Kürt halkı şehitlerinin mücadelesini sürdürme sözünü yineledi

Kürdistan şehitlerinin değerlerine sahip çıkmak, mücadele bayrağını yükseltmekle mümkündür. Anma alanındaki duruş, şehitlerin direnişinin sesinin hiçbir zaman unutulmadığını ortaya koydu.

WAN'DA ŞEHİT TAZİYELERİ

“Kürt halkının ve Önder Apo’nun başı sağ olsun. Biz şehitlerimizi gururla karşılıyoruz. Onların bize bıraktığı bayrağı zaferle taşıyacağız ve mücadelelerini sürdüreceğiz.” Wanlı şehit anneleri, şehitlerini bu sözlerle karşıladı. Wan şehitlerini anma alanında ortaya çıkan görüntüler, direnen ve mücadele eden halk gerçeğini bir kez daha gösterdi. Kürt halkı, duruşuyla insanlığın hiçbir zaman unutamayacağı bir görüntüyü geride bıraktı. Annelerin zılgıtları ve Wan gençlerinin sloganları, o anlarda her şeyi sarstı. Acı, öfke ve özgür bir gelecek umudu, savaşın en ağır günü gibi aynı anda yaşanıyordu. Gurur, sahiplenme ve intikam duyguları aynı zaman ve mekanda yaşanıyordu. Önder Apo, 53 yıllık mücadelesiyle savaşabilecek ve savaşın içinde dahi mücadele etme imkanı yaratabilecek bir halk inşa etti. Bu duruş, Wan kentinde kendisini her yönüyle gösteriyordu.

Serhed bölgesi, son yüz yılda binlerce acı ve katliamla yüz yüze kaldı. Fakat hiçbir zaman direniş ve serhildanlardan uzak kalmadı; aksine, ulusal mücadelenin bütün dönemlerine öncülük etti ve mücadele alanı oldu. Özgürlük Hareketi’nin ortaya çıkmasıyla birlikte bu durum, örgütlenmeyle daha da artarak devam ettirildi. En zor süreçlerde Wan halkı, bütün Kürtler ve Kürdistanlılar için güç olacak bir duruşla mücadeleye katıldı. Wan kenti, Kürt halkının mücadelesine binlerce yiğit genç verdi. Wan’da gerçekleştirilen şehit anmaları da bunu her yönüyle gösteriyordu.

Kürt gençleri, “Şehîd Namirin, Bijî Serok Apo” sloganlarıyla anma alanına girdi ve şehitlerine sahip çıkacaklarına dair söz verdi. Wan gençlerinin bu duruşu, Kürt halkının geleceği için umut oldu. Önder Apo, bu sahiplenme ruhunun temellerini 53 yıl önce attı ve bugün bu ruh, bütün toplumun yaşam felsefesi haline geldi.

Wan şehitlerinin anmasında anneler, şehitler için şunları söylüyordu:

“Onlarla gurur duyuyoruz; özgürlük ve onur uğruna savaştılar ve yiğitçe şehit oldular. Bundan daha onurlu bir yol ve yaşam yoktur. Onların mücadelesine sahip çıkacağız. Bütün Kürt halkının şehitlerin emeğine sahip çıkması gerekir.”

Bu değerlendirme, insanları tarihin derinliklerine, yani Geliyê Zilan Katliamı’na götürüyordu. Geliyê Zilan Katliamı’nda Gulnaz Ana, oğlunun başı işgalci Türk devletinin askerleri tarafından kesilip önüne getirildiğinde, oğlunun başını gururla kaldırıp öper ve şöyle der:

“Ben bu oğlu bugünler için dünyaya getirdim ve onun direnişiyle gurur duyuyorum. Oğlum, halkının davası için sizin karşınızda direndi.”

Bu sözlerle oğlunun ölümünü karşılar. Gulnaz Ana’nın bu tutumu, Türk askerlerini şaşkınlık içinde bırakır. İşgalci düşman, Gulnaz Ana’nın oğlu için yas tutacağını ve duygusal olarak etkileneceğini umar, ancak Gulnaz Ana’nın tutumu, esas olarak Kürt kadınının duruşunu ortaya koyar.

KÜRT HALKI KENDİ GELECEĞİNE ARTIK SAHİP ÇIKIYOR

Kürdistan anneleri, işgalci düşman karşısında nasıl bir tutum göstereceklerini bilir. Kürdistan’da yaşanan şehadetler ve ölümler, beraberinde ideolojik ve politik bir duruş da oluşturdu. Tarih, Wan annelerinin şahsında bir kez daha tekrarlandı. Wan’da yaşanan anma, bu duruş ve tutumun devamıdır. Önder Apo, Kürt halkının tarihini her yönüyle ele aldı ve artık tarihin akışını değiştirebilecek bir Kürdü inşa etti.

