Mûş'un Gimgim (Varto) ilçesinde yapılması planlanan jeotermal kaynak arama projesine karşı köylülerin nöbet eylemi üç ayını geride bırakırken, projeye karşı açılan davada keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildi.
Projenin köye ve bölgeye vereceği zararlara dikkat çekerek dava açan köylülerin dilekçesini inceleyen Bingöl İdare Mahkemesi, proje sahasında keşif yapılmasına karar verdi. Mahkeme, yürütmenin durdurulması talebinin ise keşif ve bilirkişi raporu ile tarafların itirazları değerlendirildikten sonra karara bağlanacağını bildirdi.
KÖYLÜLERİN İTİRAZI SONUÇ VERDİ
Köylüler, IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından Gimgim ilçesi sınırlarında yürütülmesi planlanan jeotermal kaynak arama projesi için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı.
Dava dilekçesinde, proje tanıtım dosyasında çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği, proje sahasının orman, mera ve tarım arazilerini kapsadığı, Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve vaşak gibi türlerin yaşam alanında bulunduğu ifade edildi.
Dilekçede ayrıca bölgede yürütülen arıcılık, hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkileneceği, sondaj çalışmalarında ortaya çıkabilecek ağır metaller ile hidrojen sülfürün çevre açısından telafisi güç zararlara yol açabileceği ve proje alanında arkeolojik sit alanları ile taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu belirtildi.
DURDURMA KARARINA KEŞİF SONRASI KARAR VERİLECEK
Bingöl İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın çözümü için teknik inceleme yapılmasının zorunlu olduğuna hükmetti. Mahkeme kararında, projenin tarım ve orman alanları, yer altı su kaynakları, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, flora ve fauna üzerindeki etkilerinin uzman bilirkişiler tarafından yerinde inceleneceği kaydedildi.
Kararda ayrıca, proje tanıtım dosyasında çevresel risklere karşı öngörülen tedbirlerin bilimsel ve teknik açıdan yeterli olup olmadığının değerlendirileceği, projenin çevresel etkileri dikkate alındığında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanmasının gerekli olup olmadığının da bilirkişi incelemesi kapsamında araştırılacağı ifade edildi.
Kararının ardından önümüzdeki günlerde keşif yapılması beklenen bölgede ise nöbet eylemi 96'ncı gününde devam ediyor.
Nöbet eylemini sürdüren yurttaşlardan Aslan Turan, bölgenin doğal yaşamının ve geçim kaynaklarının korunması gerektiğini söyledi. Turan, "En büyük talebimiz havamıza ve suyumuza sahip çıkılmasıdır. Bu projelerle bölgenin yeniden boşaltılmak istendiğini düşünüyoruz. Buna karşı çıkıyoruz ve Varto'yu terk etmeyeceğiz" dedi.
'KÖYLÜLERİN LEHİNE KARAR ÇIKMALI'
Bölge halkının geçimini büyük ölçüde hayvancılık ve arıcılıkla sağladığını belirten Turan, jeotermal projesinin yalnızca birkaç köyü değil, tüm bölgeyi etkileyeceğini vurguladı. Halkın kendi örgütlenmesiyle projeye karşı çıktığına dikkat çeken Turan, "Biz temiz doğa ve temiz hava istiyoruz. Bu projenin hayata geçmesi, doğanın, suyun ve canlı yaşamının zarar görmesi anlamına geliyor. Daha önce yapılan barajlar nedeniyle birçok köy boşaltıldı ancak bunun halka bir faydası olmadı. Doğayı sermayeye teslim etmeyeceğiz. Geleceğimizi korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
'BU DOĞA GELEĞE MİRAS'
Bütün halkın bu projelere karşı ses çıkarması ve direnişe destek vermesi gerektiğini söyleyen Aslan Turan, yapılacak keşfi beklediklerini ve verilecek kararın köylülerin lehine olması gerektiğini belirtti.
Turan, "Sadece Varto halkının değil, herkesin bu direnişe sahip çıkması gerekiyor. Bulundukları toprakları ve yaşam alanlarını korumalılar. Varto bu noktada herkese örnek olmalı. Bizler kazanım elde edene kadar buradayız. Bu toprakları çocuklarımıza ve geleceğe temiz bir şekilde bırakmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.