Satış paketinde 48 F-35 savaş uçağının yanı sıra 49 Pratt & Whitney motoru, iletişim ekipmanları, yedek parçalar ve teknik destek hizmetleri bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, satışın bölgedeki askeri dengeleri değiştirmeyeceğini savundu.
Riyad ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçiliği, F-35 satışının iki ülke arasındaki stratejik savunma ortaklığının gücünü gösterdiğini açıkladı.
İSRAİL’İN ASKERİ ÜSTÜNLÜĞÜ TARTIŞMASI
Suudi Arabistan uzun süredir F-35 savaş uçaklarını satın almak istiyor. Ancak İsrail, bu uçakları bölgede kullanan tek ülke olarak satış konusunda daha önce çekincelerini dile getirmişti. ABD'nin uzun süredir izlediği politika kapsamında İsrail'in bölgedeki potansiyel rakiplerine karşı askeri üstünlüğünün korunması gerekiyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, satışın Suudi Arabistan’ın hava-hava ve hava-kara operasyonlarındaki savunma kapasitesini artıracağını belirtirken, bölgesel askeri dengeyi değiştirmeyeceğini bildirdi.
ÇİN ENDİŞESİ
Satışın ABD Kongresi'ndeki en önemli tartışma başlıklarından biri ise F-35 teknolojisinin Çin'in eline geçme ihtimali. New York Times'ın aktardığına göre ABD istihbaratındaki bazı analistler, Riyad ile Pekin arasındaki iş birlikleri üzerinden Çin'in uçağın gelişmiş teknolojilerine erişebileceği ihtimalini gündeme getirdi.
ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi üyesi Demokrat Raja Krishnamoorthi de satışa karşı çıkarak, istihbarat kurumlarının Çin bağlantılı riskler konusunda uyarıda bulunduğunu belirtti.
F-35, bugüne kadar ağırlıklı olarak ABD'nin en yakın müttefiklerine, aralarında İsrail ve bazı NATO ülkelerinin de bulunduğu devletlere satıldı. Türkiye ise Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019'da F-35 programından çıkarılmıştı.
BÖLGESEL SAVAŞ
F-35 satışının gündeme gelmesi, Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'daki çatışmalardan giderek daha fazla etkilenmeye başladığı bir döneme denk geliyor.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımını tehdit ettiği, Yemen'deki İran destekli Husilerin ise Temmuz ayından bu yana Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar düzenlediği belirtiliyor. Husiler aynı zamanda Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki stratejik Bab el-Mendeb Boğazı üzerinde kontrolünü güçlendirmiş durumda.
ABD, Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları karşısında istihbarat paylaşımını artırırken, Washington Riyad'a doğrudan askeri müdahale sözü vermiş değil.
ABD yönetimi eylül ayının başında da Suudi Arabistan'a yaklaşık 5 milyar dolar değerinde 10 binden fazla bomba satışını onaylamıştı.