Kürdistanlıların yasları, Kürt toplumunu daha fazla bir araya getirdi ve kutsal yaşam değerlerine bağladı. Bu buluşma ve bağlanma, Kürt halkının sosyolojisinde temel değişimler yarattı. Elbette bu değişimi yaratan, Önder Apo’nun 53 yıllık mücadelesi ve direnişidir. Yok oluş kıskacında çırpınan halk, artık kölelik zincirlerinden kurtuldu ve kendi geleceğine sahip çıktı.

Özgür Basın çalışanı gazeteciler, annelerin ve gençlerin görüşlerini dinlediğinde, ortaya konulan bütün görüşlerde ideolojik ve politik düzeye ulaşmış bir duruşun ortaya çıktığını gördü. Özellikle özgürlük savaşçılarının anneleri, gelecekteki mücadelenin nasıl olması gerektiğini ve Kürt halkının mücadelesini nasıl sürdüreceğini açık bir şekilde ortaya koydu. Önder Apo’ya olan bağlılık, bütün değerlendirmelerde öne çıkıyordu. Bu, özgür Önderlikle yaratılmış bir halkın da ortaya çıktığını gösterdi.

Kimlikleri açıklanan Wanlı 51 şehidin her biri, farklı zamanlarda ve tarihlerde Özgürlük Hareketi saflarına katılmıştı. Her katılım, beraberinde farklı yaşam öyküleri getirdi. Her devrimcinin katılımında bir tarih yazıldı. Kürdistan şehitlerinin yaşamında ve mücadelesinde direniş, başarı ve devrim değerlerine bağlılık, güneş gibi parlıyor ve onların bütün yaşam anlarını dolduruyor.

ŞEHİTLERİN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAK MÜCADELE BAYRAĞINI YÜKSELTMEKLE MÜMKÜN OLACAK

Bu devrimcilerden biri olan Heval Jînda Şax, genç yaşta gerilla saflarına katıldı. Heval Jînda, Xakûrkê alanında büyük bir fedakarlıkla Önder Apo’nun ve şehitlerin yaşamına katıldı. Gençliğinin cesaretiyle Önder Apo’nun Kürdistan dağlarında inşa ettiği yaşamı kucakladı ve varlığını Önder Apo gerçekliğinde gördü. Heval Jînda, Kürt halkının çocuklarına özgür bir gelecek yaratmak için her yönüyle direnişçi bir duruşun sahibi oldu.

Heval Argêş Zagros da şehit Jînda gibi genç yaşında partiyi tanıdı ve Kürdistan’da yaşanan katliamlar onu derinden etkiledi. Bunun üzerine genç yaşta yönünü gerilla saflarına çevirdi. Gerilla yaşamının sadeliği ve yoldaşlığı, Heval Argêş’i her yönüyle etkiledi ve Önder Apo’nun yaşamına gönülden katılmasını sağladı. Heval Argêş, çok kısa bir süre içerisinde Önder Apo çizgisinde gerçek militanlık düzeyine ulaştı. Heval Argêş’in büyük bir istekle katılması, özgür yaşama ve özgür ülkeye ulaşmasını sağladı.

“Şehitlerin anısı yolumuzu aydınlatacak” sözü, Kürdistan’da Kürt halkının yaşam felsefesi haline geldi. Kürt halkının şehitleri, duruşlarıyla halklarının yaşam biçimini de belirledi. Kürt halkının mücadelesi, çok büyük bedellerle yaratıldı. Şehit anmalarında Kürt halkının birliği, şehitlerin değerleri etrafında yaratıldı. Bu da Önder Apo’nun ideolojik gücünü gösterdi.

Önder Apo, 53 yıl önce iğneyle Kürt halkının yaşam hafızasını kazdı. Bu hafıza, PKK ile birlikte daha da anlam kazandı ve özgür yaşam düzeyine ulaştı. “PKK şehitler partisidir” sözü, Önder Apo’nun Kürt halkının mücadele gerçekliğini ve mücadele etme imkanının oluşumunu her yönüyle tanımlıyor. PKK saflarına katılan 51 kahraman, bu bilinç ve anlayışla katıldı.

Kürdistan şehitlerinin değerlerine sahip çıkmak, mücadele bayrağını yükseltmekle mümkündür. Anma alanındaki duruş, şehitlerin direnişinin sesinin hiçbir zaman unutulmadığını ortaya koydu. Kürt halkı, özgür bir gelecek için şehitlerinin mücadelesini sürdürme sözünü yineledi. Bu söz, Kürt halkının kararlılığını açık bir şekilde ortaya koydu. Aynı zamanda Kürt halkı, şehitlerinin davasını sürdüreceği yeni dönemin görevlerine de hazır olduğunu gösterdi.

Şehit annelerinin mesajları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından açıktı. Önderlikleriyle birlikte şehitlerin hayallerini, yani özgür toplumu inşa edecekler. Bu duruş, Önder Apo’nun ve Kürdistan şehitlerinin emeği ve mücadelesinin sonucudur. Şehitlere sahip çıkmak ve sehitleri doğru anlamak, bu duruş ve tutumla mümkündür.