Şiyar Be Platformu, geçtiğimiz aylarda uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele kapsamında “Rabin” hamlesini başlattı. Hamle kapsamında birçok ilçe ve köyde halk toplantıları düzenlenirken, bazı kentlerde ise mahallelerde nöbet eylemleri başlatıldı.
Amed’in dört merkez ilçesinde saha çalışması yürüten platform, anketler aracılığıyla mahalle mahalle, kapı kapı dolaşarak yurttaşlarla görüştü. Ekipler, her ilçede yaklaşık bin kişiyle görüşme gerçekleştirdi.
Çalışmada yer alan Şiyar Be Platformu aktivisti Rojbin Tellioğlu, saha çalışmaları sırasında mahalle sakinlerinin en fazla uyuşturucu kullanımına ilişkin şikayetlerini dile getirdiğini belirtti. Rojbin Tellioğlu, madde kullanımı nedeniyle birçok ailenin dağılma ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Alınan ortak karar doğrultusunda “Rabin” hamlesini başlattıklarını ve halktan gelen talepler üzerine çalışmalara başladıklarını ifade eden Rojbin Tellioğlu, “Bu planlamayla mahallelerimizde halk toplantıları aldık. Bunun yanı sıra merkezdeki dört ilçeyi pilot bölge olarak seçtik. Birçok kesimden yurttaşlarla görüştük. Çok farklı ve ciddi sonuçlar da açığa çıktı. Bu çalışmadan şunu gördük: Mahallenin istediği yol, su değil ama en büyük problem uyuşturucu problemi.”
'ÇOCUKLARA ÜCRETSİZ VERİP ALIŞTIRIYORLAR'
Saha çalışmasında mahalle sakinlerinin en fazla uyuşturucu kullanımından şikayet ettiğini aktaran Rojbin Tellioğlu, uyuşturucunun mahallelerin içine, sokaklara ve parklara kadar yayıldığını söyledi. Görüştükleri ailelerin madde bağımlılığının yarattığı tahribatı anlattığını belirten Tellioğlu, şunları aktardı:
“Birebir görüştüğümüzde ailelerin en büyük problemi, uyuşturucuya düşen çocuklarının evde değerli eşya bırakmamasıydı. Buzdolabını dahi alıp götürüp sattıklarını, uyuşturucuya bulaştıklarını ve uyuşturucuya yetişmeleri gerektiğini söylüyorlardı. Ailelerin en temel talebi, çocuklarının bağımlılıktan kurtarılması.
Geçen gün Körhat’taki mahalle toplantımızda bir annenin anlatımı oldu. Çocuklara, 9 yaşındaki çocuklara, ilk başta uyuşturucuyu ücretsiz veriyorlar. Çocuk ne olduğunu bilmiyor. Bilmediği için deniyor. Denedikten sonra onu bir daha o parkta gördüklerinde bu sefer, ‘Git, para getir gel’ diyorlar. Bu şekilde çocuklar uyuşturucuya bulaşıyor.”
'BAĞIMLILIK YAŞI DOKUZA DÜŞTÜ'
Saha çalışması boyunca binlerce kişiyle birebir görüştüklerini belirten Rojbin Tellioğlu, çalışmanın kendilerine önemli gözlemler sunduğunu ifade etti. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bir platformun çabasıyla yürütülemeyeceğini vurgulayan Rojbin Tellioğlu, mahalle sakinleri, sivil toplum örgütleri ve diğer kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Uyuşturucu kullanımının kentte ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Rojbin Tellioğlu, madde kullanım yaşının 9’a kadar düştüğünü ve bunu saha çalışmalarında da gözlemlediklerini ifade ederek şöyle devam etti:
“Madde kullanım yaşı 9’a düşmüş durumda ve biz bunu yaptığımız çalışmada da gördük. Buna inanmak istemedik ama sahaya inince gördük. Gerçekten durum çok kötü. Bunun için de yapmamız gereken, mahalleliyle beraber kendi mahallemizde kendi öz savunmamızı kurmak ve uyuşturucu satıcılarını mahallemize sokmamak.”
'HALKIN EN BÜYÜK TALEBİ ÖRGÜTLENME'
Saha çalışmasında mahalle sakinlerinin yerel yönetimlerden çeşitli taleplerde bulunduğunu aktaran Rojbin Tellioğlu, özellikle mahallelerin aydınlatılması ve kolluk kuvvetlerinin mahallelerde daha fazla devriye gezmesi yönünde talepler aldıklarını belirtti.
Uyuşturucu sorununun bu kadar ciddi bir boyuta ulaşması karşısında çözümün mahallelerde örgütlenmekten geçtiğine işaret eden Rojbin Tellioğlu, “Bizim fikrimiz kesinlikle örgütlenmemiz, yani kendi mahallemizde örgütlülüğümüzü kurmamız. Örgütlülüğümüzü kurduğumuz zaman zaten bu çeteler bizim mahallelerimize gelemeyecekler. Aileler çok çaresiz; tek istedikleri, çocuklarının tedavi görmesi ve bu bağımlılıktan kurtulması. Bu noktada destek taleplerini sık sık dile getirdiler" ifadelerini kullandı.
‘YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİRİYOR’
Saha çalışması sırasında kendisini en çok etkileyen örneklerden birini paylaşan Rojbin Tellioğlu, bir annenin anlattıklarını aktardı. Çocuğunun kimyasal uyuşturucu kullanmaya başlamasının ardından durumun kısa sürede ağırlaştığını belirten Rojbin Tellioğlu, bağımlılığın yoksulluk ve şiddeti derinleştirdiğini, bunun yanı sıra çocukların suça sürüklenmesine de yol açtığını ifade etti.