadelesine olan inancıyla yaşamıştır.
Kürt kadınının hem partileşme hem ordulaşma mücadelesinde Dîlan arkadaşımızın emeği büyük olmakla birlikte 32 yıllık devrimci yaşamının her anını arayışçısı olduğu özgür yaşam için adamıştır. 1997 yılında yaralanmasına rağmen dur durak bilmeden, adımlarını daha da güçlendirerek yaşamayı ilke edinmiştir. Askeri ve ideolojik çalışmaların yanı sıra sağlık çalışmalarında da kendini geliştiren Dîlan yoldaşımız mücadelenin her alanında yer almayı ve layık olmayı kendine ilke edinmiştir.
Dîlan Yoldaşımız Botan’dan Behdinan’a, Kandil’den Zap, Heftanin ve Soran alanına, Maxmur’dan Rojava Kürdistan’ına kadar direnişin her parçasında mücadeleyi büyütme kararlığına sahip bir komutan olmuştur.
Parti merkez okullarında, edindiği askeri tecrübeleri ideolojik birikimle tamamlama arayışına giren Dîlan yoldaşımız 1999 yılında gördüğü PJKK eğitiminde ve 2016 yılında gördüğü PAJK Zeynep Kınacı Akademisinde, özellikle kadın bilinci, kadın sevgisi ve cins mücadelesinde yaşadığı sorgulamaları zirveye çıkartarak, bilince ulaştırma çabasına girmiştir. ARGK ve kadın ordulaşması noktalarında yaşadığı yoğunlaşmaları, etik ve estetik düzeyde ele alıp Önder APO’ya olan bağlılığını Zilan çizgisinde derinleştirerek yaşama katılmış ve öncülük düzeyinde yoldaşlarını da kadın bilincinde eğitmiştir.
Dîlan yoldaşımız Zeynep Kınacı akademisinde yazdığı bir raporunda kadının kendini eğitmesinin önemini şu cümlelerle dile getirmiştir; “Eğitime geldiğim süreç ile şu an hissettiklerimi kıyasladığımda birçok şeyi daha olgun ele alıp değerlendirme durumumun geliştiğini belirtebilirim. İlk defa Önderliğimizin uzun süredir gündemimize koyduğu Jineoloji dersini burada gördüm. Bu bana heyecan ile birlikte cins mücadelesinde geldiğimiz düzeyin boyutunu da gösterdi. Bu anlamda kadın gerçekliği, tarih ve sosyolojik analizler ön açıcı oldu. Yine kadının etik-estetik boyutu, benim olay ve olgulara daha geniş bakmamı sağladı. Kadın gerçekliği karşısında, toplumsal alanda bize biçilen misyonu tekrar tekrar insan görüyor. Önderliğin kadın konusundaki ısrarını, bizim bu konulardaki yoğunlaşmalarımızın daha da güçlendirilmesi gerektiğini Jiineoloji ile birlikte kendi şahsımda da gördüm.”
PAJK militan ölçüleriyle hem savaşın en yoğun olduğu zamanlarda hem de demokratik komünleri inşa etme süreçlerinde büyük bir azimle çalışmalara katılmış, yaşamı, yoldaşlığı, fedakarlığıyla kendisini her alanda geliştirme ve savaşımını büyütme iddiasında olmuştur.
32 yıllık mücadele pratiğinde özellikle kadın yoldaşlarına ve tüm yoldaşlarına örnek olan heval Dîlan büyük bir emekle yaratılan değerlere sahip çıkmanın çabası içinde olmuştur. Böylesine eşsiz bir bağlılık bilinciyle, hasta ve zorlu tedavi sürecinde olmasına rağmen yaşam umudunu bir nebze de olsa yitirmemiş, dağlarla tekrar buluşma umuduyla hastalığa hiçbir zaman teslim olmamış, Önder APO’nun başlatıp öncülüğünü yaptığı Barış ve Demokratik toplum sürecini ve Demokratik toplum Manifestosunu kendisine derman olarak ele alıp son anına kadar bu inanç ve kararlılıkla yaşamıştır.
Dîlan yoldaşımız 32 yıllık devrimci hayatına büyük bir direniş, mücadele, bağlılık, cesaret, irade, yine Botan kadınının öncü misyonunu ve daha da sayabileceğimiz güzellikleri sığdırmıştır.
Heval Dîlan kesintisiz devam eden özgürlük yürüyüşüyle dağların doruklarında, coşkun suların aktığı vadilerde, direnişin tam kalbinde özgürlüğün ne anlama geldiğini en saf haliyle yaşamış ve hissetmiş, böylelikle erkek egemen sistemin saldırıları altında ezilen tüm kadınlara umut ışığı olmuştur. Bu temelde Botan’dan başlayan, Medya Savunma Alanlarından Rojavayê Kurdistan’a kadar devam eden 32 yıllık destansı mücadelesiyle, Kadın Özgürlük Hareketindeki öncü ve özlü duruşuyla her zaman yolumuzu aydınlatacaktır.
Önder APO’nun umut zaferden daha değerlidir ilkesine bağlılığının gereği olarak umudunu yitirmeden yaşamanın özgürlüğü getireceğine olan inancıyla yaşama sarılmış, Önderliğimizi görme, buluşma umuduyla yaşamıştır. Bizler ölümden daha yüceyiz diyen annelerimizin direnişine cevap olabilme kararlığında olan Dîlan yoldaşımız ölümü, yaşama umuduyla yenmiştir. İrade ve hakikat arayışçılığının temsilcisi, Dîlan yoldaşımız 17 Eylül 2026 günü yakalandığı kanser hastalığı sebebiyle tedavi gördüğü sırada şehitler kervanına katılmıştır.
Bizler yoldaşları olarak Dîlan arkadaşımızın bizlere bıraktığı direniş ve hakikat arayışçılığını büyüterek anılarını, özlemlerini yaşatma sözümüzü yineliyoruz.”